Herkes İçin Psikoloji 1 : Endüstri ve Örgüt Psikolojisi Nedir?

Herkes İçin Psikoloji serimizin ilk içeriğine hoş geldiniz! Bu serinin amacı, Psikoloji biliminin temel konularını ele alıp, kısaca açıklamaya çalışmaktır. Elde edilen bilgiler, üstüne biraz mizah serpiştirilip bilimsel gerçeklik eşliğinde önünüze sunulacaktır.

İçindekiler

Endüstri ve Örgüt Psikolojisi Nedir?

Endüstri ve Örgüt Psikolojisi, literatürdeki adıyla Industrial and Organizational Psychology; çalışma alanlarındaki insan davranışını inceler.  Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Amerikan Psikoloji Derneği (APA) tarafından 2020 yılı itibariyle profesyonel uzmanlık alanı olarak tanınmaktadır. Çalışan ya da işverenleri karşısına alıp bir psikoterapi yapmayı hedeflemez, iş yerindeki örgüt (grup) davranışlarını, örgüt içi süreçleri inceler. Psikolojik teori ve ilkeleri, çalışma yerlerindeki kuruluşlara, çalışan ve işverenlere, ve bu kişilerin iş yaşamına daha genel olarak uygular.  Çalışanların davranışları ve tutumları, işe alım uygulamaları, eğitim programları, geri bildirim ve yönetim sistemleri yoluyla nasıl geliştirilebileceği konusunda araştırmalar yapmak endüstriyel psikoloğun görevleri arasındadır.  

Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin Tarihçesi

Peki bu bilim dalı aslında ilk olarak ne zaman ortaya çıktı? Sanayi Devrimi, Endüstriyel gelişmeler gibi süreçler bu bilim dalı için zemin hazırladı. I. Dünya Savaşı yıllarında endüstri ve örgüt psikolojisi uygulaması sayılabilecek uygulamalar mevcuttu. Daha sonra II. Dünya Savaşı sonrasındaki Soğuk Savaş döneminde mühendislik ve çalışma alanlarında kendine yer bulan Endüstri ve Örgüt Psikolojisi, kadınların da sosyal hayata ve ekonomiye katılımıyla kendini gösterir oldu.

Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin temel konuları nelerdir?

İş analizi ile Bireysel Değerlendirme ve Psikometri temel konularıdır. 

İş Analizi, o iş hakkında bilgi toplamakla başlar. Bu bilgiler sistematik bir şekilde toplanmalıdır. Mülakat, anket, gözlem ve görev analizi başta olmak üzere çeşitli yöntemleri kapsar. Göreve yönelik ya da işçi odaklı iş analizi çeşitleri vardır. İş analizlerinden elde edilen bilgiler, işle ilgili seçim prosedürlerinin oluşturulması, performans değerlendirmeleri ve ihtiyaç duydukları kriterler ve eğitim programlarının geliştirilmesi de dahil olmak üzere birçok amaç için kullanılır. 

Bireysel değerlendirme ise bireysel farklılıkların ölçülmesini içerir. Bireysel değerlendirmeler, istihdam için adaylar arasındaki farkları ve çalışanlar arasındaki farkları değerlendirmek için kullanılır. Ölçülen yapılar iş performansı ile ilgilidir.  Çoğunlukla personel seçim sürecinde istihdam adayları ile bireysel değerlendirme sürecin bir parçasıdır. Bu değerlendirmeler arasında yazılı testler, kişilik testleri, fiziksel testler, çalışma örnekleri, simülasyonlar,  yetenek testleri, psiko-motor testleri, bütünlük ve güvenilirlik testleri ve değerlendirme merkezleri yer alabilir. Hatta Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin tarihçesine göz attığımızda ilk ortaya çıktığı dönemlerde bile,  1900lü yılların başlarında,  bir grup psikoloğun savaşta kazanım verimliliğini arttırmak amacıyla orduya katılacaklar üzerinde bir takım zeka testleri uyguladığı bilgisine rastlıyoruz. Bu değerlendirmelere güncel bir örnek vermek gerekirse memur olmak için bazı arkadaşlarımızın hazırlandığı KPSS ya da yüksek lisans doktora başvurularında bulunurken puanı sorulan ALES de bir bireysel değerlendirme yöntemidir denilebilir. Mülakat kısmında yine bir değerlendirme söz konusu.

Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin Geleceği

Endüstri ve Örgüt Psikolojisi, gelecekte popüler olacak sektörleri belirlemekte de çalışmaktadır. Bu yüzden gelecekle iç içe bir bilim dalıdır denilebilir. Yapılan araştırmalar Endüstri ve Örgüt Psikolojisine duyulan ihtiyacın zaman içinde şu açılardan artış gösterdiğini ortaya koymuştur:

1. Teknolojik gelişmelerin ilerlemesiyle birlikte işlerin karmaşıklaşması, örgütlerin dikey hiyerarşiyi bir kenara bırakıp takım çalışmasına önem veren yatay hiyerarşiler oluşturması(grup içi/örgüt içi süreçler demiştim), örgütlerde işgücü ihtiyacının azalıp küçülmelerin ortaya çıkması. 

2. Aday araştırma, tarama, olası iş gücünü sınama, işgören yetiştirme, geliştirme ve ücretlendirme gibi personel işleri üzerinde yoğunlaşılan ve çalışanlarda yetkinlik geliştirmeyi hedefleyen İnsan Kaynakları biriminin önem kazanması. 

3. İş gücü çeşitliliğindeki artış ve küreselleşme. Bu duruma kadınların ve azınlıkların iş gücüne katılımındaki artışla da dikkat çekilebilir. birlikte örgütlerde çok kültürlü yaşama geçişin getirdiği sorunlarla mücadele etmek gereği doğacaktır. 

4. Politika ve uygulamalarda Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin görünürlüğündeki artış, Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin son trendi olacaktır.  Örgüt içi ilişkilerin her evresinde, teorik araştırmaların uygulamayı besleyeceği ve Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin güçlü potansiyelini kullanmasının önemi bir kez daha ortaya konmuştur.

Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin geleceği hakkında birçok görüş var. Ona ihtiyaç duyulan noktalar, çalışma yapması gereken konular, bu alanda çalışacak ruh sağlığı uzmanlarına duyulan ihtiyaçlar… Bunların hepsi saatlerce konuşulur. Ben sadece basit bir mantık yürütmenizi istiyorum: Gününün yani aslında 40-50 yılının üçte birini geçirdiği ortamda verimli, sakin, huzurlu ve üretken hissetmeyi hangi çalışan istemez ki? Ya da personellerinin kuruma aidiyetinin yüksek olmasını, onların kendi aralarında sağlıklı diyaloglar kurmalarını, kendilerini mesleki ve kişisel geliştirmelerini hangi işveren es geçmek ister? Buradan yola çıkarak Endüstri ve Örgüt Psikolojisinin günümüz dünyasındaki yerini siz düşünün!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

1 yorum
  1. Büşra diyor

    Faydalı bir çalışma, teşekkürler:)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz