İçindekiler
1 Kitap 1 Film 1 Tedx
1 Ferrarisini Satan Bilge

Robin S. Sharma’ nın yazdığı ve ilk olarak 2005 yılında basılan ‘Ferrarisini Satan Bilge’ adlı kitap tam bir kişisel gelişim kitabıdır. Kısaca özetlemek gerekirse baş karakterimiz Julian Mantle, ellili yaşlarda ve aynı zamanda ülkenin en ünlü avukatlarından biridir. Mesleğindeki başarısının yanında, hayatında sahip olmak istediği herşeye de sahiptir. Başarılı bir kariyer, beraberinde gelen şöhret, para ve ek olarak özel bir jet, ada ve tabiki kitaba da ismini veren kırmızı bir Ferrari. Julian yoğun iş temposuyla çalışmakta fakat sağlığını pek önemsememektedir. Ve bir gün bir duruşmasında kalp krizi geçirir. Hastanede gördüğü tedaviden sonra bir anda ortadan kaybolur. Sahip olduğu her şeyi satar. Ferrasi’ ni bile ve seyahat etmek için Hindistan’ a gider.
Yakın arkadaşı olan John bir gün Julian Mantle’ ın ofisinin kapısını çalar. John gördükleri karşısında şaşırır. Julian, çok değişmiştir. Gençleşmiş adeta otuzlu yaşlarında gibidir. Julian üç yıl boyunca başına gelenleri arkadaşına anlatır:
Hindistan’ da Himalayalar’ da yaşayan Sivana Bilgeleriyle tanışmak için zorlu bir yolculuk yaptım. Bu yolculuğum sonunda elinde bir sepet ve sepette çiçekler olan bir adamla karşılaştım. Bu Sivana Bilgeleri ile ilk karşılaşmamdı. Bilgeye başımdan geçenleri anlattım. Bilge adamın adı Yogi Raman’ dı. Beraber Yogi Raman’ ın köyüne gittik ve diğer bilgelerle tanıştık. Üç yıl boyunca bilgelerin yaşamına uyum sağladım ve onlar gibi yaşamaya çalıştım.
Yogi Raman bana bir hikâye anlattı. Hikaye aydınlanmış bir yaşama ulaşmanın yedi erdemini anlatıyor. Hikaye şöyle: Mükemmel verimli ve yemyeşil bir bahçede oturuyorsun. Bahçenin tam ortasında altı kat yüksekliğinde bir deniz feneri var. Az sonra fenerin giriş kapısı açılıyor ve içeri bir Japon sumo güreşçisi giriyor. Belinde ise pembe bir kordon mevcut. Sumo güreşçisi yerdeki altın kronometrenin üzerine basıp ve düşüyor. Kendinden geçince oradaki sarı güllerin mis kokusuyla kendine geliyor. Kendisini toplar toplamaz ayağa kalkıyor. Bahçenin en uzak köşesinde onlarca parlak elmas kaplı bir patika bulunuyor. Patikadan yürümeye başlıyor ve bu yol onu bitmek bilmeyen sevinç ve sonsuz mutluluk yoluna götürüyor.
Hikayede bahsedilen bahçe, fener kulesi, sumo güreşçisi, pembe kuşak, kronometre, güller ve patika aydınlanmış bir yaşam için gerekli olan yedi erdemi kapsamaktadır.
Bahçede anlatılmak istenen insanın zihin yapısıdır. İnsan zihni bir bahçeye benzer. Bir bahçeye ne kadar bakılırsa o kadar verim alınır. Bu bahçenin kaygılarla kirletilmesine izin vermemeliyiz. Olumsuz düşünceleri zihnimizden uzaklaştırmalıyız. Çünkü bilmeliyiz ki yaşam kalitemizi zihnimizdeki düşünceler belirler ve karşımıza çıkan her engel aslında kişisel gelişimimiz için bir fırsattır.
Deniz feneri ile anlatılmak istenense, yaşamımızda bir amacımızın olmasıdır. Kişisel, mesleki ve zihinsel olarak hedef belirlemek ve bunları gerçekleştirmek için sürekli çabalamak zamanla tatmin sağlayacaktır. Bu yüzden belirlediğimiz hedefleri gerçekleştirmek için gerekli olan cesarete sahip olmalıyız.
Sumo güreşçisi ile ifade edilen hedeflerimize ulaşmak için gerekli olan güç, disiplin ve kararlılıktır.
Pembe kordon ise disiplinli yaşamın sembolüdür. Pembe kordon, birbiri üzerine örülmüş küçük tel parçalarından oluşmaktadır. Tek tel parçası yalnız başına hiçbir anlam ifade etmez. Eylemlerimiz ve kişisel disiplinimiz zamanla gelişir ve aynı pembe kordon gibi birleşerek sağlamlaşır. İç disiplini geliştirmek ise yaşamımızın daha kaliteli devam etmesini sağlar.
Kronometre tabiki zamanı temsil etmektedir. İnsanın sahip olduğu zaman en değerli şeylerden biridir. Zamanı kontrol etmek, önceliklerimizi belirleyerek dengeli planlama yapmak daha kaliteli bir yaşam için oldukça önemlidir. Zamanı kontrol etmek aslında yaşamı kontrol etmektir.
Sarı güller ile anlatılmak istenen etrafa güzel kokular saçan güller misali hiç bir karşılık beklemeden başkalarına yardımcı olmaktır. Başka insanların yaşantısını yüceltmek, kendi yaşantımızı da farkında olmadan yüceltecektir.
Son olarak elmas kaplı patika ise yaşadığımız anı temsil eder. Gelecek kaygılarını bir kenara bırakmamız gerektiğini ve sanki her günümüzü son günümüzmüş gibi yaşamamız gerektiğini ifade eder.
Kişisel gelişim yolunda, ışık saçan yaşamın on ritüeli olarak adlandırılan ilkeler ise:
▪️Yalnızlık ritüeli,
▪️Fiziksel ritüeli,
▪️Yaşam gıdası ritüeli,
▪️Bereketlu bikgi ritüeli,
▪️Kendin hakkında düşünme ritüeli,
▪️Erken uyanma ritüeli,
▪️Müzik ritüeli,
▪️Ahenkli karakter ritüeli,
▪️Sadelik ritüelidir.
. . .
Benim gibi olur da bir yerde denk gelirseniz asla kaçırmadan alın ve okuyun derim. ?
2 Steve Jobs
2015 yılında gösterime giren film Apple kurucusu Steve Jobs’un hayatını ele almaktadır. Baş rolün oyuncusu Michael Fassbender’ dır. Ayrıca film Amerikan yapımı biyografik bir drama filmidir. Senaristliğini Aaron Sorkin, yapımcılığını Scott Rudin ve yönetmenliğini ise Danny Boyle yapmaktadır.
Toplam hasılatı 34.4 milyon $ olan film en fazla ciro yapan film olarak da anılmıştır.
Film Steve Jobs’un çalışma hayatını üç bölümde anlatır. İlk bölümde Jobs ve pazarlama yöneticisi Joanna Hoffman’ın ilişkilerini ve 1984 yılındaki Apple Macintosh’un yapımından önceki sorunlar anlatılmaktadır. Filmin ikinci bölümünde Jobs’un 1988’de NeXT bilgisayarların kurulumu için hazırlık yaptığı görülür. Üçüncü bölümde ise Jobs 1998’de iMac’ın tanıtımına hazırlanmaktadır.
Jobs bilgisayar istediği gibi olmayınca mühendis Andy Hertzfeld’ dan yardım ister. Bu arada Jobs, Time dergisinin, eski kız arkadaşı Chrisann Brennan ile maruz kaldığı babalık tartışması hakkında yazdıklarıyla gündeme gelmiştir. Gündem şu şekildedir: Jobs, Brennan’ın kızı Lisa’nın babası olduğunu yalanladı. Brennan, Lisa ile karşılaşması için Jobs’un karşısına çıkar ve Jobs babalığı yine reddedeceğini fakat Lisa’ya daha fazla para ve bir ev vererek anlaşmak istediğini söyler. Lisa da bu teklifi kabul eder. Apple ortak kurucusu Steve Wozniak, Jobs’a Apple 2 bilgisayarını kabul edecek misin diye sorar fakat Jobs bilgisayarı yine reddeder. Geçmiş zamanda, iki tane Apple 2’ nin oluşturulduğunu gösteren bir sahnede Wozniak’ın ürünün yapılma fikrinin başarılı olduğunu dile getirir. Sonra Jobs, CEO John Sculley ile şirket politikalarını tartışır; Jobs’un evlatlık çocuğunu kabul etmesi gerektiğini söyler.
Macintosh bilgisayar beklentilerini karşılayamaz ve başarısız olur. Ve sonra şirket Jobs’u yerinden etmek için çalışmalarına başlar. Sonra NeXT kurulur. Bu arada Jobs kızı Lisa ile vakit geçirir ve onu kabullenmeye başlar. Lisa annesi ile anlaşamaz ve Jobs, Brennan’ı hatalı davranmakla ve Lisa’yı kendisinden para almak için kullanmakla suçlar. Wozniak Jobs’a destek vermek istemez. Jobs rolünü Wozniak gibi ”müzisyenleri” yöneten bir orkestra şefine benzetir. Mühendis Hertzfeld, Jobs’a, Apple’ın NeXT’i işletme düzeni için satın aldığı ve Jobs’un CEO olarak atanacağını dile getirir. Sculley hikâyenin gelişimini ilgi çekici bulur ve Jobs’u kovar. Bu arada, Hoffman ve Jobs NeXT’in belirsiz yönetimini tartışırlar; Hoffman, Jobs’un aslında Apple’ı, şirketi satın almaya ikna etmek için bilgisayarı tasarladığının farkına varır.
Son bölümde ise Apple düşmeye devam eder; şirket Sculley’i kovar NeXT’i satın alır ve Jobs’u CEO olarak atar. Şirket bilgisayarı onarmıştır. Jobs, Lisa’nın evi satmak için annesine izin vermesinden ve Jobs’un onlar için o evi satın almasından sonra genç Lisa ile tartışır. Hertzfeld, Lisa’nın okul parasını ödediğini söyler. Wozniak bir kere daha Jobs’a Apple 2 ile ilgili soruyu soruyor, Jobs tekrar reddeder. Jobs’un Lisa ile arasını düzeltme ısrarı Hoffman’ı öfkelendiriyor. Jobs, Lisa’dan geçmişteki hataları için özür diler. Film Lisa’nın babasını iMac’ı sahnede tanıttığı sırada izlerken biter.
3 Geleceğin Güçleri, Suçları ve Aşkları / Dr. Sertaç Doğanay / TedxMETUAnkara
Gelişen teknoloji ve artan dijital veriler sayesinde insan yaşamı gerek olumlu gerekse olumsuz şekilde etkilenmektedir. Bu etkileri Dr. Sertaç Doğanay çarpıcı örneklerle açıklamakta ve dijital verilerin hayatımızı gelecekte ne denli şekillendireceğini açıklıyor.
Dr. Sertaç Doğanay; öğretim görevlisi, danışman ve aynı zamanda da girişimcidir. İstanbul Tıp Fakültesi’ nden mezun olduktan sonra ilaç sektöründe çalışmış, birçok firmada pazarlama, satış ve iletişim alanlarında üst düzey yöneticilik yapmıştır.
2013 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde dijital pazarlama iletişimi dersleri vermeye başlamış ve halen de devam etmektedir.
Social Touch isimli ajansı kurarak, gerek sağlık gerekse ilaç sektörüne dijital pazarlama hizmeti sunmayı hedeflenmiştir.
Aynı zamanda inovasyon ve dönüşüm konularında Marketing Türkiye ve Digital Age’te köşe yazarlığı yapmaktadır.
Tedx konuşmasında ise kullandığımız telefon veya bilgisayarın, hatta gelecekte evlerimizde yer alacak akıllı elektronik aletlerin, kişisel verilerin güvenliği konusunda bizleri fazlasıyla endişeye düşüreceklerini ve bunlara karşı alınan önlemlerin halen daha olmadığını; devletlerin artık saldırıları fiziki olarak değil de oturdukları yerlerden ve dünyanın herhangi bir yerinden siber saldırı olarak yaptıklarını ifade etmiştir.
Kullanılan parolaların daha karmaşık olması gerektiğini vurgulamış; bluetooth ların açık bırakılmaması gerektiğini söylemiştir.
1990 yılında dünyada günlük olarak üretilen veri miktarı 20 GB iken 2020’de dünyada her gün üretilen veri 2.5 Exabyte yani 2.5 milyar GB’ tır. Aynı şekilde bir kişi 2010 yılında 1 dakikada 85 dijital veriye maruz kalırken; 2015’te bu sayı 218’ e yükselmiş; 2020’de 601 dijital veriye maruz kalırken; 2025 yılında 1 dakikada maruz kalınacağı düşünülen dijital veri 4.785’tir.
Bilimsel araştırmalar ile şirketler büyük verileri ayrıştırarak hedef kitleleri hakkında bilgi sahibi olabilmekteler. Keza özel hayatımızda da yüzyüze görüşmeler yerini sosyal mecralarda tanışmalar almıştır.
