STRESLE BAŞ ETMENİN YOLLARI
İçindekiler
STRESLE BAŞ ETMENİN YOLLARI
STRESLE BAŞA ÇIKMAK
Bu yazımızda stresle başa çıkmak nasıl olur onu inceleyeceğiz. Stres hayatımınız bir parçası haline geldiğinde ancak sağlığımızı da etkilediğinde bizim için önemli boyuta gelir. Aslında ilk sinyallerini algıladığımızda bir şeyler yapmamız gerekirken, kendimizi işi biraz daha ertelerken, stresi derinlemesine yaşarken, düşüncelere boğulur gideriz. Aslında bizi strese sokan o durum değildir. Durumlar bizi strese veya üzüntüye itelemez. Bizi strese sokan asıl şey karşımızdaki herhangi birine söyleyeme cesaret dahi edemeyeceğimiz cümlelerdir. Biz o durumun ehemmiyetini, iradesini, duygu ve düşünceleri olan her varlık gibi zaten biliriz ama asıl problem işte burada devreye giriyor.

Kendimiz üzerinde kurduğumuz baskı ve tahammülsüzlük. Sanırım iki kelime seçecek olsaydım kesinlikle bunlar olurdu. Karşımızda iyi ya da kötü bir birey geldiğinde , hatalı durum söz konusu olduğunda bunun bir hata olduğunu ve çözüle bilirliğini karşımızdaki insana çoğu zaman hissettirir ve çözümler ararız. Bu durum bize geldiğin de peki neler oluyor? Tabii ki en küçük hata da dahi kendimizi yargılamaya ve başarısız olduğumuza kanaat getirmelerle, acımasız iç sesimizle boğuşuyoruz.
Karşımızdaki insana kötü dahi olsa yapmayacağımız her şeyi o halde neden en değerli varlık olan kendimize yapıyoruz?
Bu durumla nasıl yüzleşiriz? Bu durumu nasıl kontrol altına alır ve başa çıkmak için çözüm yolları ararız? İşte bu soruların cevabını stres durumunu inceleyerek ve en başta bu durumu kabullenip çaresizliğe düşmeden başa çıkmanın yollarını aramalıyız.
Stresin hayatınıza ilk girdiği an ne zamandı, hatırlıyor musunuz? Ya da mekân olarak neredeydiniz? Bir resim canlanıyor mu zihninizde? Peki o çok abarttığımız hangi durumun sonu o düşüncelerimizdeki gibi kötü bitti? Cevap vermek istiyorum, neredeyse hiç.
Neden olabilecek her şeyin en kötüsünü düşünüyoruz? Mükemmeliyetçiliğimizden mi yoksa hata yaptığımızda karşımıza birinin geçip bize kızacağından mı korkuyoruz? Kesinlikle o durumdayken bize oldukça acımasız davranan o kişiliğimizden, o durumdaki kendimizden korkuyoruz.
Şimdi işin daha yorumsuz gerçekleriyle söze girmek istiyorum. Stresle başa nasıl çıkarız bunu inceleyelim istiyorum ama söylemek istediğim öncelikli şey, yalnız değilsiniz hayatta mutlaka size büyük bir özveriyle yaklaşacak, bulunduğunuz sıkıntılı süreçte bu durumu nasıl güzelleştireceğinize dair sorularınıza cevap olacak kişi kendiniz ve size el uzatacak yetkili bireylere eskisinden çok daha yakınız. Yardım istemekten asla çekinmeyin, hayatta her şey bizler için.
STRESLE BAŞA ÇIKMAK
Bizi sürekli aşağıya çeken stresle nasıl başa çıkabiliriz? Değinmek istediğim ilk konu “Algılanan kontrol.”
- 1)ALGILANAN KONTROL
Yapılan çalışmalar algılanan kontrol eksikliğinin daha yüksek seviyedeki stresle bağdaştırıldığını gösteriyor. Doktor Robert Sapolsky bunu babunlar arayıcılığıyla açıklıyor. Onların da insanlara çok benzeyen hiyerarşik bir sosyal yapıları var. Kan örneklerini inceleyerek ve stres hormonlarının seviyeleri üzerine çalışarak, sosyal açıdan en aşağıda bulunan primatların, baştaki seçkin babunlara göre çok daha fazla stres içinde olduğu saptandı.
Benzer şekilde Whitehall araştırması esnasında İngiltere’de ofis ortamındaki konumuna göre insanlarda da aynı etkinin görüldüğü gözlemlendi. Fizyolojik açıdan güzel noktalara parmak basıyor. Vücudumuzun algılanmış tehditlere önceden belirlenmiş stres tepkilerini verdikleri biliniyor. Kontrol eksikliği de kesinlikle algılanan bir tehdit oluyor. Bu yüzden düşük sosyoekonomik durumun ve kontrol eksikliğinin stres arttırması kulağa çok mantıklı geliyor. Doktor Robert Sapolsky’ın buna karşılık bir önerisi var. Hayatınızın bu kontrolünün bir kısmını geri alabileceğiniz alanlara bırakın. Kendi kendinizin patronu olun. Bu belki futbol takımının antrenörü olmak, apartmanda yönetici olmak ve hatta bitirince kontrolün sizde olduğunu hissedeceğiniz, sizi strese sokan etkinliği planlamak olabilir. Yani planı yapan kişi sizsiniz, böylelikle kontrol sizde. Algılanan kontrol böylelikle stresle başa çıkmamızı sağlayabilir olabilir. Bir diğer önemli konu ise “iyimselik.”
- 2)İYİMSERLİK
Doktor Patch Adams 1990 filminde kesinlikle gülmemin en önemli ilaç olduğunun savunucusuydu. Bu nasihat muhtemelen saçma değil. Çoğu çalışma keyifli olmanın ve iyimserliğin stresi azalttığını ortaya koymuştur. Muhtemelen söylemesi kolay ama iyimser bir bakış açısı geliştirmek stresle baş etmenin harika bir yolu olabilir.
Algılanan kontrol ve iyimserlikten bahsettik. Bir sonraki ise” sosyal destek.”
- 3)SOSYAL DESTEK
Sosyal destek stresle baş etmenin diğer bahsedeceğimiz yöntemidir ve en iyi mekanizmalarından biridir. Çünkü derin bir bağlanmışlık, bu acılı ve zorlu hislerimizi paylaşmamızı sağlar. Bu hisler konusunda da yalnız olmadığımızı anlamamıza yol açar. Bu da kontrol ve iyimserlik algılarımıza katkı sağlayabilir. Aynı zamanda destekleyici topluluklar daha iyi bir yeme, egzersiz ve uyku düzeniyle de bağlantılıdır. Stresle baş etme konusunda olumlu verdiği araştırmalarla kanıtlanmış sosyal destek çeşitlerinin içinde evlilik, kedi, köpek gibi evcil hayvanlar ve yakın arkadaşlıklarda yer alıyor.
Sosyal destek, algılanan kontrol ve iyimserlik stresle başa çıkmada harika yöntemlerdir. Bu baş etme yöntemleri daha az stresli olmamızı sağlayabilir. Ama bazen strese neden olan şeyler kaçınılmaz olabilir. O zaman basitçe onları yönetmemiz gerekir. Bu yüzden basitçe stres yönetiminden bahsetmek istiyorum.
STRESLİYKEN ONU NASIL YÖNETEBİLİRİZ?
Bahsetmek istediğim ilk stres yönetim aracı “egzersiz yapmaktır.”
- 1)EGZERSİZ YAPMAK
Egzersiz yapmak kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskimizi azaltır. Çünkü egzersiz beyin damarlarımızı sağlamlaştırarak beynimizin, kalbimizin ve kan damarlarımızın daha sağlıklı olmasına katkıda bulunacaktır. Bu aynı zamanda Nörojenezi arttırarak, yeni sinir hücreleri üretilmesini sağlayacaktır. Ama bu iş üşenerek olmaz, her gün egzersiz yapmanız gerekir. Günde 20-30 dakika arası egzersiz yapmak kalp ve damarlarımızda istediğimiz etkiyi sağlayacaktır. Özellikle gerginliği azaltmak için yapılan düzenli egzersizin iyi bir şekilde planlanması gerekir. Bunu planlamanız gerekir çünkü bu egzersize vakit ayırmak için strese sebep olan çoğu etkeni bir kenara bırakmanız gerekecektir.
Egzersiz konusu bu şekilde bir diğer örnekten bahsedecek olursak bu da “Meditasyondur.”
- 2)MEDİTASYON
Meditasyon kalp atış hızımızı ve kolesterolümüzdeki kan basıncını yavaşlatmamıza yardımcı olucaktır. Lakin küçük bir not kaynaklar hala meditasyonun sürekli bir etkiye sahip olmasıyla ilgili şüpheli. Meditasyon yapmayı seçen insanların zaten strese daha farklı tepki verdiği açık. Ama yinede stresin kalp damarlarında yarattığı etkiye harika sonuçlar veriyor.
Listemizde dini inanışlar ve inançlarda mevcut.
- 3)DİNİ İNANIŞLAR/İNANÇLAR
Stres yönetiminin dini inanış ve inanç kısmı daha yaygın ve sağlıklı bir yaşam biçimiyle ilişkilendirilebilir. Çünkü çok miktarda alkol ve tütün kullanımı dünyanın çoğu büyük dini tarafından hoş karşılanmıyor. İnanca dayalı stres yönetiminin bir diğer bölümü de ibadet edilen yerlerle ilişkilendirilen sosyal destek oluşturuyor. Bunu da stres yönetimi listemize eklemek mantıklı olacaktır.
Bahsedeceğimiz son konu ise “zihinsel esneklik.”
- 4)ZİHİNSEL ESNEKLİK
Zihinsel esneklik bir an durup strese yaklaşımımızı yeniden gözden geçirmemizi sağlar. Eğer strese yakalamışımız bir işe yaramıyorsa yani.
Bakış açımızı değiştirmek; vücudumuzun bizi stres eden şeyleri algılaması, bizi neyin strese soktuğunu anlamamız ve strese ne şekil tepki verdiğimiz konusunda büyük bir fayda sağlayacaktır.
Genelde bu durumda bizi kısıtlayan tepki akıl kısmıdır. Dışarıdan alacağımız destekle beraber bu konuya yoğunlaşmak iyi bir yöntem olabilir. Bu kişi psikolojik sağlık hizmetleri konusunda profesyonel eğitim görmüş biri olabilir. Zihinsel esneklikte stres yönetimi bölümümüzde bu şekilde yer alacaktır.
Böylelikle stres konusunda odaklanabileceğimiz 4 güzel alan var. Bunlar strese sebep olan etken direkt oradayken çok işimize yarayabilir. Yukarıda da stresle baş etme konusunda yardımcı olabilecek 3 alan var. Bunlar da umarım ki hayatımızdaki stresi azaltmada yardımcı olacaktır.
Bu söylediklerimden ziyade Saygı değer Doğan CÜCELOĞLU’nun kıymetleri sözlerini içeren “Çağımızın hastalığı stres” adlı videosunu sizlerle paylaşıyorum.
