Covid 19 Aşıları Hakkında Bilgiler

Covid 19 Aşıları Hakkında Bilgiler

Hepimizin bildiği gibi küresel bir salgınla karşı karşıyayız. Dünyada ve yaşamımızda birçok olumsuz duruma neden olmakla birlikte hem psikolojik hem de fizyolojik olarak sağlığımızı geri dönüşü olmayacak bir şekilde etkilemiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda insanların kendilerini  koruması için çeşitli önlemler ortaya konmuştur. Bu önlemlerin en önemlisi uzun vadede korunmayı sağlayan aşı olmaktadır. Fakat aşılar hakkında dile getirilen doğru olmayan haberler, yanlış bilgilendirmelerle kişi aşıyı güvenli görmüyor ve içinde bulunduğu toplumun sağlığını tehlikeye atıyor. Bu yüzden mevcutta üretilen aşıların özelliklerinin yanında yan etkilerinin de iyi bilinmesi gerekir.

Yapılan aşıların üretim aşaması, dağıtımı, saklanma koşulları ve maliyeti başta olmak üzere; aralarında belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Biontech-Pfizer, Moderna gibi aşılarda  virüsün tamamı yerine genetik bilgisini taşıyan RNA’ da bulunan önemli bir kısım  insan vücuduna enjekte edilir. Bu yüzden RNA tabanlı olarak sınıflandırılır. Bu tip aşılar virüslerin sadece genetik kalıtımı kullanılarak üretildiği için hem kolay hem de düşük maliyetle elde edilmektedir. Fakat daha önce kullanılan bir yöntem olmamasının yanında virüsün tamamı yerine küçük bir parçasının kullanılmış olması, etkisi bakımından net bir sonuç verememektedir.

Çinli bilim adamları tarafından ısı, kimyasal ve radyasyon yoluyla virüslerin kendilerini kopyalayarak çoğalmasını engelleyen, inaktif bir yöntemle üretilen farklı bir aşı çeşidi ise Sinovac‘ tır. İnaktif aşılar, çocuk felci ve grip aşılarında uzun süredir kullanıldığı için güvenilir metottur. Fakat vücudumuzda virüslerin ortaya çıkması engellendiği için bağışıklık sistemi daha geç tetiklenir ve buna bağlı olarak kişinin daha fazla doz alması gerekir.

Viral  vektör tabanlı aşıların üretilmesinde ise benzer gen teknolojisi kullanılır ancak virüsten alınan enjekte edilecek kısım başka bir virüsün içine yerleştirilerek vücuda aktarılır. Sputnik V ve Oxford/Astrazeneca en bilinen örneklerindendir. Ayrıca Çin aşısından farklı olarak vücudumuza zayıflatılmış virüs aracılığıyla aktarılan özel antijenlerle  vücudumuzun tepkisi daha hızlı bir şekilde ortaya çıkarken tek doz sayesinde uzun süreli bağışıklık elde edebiliriz.

RNA tabanlı aşılarda kısa zamanda daha fazla üretim yapabilmemizi sağlayan inanılmaz bir teknoloji mevcutken viral vektör aşıların üretim sürecinde geleneksel aşılarda olduğu gibi canlı hücreye gereksinim duyulduğu için hammadde bulma konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. RNA  değişken yapılı olduğu için dış etkilerden daha hızlı ve kolay bir şekilde etkilenme potansiyeline sahiptir. Bu yüzden Pfizer ve Moderna gibi aşıları daha uzun süre muhafaza edebilmek  için normal soğutucular yerine -20 veya  -70 dereceye kadar düşürülebilen soğutucularda saklamak gerekir. Fakat Sputnik V ve Oxford/Astrazeneca aşıları için bu durum geçerli değildir, normal saklama koşullarında tutularak uzun vade de kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Maliyet kısmında ise aşının sahip olduğu özelliklerle birlikte üretim yerinden kaynaklı değişiklik görülmektedir.

Aşı sonrası enfeksiyon bölgesinde ağrı görülmesi, aniden gelen yorgunlukla birlikte kendini halsiz hissetme, baş ağrısı, kas ağrısı, eklem ağrısı, ateş, bulantı, ve lenf düğünlerinde şişme gibi  vücutta görülen bazı reaksiyonlar ilk üç gün içerisinde ortaya çıkabilecek olası reaksiyonlar arasında görülmektedir. Vücutta görülen bu ani değişimler kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber kişinin yaşadığı çevreye bağlı olarak da değişiklik göstermektedir. Bu reaksiyonların ortaya çıkması hem aşının vücudumuza tesir ettiğini hem de  bağışıklık sistemimizin aşıya tepki vererek antikor üretmeye başladığını gösterir.

Vücutta görülen bu değişikler genelde orta dereceli hissedilirken aşı olduktan kısa bir süre sonra ortadan kalkar. Fakat tat veya koku kaybı, solunum yolları sorunları ve göğsünüzde oluşan baskı sebebiyle soluk alıp vermede zorlanıyorsanız bu durum aşıyla ilişkili olmamakla beraber sizin hasta olma ihtimalinizi ortaya koymaktadır. Ayrıca aşılanmadan 2 hafta veya daha uzun süre geçtikten sonra aşının belirtilen yan etkilerini taşıma ihtimalimiz çok düşüktür. Bu yüzden olası reaksiyonlar gerçekleştirdiği takdirde kişinin COVID-19 olma ihtimali oldukça yüksektir. Aşılanma korunmanın en etkili şeklidir. İnsanlar hem kendini hem de yaşadığı toplumu koruması için bunu bir sorumluluk olarak görmeli ve aşı olmalıdır. Biliyoruz ki ne kadar çok kişi aşılanırsa, bu salgını o kadar çabuk geride bırakabilir ve önceki normalimize daha kolay bir şekilde dönebiliriz.

Kaynakça:

https://www.mayoclinic.org/coronavirus-covid-19/vaccine/comparing-vaccines

https://www.yalemedicine.org/news/covid-19-vaccine-comparison

https://www.healthline.com/health-news/allergies-or-covid-19-vaccine-side-effect-how-to-tell-the-difference

https://www.wtkr.com/news/covid-19-vaccines-side-effects-and-how-they-compare

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33629336/

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz