Severek Kullanacağınız 8 İngilizce Kalıp
Severek Kullanacağınız 8 İngilizce Kalıp
Severek Kullanacağınız 8 İngilizce Kalıp
- What’s done is done: Olan oldu bir kere!
Ee ne demiş atalarımız olmuşla ölmüşe çare yok. Bu durumda modumuzu düşürmeyip önümüzdeki maçlara bakacağız. İngilizcede de bunu whats done is done şeklinde dile getirebilirsiniz.
2. No More Mrs. Nice Guy: Efendilikte bir yere kadar!
Karşınızdaki fazla mı üstünüze geliyor ? Dilinizin ucuna geliyor da söyleyemiyor musunuz? Artık burama kadar geldi , yetti canıma efendilikte bir yere kadar diyorsanız işte bu deyim tam sizlik! Evet canım haklısın ,no more msr.nıce guy sonuçta.
3. Once Bitten Twice Shy :Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer!
Bir olaydan gerekli dersi aldığımızda ,bir daha yaparken daha temkinli oluruz. İngilizcede bu durum once bıtten twıce shy şeklinde kullanılıyor.
4. I smell a rat: Bu işte bir bit yeniği var!
Burnunuza kötü kokular geliyorsa evet doğru deyimi kullanıyorsunuz demektir. Şüpheli durumları tarif ederken genellikle biz bu işte bir bit yeniği var deriz bazen kötü kokular aldığımızı söyleyerek ifade ederiz ki İngilizcede de durum aynıdır.
5.Like Father Like Son: Armut dibine düşer!
İnsanlar çok yakınında bulunduğu kimselerin davranışlarını benimser, onlar gibi olur ki bu genelde ebeveynleri olur. Diğer insanlarda bunları fark eder ve aynı babasının oğlu veya annesinin oğlu derler. Haksız da sayılmazlar en nihayetinde armut dibine düşer!
6. Put Yourself In My Shoes:Kendini benim yerime koy
Bazen bazı durumlar da karşımızdakinin bizi yargılamadan dinlemesini ve anlamasını isteriz bizim halimizi de anlaması için söylenecek en iyi cümle de kendini benim yerime koy sen olsan napardın ? cümlesi oluyor sanırsam. Beklediğimiz azıcık empati çok şey değil.
7. Kick the Bucket: Tahtalı köyü boylamak!
Karikatürde de görüldüğü üzere İngilizcede ölüm manası birebir çevirirsek kovayı tekmelek anlamında kullanılıyor fakat Türkçede’ki karşılığı öbür dünyaya gitmek ,tahtalı köyü boylamaktır. Örnek vermek gerekirse;
- Its been said that the old man knew of a buried threasure, but he kıcked the bucket .
Yaşlı adamın gömülü bir hazineyi bildiği söylendi ama öbür dünyayı boyladı.
8. No Time Like The Present: Bugünün işini yarına bırakma!
Ertelemek kolaylık sağlıyor gibi gözükse de sadece anı kurtarıyor. Uzun vadede ise işlerin daha kötü bir hal almasına yol açıyor. En iyisi bugünün işini yarına bırakmamak. No time like the present!




