Psikoloğa Gitmeden Cevaplamanız Gereken 5 Soru

İçindekiler

Psikoloğa Gitmeden Cevaplamanız Gereken 5 Soru

Psikolojik destek alma kararı, bazen kişisel bazen çevresel sebeplerden bazense nasıl bir adımla başlanabileceği bilinmediğinden kesinleşmesi uzun süren bir sürece dönüşebiliyor. Böyle bir dönemde iseniz bir psikologla görüşmeye başlama kararınızı kolaylaştırabilmesini umarak bazı soruları cevaplamak istedim.

1) Psikoloğa Ne Zaman Başvurmalıyım?

Ülkemizde psikoloğa gitmenin ‘deli’ olduğunuzu göstermesine dair yanlış bir inanç yerleşmiş durumdadır. Bu gerçek olmayan inanış çoğu kişinin gerçekten ihtiyaç duymasına rağmen bir yardım başvurusunda bulunamamasına ve yaşadığı sorunlarla tek başına mücadele etmeye çalışarak pek de aydınlık olmayan günler, aylar, yıllar geçirmesine neden olur.

Psikolog ya da farklı bir ruh sağlığı uzmanına psikolojik destek başvurusu yapmanın herhangi bir ön koşulu bulunmaz. Yani “akıl sağlığını kaybedenler ihtiyaç duyar” ya da “akıl hastası olanlar başvurur” gibi bir inanışa sahipseniz bunun doğru bir bilgi olmadığını söylemek isterim. Temelde, psikoloğa gitmek istemeniz yeterlidir.

Kendinizi iyi hissetmiyor, anlamlandıramadığınız duygular/ düşünceler size baskı veriyor, iç dünyanızda olan bitenleri açabilecek kimse göremiyor ya da başka kişilerle olan yaşantılarınızda sorun yaşıyor olabilirsiniz. Hayatınızdaki zorluklar sizi yormuş olabilir… Çıkış yolu arıyor olabilirsiniz… Kendinize, belki de çevrenize zarar veriyor olabilirsiniz. Başka başka pek çok sebebiniz olabilir ama değişmeyen nokta bir şekilde sizin ruh sağlığınızı iyi hissetmiyor olmanızdır. Bir psikologla görüşmek için mutlaka bir tanı almış olmanız gerekmez. Tabii mevcut ya da olası bir tanınız varsa bu sebeple de görüşmelerden yararlanabilirsiniz.

Kısacası yetişkin bir kişiyseniz, psikoloğa ne zaman başvuracağınızı belirleyen sizsiniz. Sizin iç dünyanız, duygularınız, iyilik haliniz…

2) Kime Psikolog Denir?

Meslek mensubu olarak psikolog, üniversitelerin dört senelik Psikoloji bölümü lisans programından mezun olanların kullandığı ve bu kişilerin kullanabileceği bir unvandır. Bu yüzden psikolojik yardım almak isterken yaptığınız araştırmalarda başvuracağınız kişinin psikoloji lisans bölümü mezunu olup olmadığını kontrol etmeniz önemlidir. Yapacağınız görüşmeler öncesinde, uzmanın mezuniyetine dair bir belge veya diplomasını görmeyi talep etmeniz, hassas noktalara sahip olması bakımından ruh sağlığınız için bir gerekliliktir.

Psikolog, psikoloji lisans bölümü mezunlarına verilen unvandır.

Günümüzde psikologların meslek hak ve görevlerini çerçeveleyen bir yasa olmaması, bu alanın istismar edilmesine yol açmaktadır. Size psikolojik destek verebileceğini iddia eden bilinçaltı temizleyicisi, yaşam koçu, manevi rehber, spiritüel koç vb. unvanlı kişilere itibar etmemelisiniz. Psikoloji bilimsel bir temeli ve yöntemi olan bir bilim dalıdır, psikologlar da bu bilim dalının eğitimini tamamlamış kişilerdir.

Psikolojik destek ya da terapi almak istediğinizde klinik psikoloji alt alanı üzerine uzmanlığını almış ya da klinik görüşme teknikleri, terapi ekolü uygulayıcı eğitimini tamamlamış psikologlara ulaşabilirsiniz. Psikiyatrist ve psikolojik danışmanlar da psikolojik destek konusunda yetkisi olan meslek üyelerindendir.

3) Kendime Uygun Psikoloğu Buldum mu?

Görüşmeye başlamadan önce bazı bilgileri edinmeniz ihtiyacınıza yönelik bir uzmana ulaşmanız için yararlı olacaktır. Peki psikoloğunuzla ilgili neleri bilmeniz iyi olur?

  • Çalışma Yaş Grubu: Uzmanın çocuk, ergen, yetişkin yaş gruplarından herhangi biri ya da birkaçıyla çalışıyor olabilir. Yaşadığınız şehirde olduğu için başvurduktan sonra çalışma yaş aralığının farklı olduğu öğrenmeniz size zaman kaybettirebilir. Bu yüzden öncesinde buna dair bilgi isteyebilirsiniz.
  • Çalışma Uzmanlık Alanı: Eğer kendinizde olduğunu bildiğiniz bir tanınız varsa bu tanı grubu üzerine çalışmaları olan ve bu alanda deneyim kazanmış uzmanları araştırıp, tercih edebilirsiniz.
  • Çalışılan Terapi Ekolü: Psikolojik destek ve terapi alanında birden fazla ekol ve terapi türü bulunmaktadır. Psikoloğun eğitimini aldığı terapi ekolünü öncesinde sormanız ve bu terapi ekolünün ana hatlarıyla yaklaşımı nedir, mantığı ne üzerinedir bunu öğrenmeniz önemlidir. Bir uzmanın çok başarılı olması tercih ettiği terapi ekolünün size uygun olmasını sağlamayabilir. Örneğin; Bilişsel Davranışçı Terapi ekolü daha günümüz sorunlarına ve duygu-düşünce-davranış ilişkisini anlamaya odaklıyken; Psikodinamik Terapiler özellikle çocukluk dönemi geçmiş yaşantılarına ve bunların etkilerine odaklanır.
  • Çalıştığı Konum: Günümüzde en kolay araştırma yöntemi olarak merak ettiğimiz bir konuyu internet arama motorunu kullanıyoruz. Bu yöntemle önümüze çıkan isimler büyük oranda kalabalık nüfuslu şehirlerde bulunan ve biraz da bu sebepten ismi daha fazla arattırılmış ve üst sıralarda yer alan kişiler oluyor. Terapi görüşmelerinin düzenli olarak yapılacağını göz önüne alarak kolay ulaşabileceğiniz konumda yer alan kişileri araştırabilirsiniz.
  • Ücret Bilgisi: Özel kurumlarda terapi ücretlerini belirlemeye dair bir kural bulunmadığından rakamlar birbirinden farklı olabiliyor. Bunu şehir, konum, uzmanlık alanı, tecrübe durumu gibi farklı etkenler de etkiliyor elbette. Görüşmelere başlamadan önce kendinizi rahat hissedeceğiniz şartlarda olduğunuzu öğrenmeniz, ruh sağlığınız için yaptığınız bu girişimin stresli bir faktöre dönüşmesinin önüne geçmek için faydalı olacaktır.

Terapi ve tedavi sürecini etkileyen en önemli faktörlerden birisi psikologla kurulan bağdır. Buna literatürde ‘terapötik bağ’ denilmektedir. Bu bağ, iyi olma sürecini geliştiren bir kucak gibidir. Bu kucakta ekilen tohumlar daha kısa sürede ve daha sağlıklı büyüyecektir. Size psikolojik anlamda destek sağlıyor diye bir uzmana ısınmak zorunda değilsiniz. Eğer bir rahatsızlık hissediyorsanız bunu önce görüşmeler esnasında uzmanınızla paylaşmalısınız. Belki bu rahatsızlık sebebiniz de terapinin bir parçasıdır. Eğer bu konu üzerine konuşmuş ve yine de bu yüzden terapiye odaklanamıyorsanız farklı bir uzmana yönlendirme isteyebilirsiniz. Bazen insanlar herhangi bir sebep olmaksızın da başka bir insanın yanında rahat olamayabilir.

4) Benim Haklarım Neler?

Bir terapiye başladığınızda süreci yöneten kişinin psikolog olması, destek alan kişi olarak bu esnada söz hakkınız olmadığını düşündürmesin. Karşılıklı iş birliği içerisinde ve gönüllülük yani kendi rızanızla görüşmelerin devam etmesi gereklidir. Psikologların da çalıştığı alan fark etmeksizin uymakla yükümlü olduğu mesleki etik ilkeleri bulunmaktadır. Bu ilkeler Türk Psikologlar Derneği (TPD) tarafından hazırlanmış ve yönetmelik haline getirilmiştir. Etik ilkelerin ana başlıkları;

  • Yeterlilik
  • Yararlı Olmak ve Zarar Vermemek
  • Sorumluluk
  • Dürüstlük
  • İnsan Haklarına Saygı ve Ayrımcılık Yapmama

şeklindedir (TPD Etik Yönetmeliği).

Görüşmeleriniz sırasında bu ilkelerin herhangi birininiz ihlal edildiğini ve uzmanın görevini kötüye kullandığını düşünüyorsanız TPD ya da başka ilgili kurumlara şikayetinizi belirtebilir, yasal haklarınızdan faydalanabilirsiniz.

5) Psikoloğun Hakları Neler?

Psikolojik yardım süreci iki kişilik bir yolculuktur. Sizin olduğu gibi uzmanın da kullanabileceği haklar mevcuttur. Bu hakların kullanımı sizin ve terapi sürecinin faydasına hizmet eder. Buna ek olarak uzmanınız kendi kişisel haklarını savunmak için de mesleki haklarını kullanabilir. Örneğin; kişisel güvenliğini tehdit eden, kendi ruh sağlığını zedeleyen, insan haklarına uymayan bir durumla karşılaştığında hem kendi iyilik hali hem de karşılıklı bir ilişki içinde ilerleyen terapi sürecinin ve tabii sizin iyilik haliniz için görüşmeleri sonlandırma ve eğer isterseniz sizi başka yetkin bir uzmana yönlendirme hakkı bulunur. Görüşmelerin sonlanacağına dair karar sizin sürecinizi olumsuz etkilememek için yeterli bir süre öncesinden sizi bildirilir.

Her uzmanın farklı çalışma alanları olabileceğini söylemiştik. Başvuru yaptığınız psikolog, yapılan ilk görüşmeler sonrasında sizin mevcut durumunuzun kendi uzmanlık alanına girmediği için size yeterli desteği sağlayamayacağını düşünürse yine sizinle görüşmelere devam etmeme ve sizi yönlendirme hakkı mevcuttur.

Görüşme yaptığınız uzman kendi özel hayatı hakkındaki bilgileri gizli tutmak isteyebilir. Bunun nedeni sizinle arasında gelişen ‘terapötik bağ’ın kapsamının farklı yönlere evrilmesine imkan vermemeye gayret etmektir.

Görüşmeleriniz boyunca atacağınız her adım psikoloğunuz ve sizin konuşmalarınız sonrasında, mümkün olduğunca ortak kararlara göre olacaktır. Aklınızda soru işareti oluştuğunda bunu terapi seansı içerisinde gündeme getirebilirsiniz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz