Yüzümüzde Saklanmış Gerçek

Yüzümüzde Saklanmış Gerçek

Hayatımızda yer edinen insanları tanımak, kısa vadede oldukça zorlayıcıdır. Fakat yüz yapısına bakılarak yapılan değerlendirmeyle bu oldukça basit bir yöntemdir. Kökeni Antik Çin ve Antik Yunan tarihine kadar uzanan bu yöntem Doğu kültüründe  ‘ ilm-i sima ‘ olarak bilinirken günümüzde ‘ fizyonomi ‘ yüz okuma sanatı olarak karşımıza çıkar. İş dünyasında, emniyet güçlerinde, gizli istihbaratlarda, ikili ilişkilerde, psikolojik tanı ve incelemelerde oldukça yaygın kullanılan bir tekniktir.

Yüzlerimiz aslında bizim yansımamız, keşfedilmeyi  bekleyen saklı  kutumuzdur. Yaşadığımız anılar, kayıplarımız, sevinçlerimiz kısacası hayatımızdaki her olay yüzümüzün bir köşesinde gizlidir. Yüzümüz yaşadıklarımızla şekillenir, gelişir ve büyür.

Gözler; hayata karşı tutumumuzu, yaşadıklarımıza verdiğimiz tepkileri ifade eder. İçine kapanık, kendi hakkında pek konuşmayan, ciddiyete önem veren insanlar çukur göze sahipken küçük detayları bile önemseyen, titiz ve her koşulda kararlılığını koruyan insanların çoğunun gözleri yakındır. Büyük göze sahip kişiler genellikle çevresine karşı açık sözlü, nazik ve güvenilir; küçük göze sahip kişiler ise dışarıya kapalı, dikkati zor dağılan insanlardır. Kariyerimizde verdiğimiz kararlar, paranın bizim için ne ifade ettiği burun şeklimize yansır. Mesleki yaşamda her konuda  kendine güvenen, sosyalist insanlar geniş burun yapısına sahipken her durumda iplerin elinde olmasını isteyen, garantici olmaya çalışan insanlar dar burun yapısına sahiptir. Düşük buruna sahip insanlar kolay ve etkili iletişim kurabilirken yuvarlak burunlu insanlar paranın kaynağının başarı olduğunu, gerektiğinde cimri olmak gerektiğini düşünürler.

Çene yapısı kişinin kendini savunma tekniğine, yaşadığı olaylarda takındığı saldırganlık tutumuna göre şekillenir. En ufak acıma duygusu olmayan, yapılan işlerde otoriteyi sağlayan insanların çoğu geniş çeneye sahipken, kolay sinirlenen insanlar sivri çene yapısına sahiptir. Toplumda yokmuş gibi düşünen, hayır demeyi bilmeyen ve  çevresine boyun eğmiş insanların çoğunun çenesi boyunla doğrudan birleşikken çevresine boyun eğmeyen, zorluklarla mücadele edenlerin çenesi  dışarıya doğru çıkık bir yapıya sahiptir. Hayatta verdiğimiz kararları alırken sergilediğimiz tutum  kaşlarımızın yapısına yansır. Uzun kaş yapısına sahip kişiler zorluklara göğüs geren, yılmadan çalışanken ince kaş  yapısına sahip kişiler genellikle sahip olduklarından kolay vazgeçelebilen, rahatlığını ön planda tutanlardır. Yüzümüz duygusallık seviyemiz ve zihinsel yapımıza göre  şekillenir. Bulunduğu topluma karşı kibrinden ödün vermeyen insanlar uzun yüz şeklindeyken  her durumda  maddiyatını gözeten, eğlenceyi amaç edinmiş insanlar  çoğunlukla şişman yüz şekline sahiptir.

Yüz okuma sanatı ile elde ettiğimiz sonuç insanların belirli özelliklerini  kabataslak çözebilmemizi sağlarken  karakter yapısını tamamıyla ortaya koymaz, bazı durumlarda yanlış varsayımda bulunmamıza neden olur. Kısa vadede kurtarıcı olması sebebiyle kullanılabilir fakat uzun vadede insanları yakından tanımaya çalışmak bizim için daha doğru bir kaynaktır.

Kaynakça:

https://www.cnnturk.com/fotogaleri/yasam/yuz-seklinize-gore-karakter-analizi

https://www.haberturk.com/yasam/haber/29743-yuzde-yuz-karakter-analizi

https://www.neoldu.com/yuz-sekline-gore-kisilik-analizi-3520h.htm

https://www.haber7.com/yasam/haber/222936-karakter-tahlilinde-yeni-trend-yuz-okuma

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz