Engelli Olmak Engel Değil
Engelli Olmak Engel Değil
Bugün sağlıklısınız peki yarın? Hiç dediniz mi ayaklarınıza, kollarınıza, vücudunuzdaki herhangi bir organınıza olmasan ne yapardım diye? Çoğumuz bunları düşünmeyiz değil mi, fakat öyle bir an gelir ki değerini anlamaya zamanımız kalmaz. Bizim için artık her yer çıkmaz sokak olur, dünyamız başımıza yıkılır, hayatımızın belki tam o anda sonlandığını düşünürüz. Günler geçtikçe daha da içimize kapanır, dünyada sadece tekmişiz gibi dışarıya adım atacak gücü bulamaz, adeta toplumdan dışlanmış, işe yaramayan biri olarak görürüz kendimizi. Durum bazılarında hiç öyle olmamış.

Aşık Veysel 1984 yılında Sivas’ ın Sivrialan Köyünde doğmuş. 6 yaşında çiçek hastalığına yakalanmasıyla görme yetisini kaybetmiş. Babasının verdiği saz ile uğraşırken okumaya başladığı şiirlerle ülkemizin en iyi halk ozanlardan biri olmuş. Engelli olması onu hiçbir zaman türküsünden ayırmamış, gözüyle göremediği dünyayı sözleriyle bize resmetmiş. Köy okullarında ve köy enstitülerinde türkü muallimliği de yapan Şatıroğlu 1973 yılında hayatını kaybetmiş ama şiir ve türküleri halen dillerden dillere dolaşarak nesilden nesile devam etmektedir.
Dünyanın en güzel bestelerinden biri 9. Senfoniyi besteleyen Beethoven, Almanya’ nın Bohr şehrinde yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gözlerini açmış. Alkolik ve katı eğitim sistemini benimseyen müzisyen babasının geçimlerini sağlamak için kilisede piyona çaldırmasıyla müzikle tanışmış. 1792 yılında da Viyana’ ya gitmesiyle klasik müziğin ünlü bestecisi Joseph Haydn’ ın yanında çalışma imkanı bulmuş, üstün yeteneğiyle çevresindeki insanları büyülemiş. Joseph Haydn’ ın da yardımıyla 19. yüzyıl sonlarına kadar yaşayan tüm bestecileri etkileyen, hayranlık uyandıran yeni bir Beethoven ortaya çıkarmış. 1801′ de yaşadığı işitme problemleri sebebiyle tamamen sağır olan Beethoven, hiçbir zaman bunu önemsememiş hatta dünyaca ünlü 9. Senfonisini bu dönemde çıkarmış.

1960’ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan ALS hastalığına yakalanan Stephen Hawking, motor nöronlarının yaklaşık yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel fonksiyonlarını etkilemeyen bu hastalıktan dolayı tekerlekli sandalye kullanmaya başlamış. 1985′ den beri sesini de kaybeden Stephen Hawking; yazıları sese dönüştürebilen, koltuğuna yerleştirilmiş bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyormuş. Tedavisi olmayan bu hastalığına rağmen, genel başarıda ” Beynin sağlam ise vücudunun neresi engelli olursa olsun, başarıyı yakalarsın” genel inancı adeta Hawking’ de hayat bulmuş. Doktorların birkaç yıl ömür biçmesine rağmen elli yıla yakın zamandan beri yaşam mücadelesine bilimsel çalışmaları ile devam etmekte olan ünlü astrofizikçi evrenin sırlarını açıklayan birçok bilimsel başarının ve kitabın altına imza atmış.
Kaynakça:
https://www.cnnturk.com/yasam/engellerini-asip-basaridan-basariya-kosmus-9-kisi?page=2
https://www.tekerleklisandalyedunyasi.com/haber/oku/161/tarihteki-en-basarili-engelliler
