AFRİKA
AFRİKA
Afrika etnik, kültür ve dil olarak çok büyük bir çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Bu sebeple geleneklerine ve kültürüne en fazla sahip çıkan kıta olarak görülüyor. Özellikle yerel ve ilkel kabilelerin hala sürdüregeldikleri gelenekler, küreselleşmiş dünyayı hayrete düşürüyor. İşte Afrikalıların vazgeçmedikleri şaşırtan gelenekleri…
Yüzyıllar boyunca sömürgecilik faaliyetlerinin gölgesinde kalan Afrika, düşünüldüğünün aksine kültür ve sanatta kendini geliştirmeyi bilmiştir. Müzikten filme, edebiyattan yöresel danslara varıncaya kadar kendi özgün sanatını icra eden Afrikalılar, bu alanlarda gösterdiği başarılarla güzel izler bırakmışlardır.
İçindekiler
Sanatın kökleri çok eskiye uzanıyor
Atlantik Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na geniş bir coğrafyayı içerisinde yer alan Afrika, insanlık tarihi boyunca pek çok farklı toplum, kültür ve sanat tarzına ev sahipliği yapmıştır. Kıtada sanatın kökenleri, yazılı tarihten çok daha eskiye uzandığı bilinen bir gerçektir. Afrika’da bulunan en eski eserler Namibya’da yer alan 27 bin yaşındaki kaya oyması resimlerdir. Nijer’deki 6 bin yıllık kaya oymaları ve Güney Afrika’daki San halkına ait 30 bini aşkın mağara resmi, Afrikalıların sanat anlayışını ortaya koyar.
Afrika Edebiyatı
Avrupa ülkeleri veya ABD’de yaşayan, kökeni Afrika olan yüzlerce yazar vardır. Bu yazarlar, kaleme aldığı edebi metinlerde, bulundukları ülkelerdeki insanlara ulaşmak amacıyla o bölgenin dilini kullanmıştır. Bu bir nebze anlaşılabilir. Tuhaf olan şudur; Afrika’da yaşayan fakat metinlerinde sömürge dilini kullanan yazarlar… Kendi yöresel dillerini bir kenara itip genellikle İngilizce, Fransızca, İspanyolca dillerini kullanan eli kalem tutan adamlar, Afrika’nın gelecek nesillerine karşı işledikleri bu kötülüğün bir an önce farkına varmalıdır. Zira, yüzyıllar boyunca süre gelen Afrika dillerinin ayakta kalması için en büyük mücadeleyi Afrikalı yazarlar vermelidir. Bunun en etkili yöntemi de şüphesiz yöresel dillerle yazılmış edebi metinler ile sağlanabilir.
Gelecek nesillere ‘temiz bir eser’
Afrikalı yazarlarının hepsi sömürge dillerini kullanmıyor elbette. Eserlerinde, Shavili, Gikuyu ve Housa gibi yerel dilleri kullananlar da var. Bu yazarlar, ana dilleri ile anlatmak istediklerini daha yalın anlatım ile okuyucusuna aktarabiliyor. Ayrıca, eserlerinin satışı noktasında her ne kadar sömürge dillerini kullanan yazarlar kadar çıtaları yüksek olmasa da, gelecek nesillerine ‘temiz bir eser’ bıraktıklarının bilincindeler.
Afrika Müziği
Afrika’da müzik denildiğinde birçoğumuzun aklına, ilgi çeken, eğlenceli figürlerle süslenmiş danslarını icra eden kadın ve erkekler aklımıza gelir. Ancak Afrika müziğini sadece bu danslara indirgemek onlara yapılacak en büyük haksızlıklardan biri olur.
Hemen burada Güney Afrikalı Hugh Mosekela’dan bahsedebiliriz. Avrupa’da dahi azımsanmayacak kitlesi bulunan Mosekela; ‘Afrika’da Jazz’ın Babası’ lakabını almıştır. Müzikseverler, usta sanatçının Kaa Yee Oya parçasını dinlediğinde, Jazz’ın Afrika ile harmanlanmasına tanık edebilir.
*Afrika Dansı
Afrika Dansı, bugün bütün dünyaya nam salan Caz Dans, Tap, Salsa, Afro-Kuban ve daha nice dansın kökeni olarak kabul edilir. Hayatında dans etmeyen bir insanı bile dansa teşvik eden Afrika Dansı, davulcuların çekici ve keyif verici ritmiyle güzel bir hale bürünüyor. Afrika Dansları Eğitimi, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bazı dans kurslarında eğitimi veriliyor.
*Afrika Filmleri
Edebiyatı, müzikleri, danslarıyla birlikte Afrika filmleri de son zamanlarda izleyicinin beğenisine sunuluyor. Özellikle 2000’li yılların ardından yönünü Afrika’ya çeviren film sektörü, ilgi çeken gerçek Afrikalıların hikâyelerini beyaz perdeye taşıyor. Son zamanlarda Hollywood’un ünlü aktörlerinin rol aldığı Afrika’da çekimleri yapılan filmlerin sayısı her geçen zaman artıyor.
Türklerin Çektiği Afrika Belgeselleri
Türk televizyonlarında, önemli yüksek, emek isteyen Afrika belgeselleri yayınlanmıştır. Bunların her biri daha önce değinilmeyen konuları işlemiş ve izleyicilerin çok dikkatini çekmiştir. Elbette yeterli sayıda değildir bu belgeseller fakat az ve öz olmaları onlara ayrı bir değer katmaktadır. Devlet kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın yanı sıra film-belgesel yapımcılarımız da Afrika açılımına katkı vermesi elzemdir. Bu konuda geç kaldığımız söylenebilir ama hatanın neresinden dönersek kardır düşüncesiyle bir an önce kollar sıvanmalıdır. Şimdi sizlere gerek konu bütünlüğü gerekse de çekim noktasında önemli gördüğüm ve şiddetle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm bazı belgeselleri tanıtmak istiyorum.
