Cosmos Bir Uzay Serüveni – 1
İçindekiler
Cosmos Bir Uzay Serüveni – 1
Evren, insanoğlu varlığı boyunca bu gizemi çözmek için uğraştı ve uğraşmaya da devam ediyor. Bundan yaklaşık 13,8 milyar yıl önce gerçekleşen patlamanın ardından sayamadığımız ve gizemini çözemediğimiz galaksiler, gezenler, yıldızlar, karadelikler ve hatta başka evrenler (teori) bulunuyor. Şuan da gözlemlediğimiz kadarıyla 93 milyar ışık yılı çapında küre olan bir evren de trilyonlarca galaksi arasındaki Samanyolu Galaksi ‘sinde yaşıyoruz. Galaksimiz yaklaşık olarak 13,6 milyar yaşında ve 4.5 milyar yıl sonra başka bir galaksi ile çarpışarak görevini sona erdirecek. Güneşimiz 4,6 milyar yıldır, Dünya ise 4,5 milyar yıldır görevlerini yerine getiriyor. Bizler ise bu kozmik takvimin çok küçük bir zaman diliminde bulunuyoruz. Peki bizlerin sıfır noktası diye adlandırdığımız Big Bang yani Büyük Patlama nedir? Yazımızın devamında bunu konuşalım.
Big Bang Uzay’ın Doğuşu
Yıl 1915 dünyaca ünlü bir bilim insanı ortaya attığı fikirle uzay ve zaman algımızı tamamıyla değiştirdi. Tahmin edersiniz ki bu kişi Albert Einstein. A. Einstein’ın Genel Görelilik Teorisi bizlere evrenimizin statik olmadığını gösterdi. Evren hakkında pek çok şeyin gizem olduğu bu dönem de – uzayın genişleyip daralması konusunda gözlem bulunmadığı için- “ Kozmolojik Saat” adı verilen parametre evrenin enerjisini ve kütle çekimini yok sayarak evrenimizi statik kalmasını sağlıyordu
Takvim yaprakları 1929’u gösteriyordu, Edwin Hubble bizden uzaklaşan galaksilerin ışığının kırmızıya kaydığını keşfetti. Doppler etkisi olarak bilinen bu fikre göre bir nesne uzaklaştıkça yaydığı ışığın dalga boyu artar. Kırmızı ışık en uzun dalga boyuna sahiptir. Aynı zamanda bir nesne yaklaştığı zaman dalga boyu azalacağı için mavi renk görünür. Hubble bu keşfiyle Uzay’ın durağan değil hareketli olduğunu ve genişleyen bir yapısı olduğunu gözlemleyen ilk kişi oldu.

Hubble’dan 2 yıl kadar önce Belçikalı fizikçi ve papaz olan George Lemaitre, ı geriye saracak olursak evrenimizin tek bir noktada buluşacağı fikrini sundu.
Bilim insanları Büyük Patlama Teorisi’nden önce evrenin başlangıcına yönelik farklı teoriler vardır. Bu teorilerden en yaygın olanı Dengeli Durum Teorisi’dir. Bu teoriye göre; Evren içerisindeki maddenin yoğunluğu hep sabittir.
Büyük Patlama gerçekleştiği anda etrafa herhangi bir şey saçılmadı aksine patlamanın ardından uzay – zamanı oluşturarak şuan ki yaşadığımız evreni oluşturdu. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim, Büyük Patlama bir mekan değildir, zamansal bir olaydır. Büyük Patlama Uzay’ın içerisinde yaşanmadı, Uzay Büyük Patlama ile birlikte var olmaya başladı. Peki üzerinde yaşadığımız galaksiler nasıl oluştu.
“İki şey sonsuzdur: Evren ve insanoğlunun aptallığı.”
Albert Einstein
Uzay’ın Çocukları : Galaksiler
Evren’in daha ilk zamanlarında uzay yüksek ısıdan dolayı yoğunlaşarak kümeler oluşturması pek olağan değildi fakat evrenimiz genişleyip soğudukça gaz ve toz bulutları oluşmaya ve birbirleriyle etkileşime girmeye başladı. Bu maddeler zaman ilerledikçe daha da yoğun olmaya başladılar ve kendi Kütle Çekim Kuvvet’lerini oluşturarak Uzay da galaksileri doğurdular. Galaksilerin oluşumunu açıklayan iki tip model bulunmaktadır;
- 1-) Yukarıdan aşağıya ( Top-down): Çok büyük gaz bulutlarının kendi içine çökmesiyle galaksiler oluşmuştur.
- 2-) Aşağıdan yukarıya (Bottom-up): Küçük boyuttaki gaz ve toz bulutları çarpışarak birleşmiştir bunlar da galaksileri oluşturmuştur.
Galaksilerin doğuş hikayesi benzer olsa da var olduktan sonra göründükleri şekilleri farklıdır.
Uzay da farklı tipte galaksileri var olmasının nedeni en başından onu oluşturan gaz ve toz bulutunun açısal momentumuna bağlı olduğu düşünülmektedir. Galaksi eğer büyük bir açısal momentuma sahipse düz bir yapıya sahip olur, hızla dönen bir sistem sarmal galaksi oluşturma eğilimindedir. Küçük açısal momentuma sahip olduğunda galaksiler ise daha küresel bir yapıya (eliptik galaksi) sahip olmaktadır.

Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır.
Stephen Hawking
Galaksi Çeşitleri:
1) Sarmal Galaksiler (Spiral Galaksiler)
Sarmal galaksiler (spiral galaksiler), merkezinde yıldızların yoğunluğundan dolayı daha parlak, şişkin bir bölgeden ve bu bölgeyi çevreleyen sarmal kolların birleşmesi ile oluşur. Şişkin bölge daha çok yaşlı yıldızlardan bulunurken, sarmal kollar da genellikle toz, gaz ve daha genç yıldızlardan bulunmaktadır.

“Bilim gerçekten ilerici olan tek insan faaliyetidir. Olumlu bilgi cismi, nesilden nesile aktarılıyor. ”
Edwin Hubble
2) Eliptik Galaksiler
Eliptik galaksiler genellikle yuvarlak ya da oval biçimlidir. Bu tip galaksilerde genel olarak yıldızlar galaksi içerisinde düzgün bir şekilde dağılmıştır. Galaksinin yıldız yoğunluğu merkezi hariç her yerinde yaklaşık olarak aynı miktardadır. Bu tip galaksideki yıldızlar görece daha yaşlıdır. Evrende bilinen en büyük eliptik galaksiler ve iki milyon ışık yılı çapında olabilirken içlerinde bir trilyona kadar yıldız barındırabilmektedir bu galaksiler dev eliptik galaksiler olarak isimlendirilirler.

Tüm doğayı açıklamak herhangi biri için ve hatta herhangi bir çağ için bile çok zordur.
Isaac Newton
3) Merceksi Galaksiler
Merceksi galaksilerin şekli, sarmal ve eliptik galaksilerin karışımı diyebiliriz. . Tıpkı sarmal galaksiler gibi incedirler , döner bir diske ve merkezlerinde şişkin bir bölgeye sahiplerdir fakat sarmal kolları bulunmamaktadır.
/evrimagaci.org%2Fpublic%2Fcontent_media%2Fb90b0a6aba16c7cf85aa0668d7abdb01.png)
Matematikçiler, yalnızca insan dili henüz ifade edemediği yeni fikirlere sahip olduklarından daha da gurur duyabilirler.
James Clerk Maxwell
4) Düzensiz Galaksiler
Düzensiz galaksilerin belirgin bir şekli yoktur, farklı farklı şekillerde bulunabilirler ve biçimsizdirler. Bu tür bir biçimsizliğin nedeni ise genellikle kütle çekimsel tedirginlikler ya da çarpışmalardır.

Tabiatın kitabı, matematiksel sembollerle yazılmıştır.
Galileo Galilei
Uzay yolculuğumuz yeni başlıyor. Uzay serüvenimizin ilk durağını bu yazıyla bitirmiş olduk bir sonraki yazımız da “ Gezegenler ve Dünyamız Nasıl Oluştu” bunu anlatacağız. Kemerlerinizi sıkı tutun uçsuz bucaksız uzay boşluğun da öğreneceğimiz çok şey var.
Uzay’dan Öneriler
Youtube da ufak bir oynatma listesi hazırladım daha fazla bilgiye sahip olmak için izleyebilirsiniz.
