İş Aramanın ve İşe Alımın Güç Oyunu

Güç. Her iş aramanın parçasıdır. Aynı zamanda işe alımın da. Sistematik olabilir. Kişisel hissettirebilir. Aynen bir “güç oyunu” gibi… İş bulmak her yeni mezun ve işe ihtiyacı olanlar için bir korkulu rüyadır. Yıllarca okunan okullar, alınan dil eğitimleri, yapılan stajlar, verilen emekler ve nicesi işsizliğin önüne geçemiyor.  Öğrenciler kendilerini geliştirmek için eğitim hayatları boyunca birçok alana başvurmalarına rağmen mezun olduklarında büyük bir sorunla karşılaşabilirler. Bu sorun iş bulmak.

  • Aday için güç neye benzer ? Bu basit bir sorudur.
  • Siz işe alıyorsanız neye benzer ? Bu daha zor bir sorudur.

Aday gözünden güç şu şekilde görünebilir :

  1. Bir sürü form. Yazılı yönergelerle tamamlanası gereken, aynı bilginin defalarca doldurulması. Güç hissi elinden kayıp gitmeye başlar, aday şöyle düşünmeye başlar: ” Bu şirket kaç kere daha adımı ve adresimi yazmamı isteyecek ? “
  2. İş arama sırasının sonu gelmez. Sırada beklerken de gücü elde tutmak oldukça zordur.
  3. “Daha fazla arayın lütfen”. Her aday bu cümleyi bilir. Konuşmaya izin verilmediğinde, herhangi bir şekilde gücü hissetmek zordur.
  4. Kurbanı suçlamak. Kariyer gelişim girişimleri ile örülmüş bir yerde, birey sıklıkla suçlayıcı küçük dikenlerle karşılaşır. Bazen sessiz bazen de sözlü olarak şu mesaj verilir: ” İşin olmamasının nedeni…. şey, hepsi senin suçun.” Hikayenin sonu.
  5. İş tanımı olmak. Aday hızlıca iş tanımına uymanın amaç olduğunu öğrenir. Özgeçmişin “ entelektüel seviyesini düşürmek ” yoluyla daha az deneyimli görünmek günümüzde oldukça yaygın. Adayın en iyi neyi yaptığına dair herhangi bir ifadenin olmaması sonucu, güç çok çabuk kaybolur. Bununla birlikte de motivasyon ve umut…

Eğer siz işe alıyorsanız, güç nasıl görülür ?

  1. İşlemler yukarı, dönüşümler aşağı. Herhangi bir işlemin uygulamadaki ayrıntıları işlemde gizlidir. Her gün işe alım, reddedilen özgeçmişler ya da telefon görüşmesi yapılmaktadır. Böylelikle örgütü daha ileriye götürebilecek ayrıcalıklı dönüşümler kaybolur. Doğru insanı işe almaktan daha büyük bir dönüşüm yoktur. Eğer örgüt sadece işlemler ile ilgilenmeye başlarsa, güç ile elde edilen ivme sönmeye başlar.
  2. İyi işe alımcılar yetenek arar. Bireyin yaptığı işte iyi olmasını sağlayan doğuştan gelen, doğal yeteneği.
  3. En iyi yeteneğin seçimi bir mülakat gerektirir. Mülakatlar güçlü ittifaklar kurabilir. Ancak yeterli zaman olmayınca, mülakatlar kontrol listesine dönüşür.
  4. Deneyim tuzağı. İşe alım uzmanları geçmiş performansın gelecekteki başarıyı öngöremeyeceğini bilirler. Ancak risk ve suçlamalardan kaçınmak için tasarlanmış iş arama sisteminde, aynı işi yapmakta olan bir adayı işe almak, aday 2 hafta sonra istifa ettiğinde, uzmana önemli bir mazeret oluşturacaktır. Sağlıklı bir güç, mazeretlerden veya bozuk sistemi tamir etmeye çalışmaktan gelmez.
  5. Her şey uyum ile ilgilidir ! ” Uyum” işe alımda asıl amaçtır. Ancak sorun da budur. Uyum bir işlem değildir. Kitle üretimi ile üretilemez. Eğer sistem uyumu ilk sıraya koymuyorsa, o zaman güç arka planda kalacaktır.

Yolumuza çıkan her zorluk, bizim doğru yolda olduğumuzun işaretidir. Zorluklar ve engeller ile karşılaşıyorsak, demek ki doğru yoldayız ve başarıya ulaşacağız demektir.

“Güçlükler, başarının değerini artıran süslerdir.

 Molière

2 Yorumlar
  1. Nurfer Yaraşık diyor

    Elinize kaleminize saglik guzel bir yazi olmus.

    1. BÜŞRA KEKEÇ diyor

      Teşekkürler Nurfer hanım 🙂

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz