UYKU DÜNYASI

İçindekiler

UYKU DÜNYASI

UYKU TANIMI

Bu yazımızda uyku nedir, uyku anında neler olur, uyku esnasında beynimizde neler oluyor, evreleri nelerdir, REM uykusu nedir? bu sorulara cevap aradığımız metni sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle uykunun tanımını öğrenmeliyiz. Uyku yaşamımızın üçte birini kapsayan hem ruhsal hem bedenen sağlığımız üzerinde önemli etkileri olan, normal ve sağlıklı bir şekilde yaşamımızı sürdürebilmemiz için gerekli, beynin aktif ancak dış uyarılara kapalı olduğu süreçtir. Uykunun net bir tanımının yapılması doğru olmayabilir çünkü hala uyku ile ilgili bilinmezlikler devam etmekte ve uyku üzerine birçok araştırma devam etmektedir.

Uykunun basit bir dinlenme ve sessizlik süreci olmadığı, aslında oldukça bilinmezliklerle dolu karmaşık ve gizemli bir yapısı olduğu kanıtlanmıştır. Uykunun birçok işlevde önemli olduğu düşünülmektedir. Bunlar; vücudun yenilenmesi ve büyümesi, metabolik enerjinin korunması, entelektüel performansın korunması, nöronal maturasyon (REM), öğrenme ve bellek (REM) gibi işlevleri kapsamaktadır. Uykuda beynin aktif olduğu, nörofizyolojik bir yenilenme ve onarım içerdiği, öğrenilenleri depolama, uyanıklık için hazırlık gibi süreçleri içerdiği tespit edilmiştir. Bedenin yenilenmesi ve hormonların düzgün çalışmasında uyku çok önemlidir. Uyku ve bellek üzerine de yapılan birçok araştırma, kayıt belleği için uykunun çok kritik olduğu kanıtlanmıştır. Uyku yoksunluğunun hem fizyolojik hem de psikolojik ciddi olumsuz etkileri vardır. Kısaca uyku yaşamsal döngümüzde oldukça önemlidir.

1)UYKU EVRELERİ

  • BEYNİMİZ UYUR MU?

Uyku ile ilgili öğrenmemiz gereken ilk şey, beynimizin hiçbir zaman tamamen uyumadığı ve uyku esnasında faal olmaya devam ettiğidir. Araştırmacılar beynimizin uyku esnasındaki faaliyetlerini takip etmek için kafatasımıza ve vücudumuza düzinelerce ince tel veya elektrot takarak uykunun evrelerinden geçerken beynin elektrik hareketliliğini kaydetti.

Uyku evreleri, uykunun farklı aşamaları esnasında beyindeki elektrik hareketliliğindeki değişimleri ve bunlara bağlı olarak vücudun verdiği fizyolojik tepkileri tanımlar.”

Beyin dalgaları frekans (hız) ve genlik(yükseklik) terimleri ile tanımlanır. Bu dalgalar EEG ya da elektroansefalogram denilen karmaşık bir makine ile kaydedilir. Uykunun her evresi, EEG çıktıları ile tanımlanabilir.

ALFA EVRESİ

Uykunun ilk evresine geçmeden önce, belirgin alfa dalgaları ile gösterilen kısa bir dinginlik ve uyuşukluk evresine gireriz.

Alfa evresi, kendini genellikle gözler kapalı durumdayken dinginlik ve uyuşukluk hissi ile belli eder. Alfa dalgalarının genliği (yükseklik) düşüktür ve frekansı yüksektir. (saniyede 8-12 döngü)

Alfa evresinde bir süre dinlendikten sonra REM dışı uykunun birinci evresine geçeriz.

2)REM DIŞI UYKU

  • UYKU ESNASINDA NELER OLUYOR?

Uyku hakkında bilmemiz gereken ikinci şey REM dışı uyku ve REM uykusu olmak üzere iki büyük bölümden oluştuğudur.

REM dışı uyku, uykumuzun aşağı yukarı %80 `ini geçirdiğimiz bölümdür. REM dışı uyku 1, 2, 3 ve 4 ‘üncü uyku evrelerine bölünür; her bir evre beyin dalgası düzeni ve fizyolojik tepkiler ile belirlenir. [REM, hızlı göz hareketlerinin (rapid eye movement) kısaltmasıdır. ]

Uyku esnasında 1. evreden başlayarak 2., 3. ve 4. evreye geçeriz.

1.EVRE

Bu uykunun en hafif evresidir. 1. evre uykusu, uyanıklık halinden uykuya geçiş evresidir ve 1 ila 7 dakika sürer. Bu evrede yavaş yavaş uyarıcılara karşı tepkiselliğimizi kaybederiz ve gelip giden düşünceler ve görüntüler deneyimleriz. 1. evre uykusu, alfa dalgalarına göre daha düşük genlik (yükseklik) ve frekansta (saniyede 3-7) olan teta dalgalarının varlığı ile belirlenir.

  1. Evre genellikle uyku evresi olarak tanımlanmasına rağmen, bu evrede uyandırılan bazı kişiler uyumamış gibi hisseder.

Bundan sonra 2. evre uykusuna geçeriz.

2.EVRE

Bu evre, araştırmacıların gerçek uyku olarak adlandırdıkları durumun ilk evresidir.

2. evre uykusu, bizim uyku olarak bildiğimiz durumun ilk evresidir. 2. evredeyken uyandırılan denekler, uyuduklarını bildiriyorlardır. Bu evrede EEG taramaları, beyin dalgalarında uyku mili denilen yüksek frekans çıkışları göstermektedir.

2. evredeyken kas gerginliği, nabız ve vücut sıcaklığı yavaş yavaş düşer ve uyandırılmamız zorlaşır.

3. VE 4. EVRE

Uykuya daldıktan sonra aşağı yukarı 30-45 dakika sonra, 3. evreden geçeriz ve 4 evreye gireriz.

4. evre uykusu ya da diğer adıyla yavaş dalga ve delta uykusu, çok yüksek genlikte (yükseklik) ve çok düşük frekansta (saniyede 4 döngüden daha az) dalgalarla belirlenir. Bu dalgalara delta dalgası denir.

4. evrede genellikle uykunun en derin evresi olarak kabul edilir çünkü bu evre, uyanılması en zor evredir. 4. evre esnasında nabız, nefes, vücut sıcaklığı ve beyne giden kan miktarı belirgin şekilde azalır ve metabolizma seviyelerini, fiziksel büyümeyi ve beynin gelişimini kontrol eden CH (büyüme hormonu) salgılanması artar.

3. ve 4. evreden geçerken kas gerginliği, nabız, nefes ve vücut sıcaklığı daha da düşer ve uyandırılmamız çok zorlaşır.

Birkaç dakika ile bir saat arası bir süre boyunca 4. evrede kaldıktan sonra 3. ve 2. evreye döner, REM uykusu denile, rüya görme ile bağlantılı olan yeni bir evreye geçeriz.

3)REM UYKUSU

  • NE ZAMAN RÜYA GÖRÜRÜZ?

Uykunun başlıca kategorilerinden biri olan REM dışı uykuyu incelişiz bulunmaktayız. İkinci büyük kategori olan REM uykusunu inceleyeceğiz.

REM uykusu, uykumuzun geri kalan %20′lik bölümünü oluşturur. Göz bebeklerimiz, kapalı göz kapaklarımızın ardında hızlı bir şekilde hareket ettiği için, hızlı göz hareketleri uykusu olarak bilinen bu uyku evresi REM olarak telaffuz edilmektedir. REM beyin dalgalarının frekansı yüksek, genliği ise düşüktür; uyanık ve dikkatli olduğumuz zaman meydana gelen beta dalgalarına benzer. REM esnasında vücudumuz fizyolojik açıdan son derece uyarılmış haldedir ancak istemli kaslarımız felçli haldedir. REM uykusu rüya görme ile bağdaştırılır.

Gece boyunca aşağı yukarı 30-90 dakika aralıklarla beş veya altı defa REM uykusuna geçeriz. Her REM uykusunda 15-45 dakika kadar kalırız ve REM dışı uykuya geçeriz.

REM UYKUSUNUN ÖZELLİKLERİ

REM uykusu 1950’li yıllarda ilk keşfedildiği zaman, araştırmacılar ortaya çıkardıkları sıra dışı bulgulara inanmakta zorlandı: REM uykusu esnasında uyur durumda olmamıza rağmen, vücudumuz ve beynimiz genel fizyolojik uyarım durumundadır. Örneğin, REM uykusu esnasında nabız ve tansiyon, REM dışı uykuya göre iki kat daha yüksek olabilir. Hem uykuda olmak hem de fizyolojik açıdan uyarılmış olmak gibi garip bir birleşimden dolayı REM uykusu çoğu zaman paradoksal uyku olarak da adlandırılır.

REM uykusunun ilginç bir başka özelliği ise beyin dalgalarının uyanık ve çok dikkatli olduğumuz zaman kaydedilen, beyin dalgalarına çok yakın olmasıdır. Sadece beyin dalgası kayıtlarına bakarak bir kişinin uyanık mı yoksa REM uykusunda mı olduğunu bilemeyiz. Sadece ek olarak hızlı göz hareketlerinin kaydedilmesi, REM uykusunun meydana geldiğini gösterir.

Fizyolojik tepkilerimiz artmış olmasına rağmen boyun ve uzuvlarımızdaki kas gerginliğini tamamen kaybederiz, yani bir tür felç durumunda bulunuruz. Ancak kalp, akciğerler ve diğer iç organları düzenleyen istemsiz kaslar çalışmaya devam eder. Araştırmacılar insanların REM uykusundayken gördükleri şiddetli rüyalar esnasında koşarak, çırpınarak ve ortalıkta zıplayarak kendine zarar vermemesi adına, kas felcini geliştirdiklerini düşünüyorlar. Bunlar REM davranış bozukluğunda meydana gelen durumlardır.

Genellikle yaşlı insanlarda meydana gelen REM davranış bozukluğunda istemli kaslar felç durumunda geçmez ve uyuyan kişi gördüğü rüyaya göre hareket eder. Bazı durumlarda REM davranış bozukluğu, bilinen nörolojik hasarlardan kaynaklanırken, bazı durumlarda sebebi bilinmemektedir. 

Yani REM sadece paradoksal bir uyku olmakla kalmayıp aynı zamanda rüya gördüğümüze de işaret eder.

REM- RÜYA GÖRMEK VE HATIRLAMAK

Rüya görmek. Rüya araştırmalarındaki en büyük bulgulardan bir tanesi, REM uykusu esnasında uyandırılan deneklerin %80-90’ının, örneğin, kuş gibi uçmak gibi çok canlı, karmaşık nispeten uzun rüyalar gördüklerinin bilinmesidir. Buna karşılık REM dışı uykudan uyandırılan deneklerin sadece%10′ u aynı durumu bildirmiştir.

Akla gelen ilk sorulardan biri, insanların REM uykusuna girmesi ve rüya görmesi engellenirse ne olacağıdır. Birçok deneğin REM uykusuna girmesi ve rüya görmesi engellendi ve önemli herhangi davranışsal ya da fizyolojik etki gözlemlenmedi. Ancak REM uykusunun engellenmesi, REM telafi etme fenomeni denilen ilginç bir fenomene yol açıyor.

REM telafi etme fenomeni, önceki gecelerde REM uykusuna girmesi engellenen kişilerin REM uykusunda daha uzun bir süre geçirmesidir.

Hatırlamak. REM telafi etme fenomeninin meydana gelmesi, REM uykusuna ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Bu ihtiyaç aynı zaman da bellek ile de ilgili olduğu biliniyor. Bir çalışma da deneklerle ekranda hareket eden bir hedef gördüklerinde bir düğmeye basmaları öğretilmiş. Eğitildikleri gün test edilen deneklerde mütavazı bir gelişme gösterildiği tespit edilmektedir. Ancak denekler ertesi gün test edildiğinde en çok REM uykusu uyumasına izin verilen deneklerin ( 8 saat uyku) en az REM uykusu uyuyan (6 saat uyku) deneklere göre daha çok gelişme gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmacılar REM uykusunun, aldığımız bilgileri depolamamıza ya da kodlamamıza yardımcı olduğu sonucuna varıyor ve öğrencilere gün içerisinde öğrendiklerimizi beyinde depolanabilmesi için iyi uyumalarını bu sebeple tavsiye etmektedirler.

4) UYANIK VE DİKKATLİ

Uyandıktan kısa bir süre sonra uyanık ve dikkatli olma haline geçeriz. Bu durumun beta dalgaları denilen belirgin bir beyin hareketliliği vardır. Beta dalgalarının frekansı yüksek genliği ise düşüktür ve REM uykusu esnasında gözlemlenen dalgalara çok benzerler. Sabah uyandığımızda ne kadar dikkatli olduğumuz kısmen sizin bir sabah insanı mı yoksa akşam insanı mı olduğunuza bağlıdır.  

5)EVRELERİN SIRASI

  • UYKU NEDEN HIZLI TRENE BİNMEYE BENZER?

Gece uyumak üzere yattığınızda sadece 8 saat uyuyacağınızı belki yatakta biraz döneceğinizi hatta biraz rüya göreceğinizi düşünüyor olabilirsiniz ancak uyku kesintisiz tek bir hal değildir daha çok tıpkı lunaparklardaki hızlı trenlerde gördüğümüz iş çıkışlara benzeyen ve kendini tekrarlayan farklı aşamalardan oluşur.

ŞİMDİ BİR ÖRNEK ÜZERİNDEN SAAT 11 DE UYUYAN 6 DA UYANAN BİRİ İÇİN UYKUNUN EVRELERİNİ İNCELEYECEĞİZ.

  • SAAT 11 DE İLK AŞAMADA OLANLAR

1.EVRE

Uyumaya başladığımızda uyku ile uyanıklık arasındaki geçiş aşaması olan REM dışı uykunun birinci evresine giriyoruz uyku hali devam ettikçe uykunun ilk aşaması olan REM dışı uykunun ikinci evresinde geçeceğiz ikinci evrede iken kısa parça parça düşüncelerden oluşan bir süreç yaşayabiliriz ve uyandığımızda da rüya gördüğümüzü düşünebiliriz REM dışı uykunun üçüncü evresini geçerek son olarak dördüncü evreye ulaşıyoruz. Yavaş dalga ya da Delta uykusu olan dördüncü evreye geçtiğimiz zaman uyandırılmamız çok zor olacak dördüncü evrede birkaç dakika ile 1 saat arasında bir süre kaldıktan sonra tekrar üçüncü ve ikinci evreye dönüyoruz.

2.EVRE

İkinci evreye ulaştıktan sonra uyanmayız ancak REM uykusuna geçeriz. REM uykusunda 15- 45 dakika kadar kalır; eğer bu esnada uyandırılırsak muhtemelen rüya gördüğümüzü söyleyeceğizdir. REM uykusunda iken vücudumuz yüksek fizyolojik uyarım halindedir, ancak istemli kas hareketleri felç halindedir. Eğer REM uykusunda iken kâbus görürsek hareket edemediğimiz için bunlara hareketli tepki veremeyeceğimiz için kendimize zarar veremeyeceğizdir. REM aşamasından sonra tekrar REM dışı uykunun ikinci üçüncü ve dördüncü evrelerine döneriz.

4.EVRE

Dördüncü evre esnasında uykumuzda yürüyebilir konuşabilir ya da çalar saati kapatmak için kısmen uyanabilir, üstündeki örtüyü atabiliriz ancak dördüncü evrede yaptığımız oda arkadaşı ile konuşmak ya da mutfağa gidip bir şeyler atıştırmak gibi şeyleri hatırlamayacağızdır. Tekrar REM dışı uyku evreleri olan üçüncü ve ikinci evreye döner ve sonuçta tekrar REM uykusuna dönmeden önce dördüncü evrede bir süre kalırız. Çocuklar bazen REM dışı uykunun dördüncü evresinde korkuyla uyanır, bunlara kâbus denir ancak çocuklar ertesi gün bunları hatırlamaz.

REM

Bizler de REM uykusuna 5, 6 defa girebiliriz ve sabaha doğru REM sürelerimiz uzar. Eğer rüyalarımızı hatırlamak istersek uyandıktan hemen sonra hatırlamayı denemeliyiz çünkü sonra REM evresi muhtemelen ancak birkaç dakika önce gerçekleşmiş olacaktır. Yakın zamanda yapılan araştırmalar mümkün olduğu kadar çok REM uykusu uymanın önceki gün öğrenilen bilgilerin hatırlanması açısından önemli olduğunu gösteriyor. Uyanmakta zorlanıyor isek bunun sebebi uykunun en derin evresi olan dördüncü evrede olması olabiliriz. Biz de uykunun evrelerinden aşağı yukarı aynı sırayla geçeriz .

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz