Kadına Ekonomik Şiddet

Bu poster kadının gücünü, zorlukları alt edebileceğini, kadınların çalışma hayatında yer alabileceğini gösteren, özellikle ‘Kadınlar Günü’nde’ sıkça kullanılan görseldir. Fakat gerçek şudur ki, ikinci dünya savaşında erkek nüfusunun azalması ile kadınların istihdama çağrılmasını ifade ediyor. Savaş bittiğinde ise Marilyn Monroe gibi  seksapalitesi olan afişler yer alıyor. Çünkü artık kadın evine dönmesi gerekir, erkeklere ve ailesine yükümlülüklerini gerçekleştirmelidir. Görevi bitmiştir…

Kadının özel hayatında veya sosyal hayatında; fiziksel, cinsel ve duygusal olarak yansıyan türlü şiddet kaynakları vardır. Şiddet kaynaklardan biri de ekonomik şiddettir. Kadını bağımlı ve fakir hale getiren, ekonomik kaynakların ve paranın kadın üzerinde bir yaptırım, tehdit ve kontrol aracı olarak kullanıldığı bir şiddet kaynağı…

Kadına ekonomik şiddet nasıl gerçekleşmektedir?

  • Kadının çalışmasına izin vermeme,
  • Zorla çalıştırma,
  • Kadınları düşük gelirli işlere, kötü, statüsü düşük işlere mahkum bırakma,
  • Çalışıyor ise onu zor durumda düşürecek davranışlarda bulunma,
  • Çalışma hayatından yükselmesine engeller koyma (erkek egosu veya cam tavan sendromu gibi…),
  • Kadının gelirine el koyma,
  • Para harcama özgürlüğünü kısıtlama,
  • Az para ile yetinmeyi isteme,
  • Kadınları, çocuklara ve yardıma muhtaç hasta ve sakatlara bakmakla yükümü tutma,
  • Mirastan yoksun bırakma,
  • Boşandıktan sonra nafaka ödemeyerek onu mağdur etme gibi…

Kadına uygulanan ekonomik şiddet sadece kadınlarda değil ailelerde ve sosyal yaşamın farklılaşmasında önemli etkiler yaratmaktadır. Bu etkiler:

  • Kadına uygulanan ekonomik şiddet kadında stres, gerginlik ve huzursuzluk yaratmaktadır. Bu da fiziksel şiddet uğramalarına sebep olmaktadır. Eşinden fiziksel şiddet gören kadın ailesine ve topluma katkı sağlayamamaktadır.
  • Ekonomik anlamda güçsüz kadınlar kendinden büyük ya da değer görmeyeceği sosyo/ekonomik olarak güçlü bir erkeği tercih edebilmektedirler. Bu da cinsel istismarı ve mutsuzluğu getirmektedir.
  • Ekonomik gücü ve yetkinlikleri olamayan kadınlar bedenlerini ticari anlamda kullanmaya başlayabilirler. Bu durum kadının biyolojik ve psikolojik bozulması haricinde toplum sağlığı açısından da tehlike (HIV) oluşturmaktadır.

Kadın ve erkek anayasal olarak eşittir. Tabi ki toplumsal olarak bilicimiz hala daha değişmiş/gelişmiş değil. Kadınların ekonomik hayata atılmaları (kendi rızaları ile) üzerinde durulmalı, daha çok araştırmalara konu olmalı ve araştırmayla kalmayıp bir politika haline getirilmesi oldukça önemlidir. Hükümetlere, işverenlere ve ailelere bilinç kazandırılmalıdır. Toplumun temel taşı olan kadınların ekonomik olarak özgürleşmesi, gelecek nesiller ve ekonomik kalkınma için büyük katkı sağlayacağı yadsınamaz bir gerçektir.

Kaynaklar:
Boyraz, B., & Cantürk, A. (2014). Amerika Birleşik Devletleri Örnekleminde İkinci Dünya Savaşı Dönemi Askeri Propaganda Posterleri. Journal of International Social Research7(33).
Can Gürkan, Ö., & Coşar, F. (2009). Ekonomik Şiddetin Kadın Yaşamındaki Etkileri.
Gökkaya, V. B. (2011). Türkiye’de Kadına Yönelik Ekonomik Şiddet.

1 yorum
  1. Tufan diyor

    Yerinde tespitler. Kutlarım.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz