YAZI YAZMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
İçindekiler
YAZI YAZMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
‘’Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.’’ (Sait Faik, Son Kuşlar, s. 51, Varlık Yayınları, 1956, İstanbul)
Günlük tutmak, anıları not almak, günü planlamak… Bu eylemlerin hepsi olabilir yazmak. Herhangi bir estetik kaygı güderek de olabilir, gütmeden öylesine yazmak da. Türk edebiyatı için önemli, benim ise canım olan Sait Faik ile başlamak istedim. Kendisi Türk öykücülüğünün önde gelen isimlerindendir. Peki gerçekten yazmasa deli olur mu insan? Bu soruya benim cevabım hayır ama insanların iyi oluşunda yazmanın da etkisi olduğunu gösteren birçok bulgu var. Gelin yazmanın faydalarını adım adım inceleyelim.
Yazı yazmak, yaşadığımız deneyimleri sindirmemize, onlara dışarıdan tekrar bakmamıza, gelecek hayatımızı kafamızda canlandırmamıza olanak sağlar.
Olaylara dışarıdan bir gözle bakmak onları sindirmemizi ve yeniden anlamlandırmamızı kolaylaştırır. Bu yüzden günlük yazmak, ajanda tutmak, anıları kaydetmek kişilere kolaylık getirir. Bir şeyi zihninizde tutmaya çalışmak, size keyifli bir sohbet esnasında arka plandaki gürültü gibi hissettirebilir. Bunun yanında zihninizde bir yapılacaklar listesi belirleyip gün sonu bunu kontrol ederken somut bir şekilde neleri tamamlayıp neleri ertelediğinizi görmemek, yani ‘’Hemen her şeyi tamamladım’’ , ‘’Bugün hiçbir şey yapmadım.’’ diye kolay yoldan düşünüvermek, yanılgıya düşmenize sebep olabilir. Bu yüzden küçük bir kağıda o gün için yapacaklarınızı not almak bile o işleri yapma motivasyonunuzu arttıracaktır.
Kötü deneyimlere, travmatik olaylara maruz kalındığında bunları anlatan yazılar yazmak, travma kaynaklı hasar görmüş beyin dokusunu değiştirebiliyor.
İnsan beyni nöroplastisite dediğimiz durum sayesinde kendi yapısıyla ilgili değişiklikler yapabiliyor. Bu durum yeni bilgileri öğrenmesine olanak sağlıyor. Bu kavram psikolojik görüşmeler/terapiler açısından da çok önemli. Bazı terapistler, çalıştıkları ekole göre de değişir, danışanlarına yazma ödevleri verirler. Bu ödevler duygu izleme, aktivite gözlemleme gibi konular için kullanılır. 2019 yılında yapılan bir çalışmada, hastalardan altı hafta boyunca yazmaları istendi. Bu uygulamanın bir yıl öncesine kadar travma yaşayan kişilerin direncinin arttığı; depresif semptomların, stresin ve fazla düşünüp kafaya takma davranışının azaldığı fark edildi. Programa klinik depresyon belirtileri ile başlayan katılımcıların %35’i, programı artık bu belirtileri taşımadıklarını bildirerek sonlandırdı.
Yazmak, iç dünyamız ve dış dünya arasındaki bağlantıyı sağlar.
İç dünyamız (duygular, düşünceler, fikirler, hayaller…) ile dış dünya(bunlara ilişkin algılarımız) arasında bir bağ kurar. Olumlu şeyler günlüğü, fikirler listesi, geleceğe yönelik hayalleri yazmak, kötü günleriniz için kendinize bir destek mektubu yazmak… Bunların hepsi işe yarar yazma alıştırmalarıdır.
İlk başta nereden başlayacağımızı bilmesek de duygularımıza ilişkin farkındalığımızın artmasını sağlar.
Yazı yazma önerisiyle karşılaşan insanların aklındaki hemen hemen ilk şüphe budur. ‘’İyi ama ne yazacağımı, nereden başlayacağımı bilmiyorum.’’ Bazen harekete geçmek için basit adımlarla başlamak gerekir. Dilerseniz telefonunuza, bilgisayarınıza; dilerseniz yeni gıcır bir ajanda ya da günlüğe; dilerseniz herhangi bir kağıda yazabilirsiniz. Kalem tutarak yazma hareketinin daha etkili olduğuna dair bazı bilgilerle karşılaşmıştım. Şahsi tercihim de bu yönde, ama tekrar ettiğim gibi, siz nasıl dilerseniz.
Ufak bir öneri: Yazmaya başladığınız ilk aşamada sizi rahatsız edecek şeyler olabilir. Yazdıklarınız basit ya da itici gelebilir. Bu anlarda tavsiyem yazmaya devam etmeniz. Bir süre sonra bu his geçecek. Bana güvenin. Bana güvenmiyorsanız biraz araştırarak ünlü polisiye yazarı Stephen King’in de yazım stratejisinin de bu olduğunu görebilirsiniz.
NOT: Çok bireysel olmakla birlikte, yukarıdaki yazma önerileri ve yazmanın iyi etkileri herkes için geçerli değildir.
