1 TEDX 1 BELGESEL 1 FİLM
İçindekiler
Bir Oğul – Alejandro Palomas
Kendi hâlinde bir çocuk olan Guille, okuldaki tek arkadaşı Nazya ile sene sonu için bir gösteri hazırlamak ister. Büyük bir gizemin kapısını aralayan bu hazırlık, psikolog Maria ile yollarının kesişmesine de neden olur. Yüzünden eksik etmediği gülümsemesinin ardında pek konuşmayan babası ve uzaktaki annesiyle yaşadığı sorunları saklayan Guille, şimdi herkesin hayatını değiştirecek bir gösteri için sahneye çıkmak zorundadır! İçinize dokunacak, duygu yüklü ve sıra dışı bir kitap.
Marilyn Monroe Kasetlerdeki Sırlar
Sinema efsanesi Marilyn Monroe’nun ölümünün ardındaki gizemi araştıran bu belgesel, sanatçının yakın çevresinin daha önce yayınlanmamış röportajlarına yer veriyor. Canınız neyi isterse izleyin. John Huston ve diğer isimlerle yapılan röportajlar, yıldızın hayatı ve zamansız ölümüyle ilgili parçaları birleştiriyor.
Bir filme “Marilyn Monroe’nun Gizemi: Duyulmamış Bantlar” adını verirseniz, işiniz en azından dinlemeye değer bir şey sunmaktır. Netflix’in gerçek suç (ya da suça benzer) hikayeleri kataloğuna en son eklenen Emma Cooper tarafından yönetilen bu belgesel, Marilyn Monroe’nun 1962’de aşırı dozdan ölümünü çevreleyen bir tür komployla başlıyor. Ama çoğunlukla film, Monroe’nun hayatıyla ilgili yerleşik gerçeklerin ve iyi dolaşan söylentilerin banal bir tekrarını sunuyor.
Söz konusu kasetler, İrlandalı gazeteci Anthony Summers’ın Monroe’yu araştırırken kaydettiği röportajlar; 1985 tarihli “Tanrıça: Marilyn Monroe’nun Gizli Yaşamları” kitabında sonuçlarını yayınladı . Film versiyonu, diğerlerinin yanı sıra John Huston, Jane Russell ve Billy Wilder’ın gerçek seslerini, aktörlerin anılarıyla dudak senkronizasyonu olarak duymanın görünürdeki avantajını ekliyor – ki bunlar yine çoğunlukla dipnotlar.
The Intern
Çalışmak ve sevmek temalı olan bu filmde iş-yaşam dengesi için beklenmedik rehber haline gelen Ben Whittaker karakteriyle filmi izlerken pek çok yerinde istemsiz bir şekilde empati kurdum. Ama şimdi empati yapacağım karakter genç yaşta kariyer basamaklarını hızla tırmanan ve sosyal hayat-iş hayatı karmaşasında kaybolmaya yakın, iş yapma şekliyle ilgili olarak yüksek derecede hesap verebilirlik ve dürüstlük sergileyen Jules Ostin’dir. Çünkü bu karakter belki de benim gelecekte iş hayatında yaşayabileceğim problemleri onun gözünden görmemi sağlayacaktır. Aynı zamanda girişimciliğe de ilgim olduğu için bir girişimci kadının özel- iş hayatı konusunda denge kuramaması -girişimcilerin en önemli problemlerinden olan bu durumun eğer çözüm bulunamazsa nasıl daha da karmaşıklaşacağı çok iyi betimlenmiş- ve bununla ilgili yaşadıkları fakat filmin sonlarına doğru bu durumu düzeltme çalışmaları Jules’u bir kere daha kendime yakın hissetmeme sebep olmuştur.
Jules Ostin, film boyunca bana kadınların ne kadar güçlü olduğunu, başta pek ciddiye almadığı stajyerleri ilk başta Ben’i hafife alıyor ve onun katkıda bulunabileceği şeyleri hafife alıyor ve aynı zamanda asistanını da hafife alıyor. Ama bunu De Niro’nun yardımıyla çabucak düzeltiyor. İnsanları gerçekten tanımada çok zekidir. İlk kez izlediğim bir film oldu ama ilham almam gerektiğinde izleyeceğim ilk filmlerden birisi oldu. Empati kurmak için öncelikle karşımızdaki kişinin içinde bulunduğu duygu ve düşünceyi hakkıyla kavramak gerekir. Jules’in gözünden olanları izlemek kriz yönetimi, konu gündem yönetimi gibi konularda ben de en azından neler yapmam gerektiği konusunda bir fikir uyandırdı.
İş ve nesiller arası dostluk hakkında pek çok dram ve güzel hisler barındıran bu filmde; Monotonlaşan yaşam düzeni ve İşin Kişiyi Tüketmesi, Zaman Problemi, Kariyer Planı ve Önündeki Engeller, Patronunuzun Sizi Takdir Etmemesi, İş Yerinde İletişim, İş Arkadaşlıkları ve Özel Hayat Gizliliği, Bir Sorun Karşısında Önce Derin Bir Nefes Almak, Ofis Ortamında Sorun Çözücü Bir Rol Benimsemek, Hayatın İşinizden İbaret Olmadığını da Bilmek, Güçlü Bir Kadın Örneği Teşkil Etmesi ve Hayallerinin Peşinden Gitmesi, Yeni Bir Şey Öğrenmek İçin Asla Geç Değildir, Çalışanlara Karşı Erişilebilir Olmak konularından etkilendim.


