Ben ve online Yaşantım
Ben ve Online Yaşantım
Merhaba değerli okurlar. Bu yazımda sizlere, yaşadığım 1,5 yılın özetini aktarıyor olacağım. Neden 1,5 yıl olduğunu hepiniz anlamış olmalısınız. Bazılarımız için dönüm noktası ya da farklı bir deyişle farkındalık yılı, bazılarımız için ise koca bir hayal kırıklığı.
Sizce ben bu ikilemin neresindeyim? ‘Bu yazıyı yazdığına göre hayal kırıklığıdır ya da dur dur belki ilham olmak istemiş olabilirsin yani farkındalık yılıdır’ cevabını verdiğinizi hisseder gibiyim. Aslına bakarsanız bu ikilemin içerisinde sıkışmış bir ben varım.
Peki sizler için geçen bu 1,5 yıl neyi ifade ediyor?
Hadi gelin şöyle bir geziye çıkalım sizlerle mesela 1,5 yıl öncesine gidelim hep beraber. Neler yapmışız, neler yapmamışız ya da ne yapmak isteyip de yapamamışız bir göz atalım.
1,5 yıl önce; değişik bir o kadarda zor bir sabaha gözlerimi açmıştım. Evde geçireceğim bir online eğitim yılı beni bekliyordu. Evde online eğitim mi olurdu? Sınıf ortamı, arkadaşlık ilişkileri, hocalarımız, ders aralarımızda aceleyle içilen kahveler…
Bu yeni online sistem beni hayli bir endişelendirmiş bir o kadarda soru işaretleri bırakmıştı kafamda. Ve yeni sistem ile dönemimiz başladı. İlk etaplarda fena gitmiyordu sanki ama zamanla anladım ki sıralarımızda arada arkadaşlarımız ile sohbet ederek dinlediğimiz dersler bambaşkaymış ha bir de yer tutmalarımız var tabi…
Sonra alıştım. Ya da öyle olduğunu zannediyordum. Derslerim iyi gidiyordu ama mutlu değildim. Online süreçte ne verim alabildiğimi düşünüyordum ne de kendime yeni bir şeyler kattığımı.
Sonra ilk mentörüm ile tanışarak uzunca bir serüvene başladım. Hani hep deriz ya hayatımızda dönüm noktaları vardır diye sanırım benim ilk dönüm noktam burada başladı. Kaybettiğim özgüvenimi, motivasyonumu, inancımı ve kendime olan güvenimi geri kazanma vaktiydi. O kadar güzel farkındalıklar ve deneyimler elde ettim ki bundan dolayı artık karamsar olmak, motivasyonumu düşürecek düşüncelere kapılmak yoktu ve kendimi geliştirmek adına yeni organizasyon ve kulüplerde aktif rol almaya başladım. Bu sayede bulunduğum topluluğa bir şeyler katmanın ve bir şeyler kazanıyor olmanın haklı gururunu yaşıyordum. Tabi bunda büyük payı olan Saygıdeğer mentörüme teşekkürü bir borç bilirim.
Zaman geçiyordu ve ben kendimi geliştirebileceğim farklı etkinlik ve aktiviteler yapmaya devam ediyordum. Bir zaman sonra yaptığım güzel işlere rağmen keyif alamadığımı fark ettim. Sıcak ilişkiler, sohbetler ve daha nice güzel şeyler bir ekran ile sağlanamayabiliyormuş.
Ve o an anladım, aslında okullarımızda, işlerimizde yüz yüze yapılan aktivitelerin ne kadar da kıymetli olduğunu.
Peki ben bu 1,5 yılın sonunda ne elde ettim?
- Sağlığın aslında hayatlarımızdaki en değerli faktör olduğunu anladım.
- Kişisel farkındalığımı geliştirerek daha sağlam kararlar vermeye başladım.
- Özgürce dolaşabilmeyi, sevdiklerimiz ile yan yana olabilmeyi, spor yapabilmeyi, korkmadan sarılabilmeyi daha nice güzel aktiviteleri yapabiliyor olmanın bizler için ne kadar kıymetli olduğunu anladım.
Özetleyecek olursam,
Son 1,5 yıl içerisinde hem olumlu açıdan hem de olumsuz açıdan birçoğu durumun farkındalığını yaşadım.
Ve günün sonunda anladım ki, hayat çok kısa ve bizler korkmadan ideallerimizin ve hedeflerimizin peşinden cesurca gidebiliyor olmalıyız. Başarısız olmaktan korkmamalı aksine daha farkında bir birey olarak gayret ve çaba göstermeliyiz.
Unutmayalım!
Eğer kendimize inanıyorsak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir durum söz konusu değil. Şartlar neyi gerektiriyorsa ona uyum sağlayabilmeli ve ilerlemeyi asla ama asla bırakmamalıyız. İlerlemeyi bıraktığımız an unutmayalım ki sadece yerimizde sayıyor oluruz.
