Yapay Zekânın 21. Yüzyıl Kariyer Becerilerine, Mesleklerin Dönüşümüne Ve Z Kuşağından Beklentilere Etkisi

1. Yeni kuşaklar bir işyerine adanmışlıktan çok günlük hayatta “sürekli değişim” istiyor.

2. İş dünyası yeni kuşaktan yüksek performans, hız, aktarılabilir beceriler ile birlikte yenilikçi düşünme ve YETENEKLERİNİ PROBLEM ÇÖZMEYE DÖNÜŞTÜRMESİNİ beklemektedir.

3. Geldiğimiz tarih artık teknolojinin sosyal hayata ve iş hayatına hakim olduğu, gün geçtikçe “ dijital dönüşüm”, “yapay zeka” kavramlarının, Endüstri 4.0’ın daha fazla konuşulduğu ve internetsiz bir dünyanın düşünülemediği bir zamanı içeriyor.

4. Duygusal zeka becerilerini geliştirmeye yönelik gelişim ve ilerlemelere uyum sağlamak, gerek akademik gerekse iş yaşamındaki başarı için önem taşımaktadır.

Ortalama 15 ila 20 yılda bir yerini yenisine bırakan kuşakların özellikleri hakkında pek çok şey yazıldı, söylendi, iş ve özel yaşamlarındaki davranış tarzları irdelendi. 20. Yüzyıl itibariyle adlandırılmaya başlayan 5 farklı kuşaktan bugün iş yaşamında aktif olarak bulunan 4 kuşak var. Bu yazıda en fazla değineceklerimiz X, Y kuşakları ve içlerinde en çok yer vereceğimiz kuşak Z kuşağı

Her bir kuşak dünyaya geldiği tarih sırasına göre gruplandırılırken, döneminin ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmelerinden etkilenmekte ve kendi yapısını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bireylerin kişilik özellikleri, zevkleri ve ilgi alanları genetik olarak getirdikleri özelliklerin yanı sıra ait olduğu dönemin karakteristiğini taşıyan çevresel koşulların şekillendirmesiyle belirginleşmektedir.

1970’li yılların sonları ile 1980’li yıllarda ülkemizde televizyonda yayınlanan ve X kuşağının (1965-1979) -özellikle ilk yıllarında- doğmuş olanların hatırlayabileceği(daha önceki kuşakların hatırlama olasılığı daha da yüksek 🙂 “Uzay Yolu” ve “Uzay Yolu 1999” adlı diziler bilim kurgu türü dizilerin ilklerindendi. O zamanlar yaklaşık 30 yıl sonrası için 1999 yılı, kestirimi zor ve teknolojinin akıl almaz ölçüde ilerleyeceği çok uzak bir zamanı düşündürüyor, dizinin kurgu ve görselleri bugünün teknolojik gelişmişliği açısından değerlendirildiğinde etkileyici gelmese de o yıllar izleyenler için ilginç ve merak uyandırıcı görünüyordu.  

Dizi senaryosunun genel olarak bugünü yordayabildiğini söyleyemeyiz. 1999 yılının üzerinden tam 20 yıl geçti… Geldiğimiz tarih artık teknolojinin sosyal hayata ve iş hayatına hakim olduğu, gün geçtikçe “ dijital dönüşüm”, “yapay zeka” kavramlarının, Endüstri 4.0’ın daha fazla konuşulduğu ve internetsiz bir dünyanın düşünülemediği bir zamanı içeriyor.

Çağın gereklilikleri eski kuşakları teknolojiyi takip etmede biraz daha hız ve çabaya zorlasa da Y Kuşağı (1980-1999 yılları arasında doğanlar) ile Z kuşağı; 2000 yılı ve sonrasında doğanlar için teknolojiye uyum sağlamak çok daha kolay. Özellikle Z kuşağı internet ile doğuştan tanıştıkları için dönemin “gereklilikleri” ile zaten uyumlu şekilde büyüyor ve ilerliyorlar.

Z kuşağı yeni teknolojik olanakların iletişim ve ulaşım kolaylıkları ile hep bir aradalar. Uzakta olsalar bile ufak cihazlarıyla her an sözel, hatta görsel iletişim kurarak, birbirlerine bağlanabiliyorlar. Onlar, önceki kuşaklardan farklı olarak, ‘network’ gençleri; çeşitli ağların üyeleri oluyorlar. Uzaktan da iletişim kurabildikleri için, fiziksel olarak tek başlarına, yalnız yaşıyorlar. Aynı anda birden fazla konuyla ilgilenebilme becerileri gelişiyor. Z kuşağı insanlık tarihinin, el, göz, kulak ve benzeri gibi motor beceri uyumluluğu en yüksek nesli. Ancak bu avantajlar, dikkat ve konsantrasyon zorluklarıyla dezavantaja da dönüşebiliyor. Olanak fazlalığı eğlenceyi erteleme güçlüğü yaşamalarına neden oluyor. Bu da onların başarıya giderken önlerine çıkan en önemli engel haline geliyor. Geleneksel eğitim yöntemleri, bu yeni kuşağa uygun görünmüyor. Yaratıcılığa izin veren etkinliklerden hoşlanıyorlar. Edilgenliği kabul etmiyorlar ve sonuç odaklılar. Uzun dönemli hafızaları, ezberden çok oyun, hikayeleştirme ve hayaller ile etkin hale gelebiliyor. Sorgusuz yaşayacaklar çünkü iş yaşamına atıldıklarında karar vermelerini gerektiren her şey sistemler(yapay zeka) tarafından yapılacak gibi görünüyor. Çok diplomalı, uzman ve buluşçu olacaklar. Yaşamlarında otorite kavramının önemi kalmayacak.(Sezen, 2010)

Sokakta oyun oynamak, filmi sinemada izlemek Z kuşağı için çok da anlamlı değil artık;  çünkü eğlence önce bilgisayar oyunları olarak başlayan ve ardından kullanım alanının çoğalması ile birlikte günümüzde sanal gerçeklik (bilgisayar ekranı aracılığıyla edinilen görsel ortam ki, gözlük aracılığıyla desteklenebilen ve izleyenlere yüksek nitelikte gerçeklik algısı yaratan ) uygulaması ile devam etmektedir. (Banger,2018)

Yine artırılmış gerçeklik teknolojisi (gerçek dünyadaki çevrenin ve içindekilerin bilgisayar tarafından üretilen ses, görüntü, grafik ve GPS verileri ile zenginleştirilerek meydana getirilen canlı, doğrudan veya dolaylı fiziksel görünümü) (King ,2016)  gerçek dünyanın sanal eklemelerle bilgisayar tarafından artırılması ve zenginleştirilmesi yoluyla yanı başımıza ulaşmaktadır. Sanal-gerçek karışımı bu yapı, medya-sinema sektörünün ve her an daha da yaygınlaşarak iş dünyasının ayrılmaz parçası haline gelmektedir.

Böyle bir yapı içerisinde ve bu yüzyılda insan tarafından manuel olarak gerçekleştirilen ve  – her ne kadar insan zekası ile tasarlasa da – yapay zeka tarafından gerçekleştirilen işlerde nasıl bir karşılaştırma görmekteyiz?

  * İNSAN UZMANLIĞI   YAPAY UZMANLIK
Çabuk Etkilenebilir Kalıcı
  Aktarılması güç                                                   Kolay aktarılabilir                 
  Dokümantasyonu güç                                                  Kolay dokümante edilebilir  
  Tahmini zor    Tutarlı          
  Pahalı     Satın alınabilir
  Yeni fikirler üretebilir     Esinlenemez
  Uyumludur   Uyum dışarıdan sağlanmalıdır
  Hassas gözlem yapabilir    Sembolik verilerle çalışır
  Geniş görüş açısına sahiptir  Dar açıdan bakış
  Sosyal duyuma sahiptir     Teknik duyuma sahiptir

*Pirim, 2010

Tabloyu incelediğimizde uzmanlıklar iki açıdan dikkat çekici olarak değerlendirilmektedir. Birincisi, mesleklerdeki değişim ve dönüşüm… “World Economic Forum İşlerin Geleceği 2018 Raporu”nda da yer verilen Veri Analisti ve Veri Bilimcisi, Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi Uzmanı, Dijital Dönüşüm Uzmanı, İnsan-Makine Etkileşimi Tasarımcısı gibi geleceğin meslekleri olarak değerlendirilmekte ve tanımlanmaktadır. Dr. Sertaç Doğanay tarafından, raporun çevirisinde dünya genelinde farklı sektörlerde hizmet veren global şirketlerden toplanan 313 farklı yanıtın değerlendirilmesiyle oluşturulduğu ve bu şirketlerin toplamda 15 milyondan fazla çalışanı temsil ettiği ifade edilmektedir. Mesleklerdeki dönüşüm bazı mesleklerin tarihe karışacağını (Veri Giriş Elemanı, Mali Analist, Mekanik ve Makine Tamircisi gibi) gündeme getirirken insanların ve makinelerin çalışma saat oranının değişeceğini ve ibrenin makineden yana yöneleceği öngörülmektedir. Bununla birlikte gelecekte bu değişime paralel olarak iş dünyasının talep edeceği becerilerin de dönüşüme uğrayacağı beklenmektedir. Beceri listesinin ilk sırasında analitik ve inovatif düşünme yerini korurken, karmaşık problemleri çözme becerisi yerini etkin öğrenme stratejilerine sahip olmaya bırakmakta, yaratıcılık, özgünlük ve girişkenlik becerilerini yeni teknolojileri tasarlama ve programlama becerisi takip etmektedir. Yetiştiği dönemin karakteristik özelliklerine baktığımızda bu becerilerin önümüzdeki yıllarda önemli oranı iş yaşamına aktif olarak katılacak olan Z kuşağının ilgi alanlarıyla örtüştüğünü söyleyebiliriz.

Diğer yandan iş dünyası yeni kuşaklardan yeteneklerini problem çözmeye dönüştürmelerini de beklediğini hatırlatmakta fayda var.

Dikkat çekici ikinci nokta ise ne kadar başarılı yapılandırılsa da yapay zekanın ya da yapay uzmanlığın insan uzmanlığı karşısında sosyoduygusal açıdan henüz yeterli düzeyde olamamasıdır. Burada devreye giren faktörü duygusal zeka olarak değerlendirilebiliriz. Yani, aynı eğitim seviyesi ve yaklaşık donanıma sahip bireylerin gerek toplum içerisinde gerekse iş yaşamında diğerlerinden ayırt edici ve öne çıkaran fark duygusal zeka ile ilişkilendirilebilir. Alanda en çok adı geçen psikologlardan Goleman, duygusal zekayı “kendimizin ve başkasının hislerini tanıma, kendimizi motive etme, içimizdeki ve ilişkilerimizdeki duyguları iyi yönetme yetisi” olarak tanımlamaktadır. Goleman(2000) çalışmalarında duygusal zeka göstergelerini 5 başlık altında toplamış ve öz bilinç, öz yönetim, motivasyon, empati ve ilişkilerde ustalık olarak sıralamıştır.Konu üzerinde hala tartışmalar sürmekle birlikte, sosyal ve duygusal faktörlerin meslek seçiminde ve iş hayatında göz ardı edilemeyeceğini, dijital dönüşümün tek başına belirleyici unsur olamayacağını göstermektedir. Hele ki yukarıdaki tabloda “esinlenme” özelliğinin yapay uzmanlıkta bulunmaması oldukça anlamlıdır.

Fütürist Ufuk Tarhan’a göre Z kuşağı bir işyerine adanmışlıktan çok günlük hayatta “sürekli değişim” istiyor. Çalışma hayatında, bir alana bağlanmak, uzun yıllar aynı sistemde çalışmak istemiyorlar. Görev, sektör, meslek değiştirme olasılığından vazgeçmek istemiyorlar. Kariyer hareketliliği açısından oldukça enerjik olduklarını söyleyebileceğimiz Z kuşağının 21. yüzyıl ile değişen kariyer becerilerine hızla uyum sağlayacak kapasiteye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Şu bir gerçek ki, iş dünyası yeni kuşaktan hayli yüksek performans, hız, dönüştürülebilir ve aktarılabilir beceriler ile birlikte yenilikçi düşünme ve uyum becerisi beklemektedir.

Özetle, birbirinden üstün ya da değerli gibi bir ayrıma gitmek yerine 21. yüzyılın talep ve gerekliliklerini izleyebilmek amacıyla teknolojiye hakim, bir o kadar da duygusal zeka becerilerini geliştirmeye yönelik gelişim ve ilerlemelere uyum sağlamak, gerek akademik gerekse iş yaşamındaki başarı için oldukça önem taşımaktadır. Bilim insanları teknolojik ve işleri kolaylaştıran yeniliklerle uğraşadursunlar, bu teknolojileri öğrenme çabasının beraberinde analiz ve sentez becerilerini, duygusal zekasını, öngörüsünü aktif tutacak ve farkındalıklarımızı çoğaltmayı elden bırakmamakta fayda olabilir; henüz robotların IQ’su ne denli yüksek olsa da Duygusal Zekası için yükseklikten söz edebilmek için biraz daha zamana ihtiyaç varken…

Ülkü YÜKSEL
Uzm. Psikolojik Danışman-Eğitim Uzmanı
İş ve Meslek Danışmanlığı Dairesi Başkanlığı
ulku.yuksel@iskur.gov.tr

KAYNAKÇA

Banger, G., (2018). Endüstri 4.0 Ekstra. Dorlion Yayınları.

Doğanay, S., (2018). İşlerin Geleceği Raporu 2018. World Economic Forum.

Gelişen Yeni Nesil, İnsan Kaynakları Yönetimi. (n.d.). 14 Mayıs 2019 tarihinde https://www.xing.com/communities/posts/gelisen-yeni-nesil-insan-kaynaklari-yoenetimi-1002940054 adresinden erişildi.

Goleman, D., (2000). İşbaşında Duygusal Zeka. Varlık Yayınları, İstanbul

İş başarısında kuşak farkı. (2019, Şubat 16). 12 Mayıs 2019 tarihinde https://www.kigem.com/is-basarisinda-kusak-farki.html adresinden erişildi.

King, B., (2016). Augmented (Artırılmış Gerçeklik);Akıllı Dünyada Yaşam. Mediacat Kitapları

Pirim, H., (2010). Yapay Zeka. Journal of Yasar University. 18(5) 2970-2984

Z Nesli geliyor! Yönetim kademelerine geçmeye başlayan Y’ler, hadi bakalım uğraşma sırası sizde!. (n.d.). 15 Nisan 2019 tarihinde http://www.ufuktarhan.com/makale/z-nesli-geliyor-yonetim-kademelerine-gecmeye-baslayan-yler-hadi-bakalim-ugrasma-sirasi-sizde adresinden erişildi.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz