Kariyer Planlamada Farklı Tasarımlar: Alternatif Kariyer

kariyer planı
Spread the love

Hangi mesleği ya da işi seçerseniz seçin yaşam her zaman seçenekler ve fırsatlar ile doludur.

Bir mesleki eğitim ya da yükseköğrenim programını tamamlamak mesleğe başlangıcın kuşkusuz ilk adımıdır. Örgün eğitim imkânlarından yararlanamamış ya da eğitimden mezun olmadan ayrılmış bireylere uygulanan yaygın eğitim ile de bir mesleğe adım atmak mümkündür.

İş, meslek ve kariyer kavramları çoğunlukla iç içe geçmiş görünmekte ve karıştırılmaktadır. İş; özel bir çalışma alanındaki görevleri tanımlar. İş, mesleki bilgi ve becerilerin uygulamaya konmasını ifade eder. (Yeşilyaprak, 2012)

 Meslek; Bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, diğer insanlara yararlı bir hizmet ya da ürün sağlamaya yönelik olan, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan bilgi ve becerilere dayalı etkinlikler bütünüdür. ( Kuzgun, 2014).

Burada en fazla yer vereceğimiz kavram olan Kariyer ise bir ömür boyu yaşanan olaylar dizisi, bireyin meslek ve diğer yaşam rollerinin birbirini etkilemesi ve izlemesi sonucu oluşan genel örüntü ve gelişim çizgisinde, özellikle iş ve mesleğe ilişkin rollerinde ilerleme, duraklama ve gerilemeleri de içeren bir süreçtir. (Yeşilyaprak, 2012). Kariyer süreci yaşam boyu devam eden bir yolculuk olması nedeniyle bir mesleği seçmekle ya da mesleğe girmekle tamamlanmaz. O halde kariyeri kendi çabalarımız ile oluşturduğumuz, zaman içinde gelişimler ya da düşüşleri de içeren, bazen yeniden yapılandırdığımız ya da düzenlediğimiz, daha çok kişiye bağlı bir süreç olarak değerlendirebiliriz. Dolayısıyla kariyer sahibi olmak yükselerek giden bir başarı grafiğinden öte kişisel donanıma, fırsatların değerlendirilebilmesine ve yeterliliklerimizin ne ölçüde farkında olduğumuza göre şekillenen bir yolculuğu ifade eder. Aynı zamanda kayıplarla başarısızlıkları da içerir.

Kariyer gelişim sürecinde etkili temel faktörleri, kişilik özellikleri, yetenek, ilgi, meslek değerleri ve sosyoekonomik koşullar olarak değerlendirilebiliriz.

Kişilik, bireylerin doğuştan getirdikleri özellikleri barındırmakla birlikte çevresel koşulların etkisiyle şekillenmektedir. Kardeşlerin aynı aile ortamı ve aynı koşullarda yetişmelerine rağmen birbirinden farklı kişilik özelliklerine sahip olduklarına sıkça rastlamaktayız.

Yetenek,  genel anlamda öğrenme gücü veya bir iş görev ya da faaliyeti diğer insanlara göre daha başarılı ve daha hızlı bir şekilde yapabilme yetisi olarak tanımlanmaktadır. (Yeşilyaprak, 2012) Yetenek de temel olarak doğuştan gelen bir özelliktir. Bireyin yetiştirilme ve eğitim şekli, deneyimleri, yaşanılan çevre yapısı ile ilişkilidir. Var olan potansiyelin işlenip işlenmemesini etkilemektedir.

Sabahları kendi içindeki alarma uyanarak işine gitmek, istekle çalışmak, zorluklar karşısında baş edebilecek yollar bulabilmek ve yaptığı işi sevmek doğru tercih yapıldığının göstergeleri olarak kabul edilebilir.

 İlgi, bir etkinliğin yapılmasından duyulan zevk olarak değerlendirilmektedir. İlgi sayesinde bir işi, bir görevi yapmak üzere duyduğumuz motivasyon bizi harekete geçirir. İlgi duyduğumuz etkinliklere istekle yönelirken, hoşlanmadığımız iş ya da etkinlikleri gerçekleştirmekte isteksizlik ya da zorlanma yaşarız.

Meslek değerleri bir mesleğe girme sonucunda o mesleğin getirilerinden elde edilen doyumdur. Meslek değerleri, bir mesleği birey için değerli kılan özellikler anlamına gelir. (Yeşilyaprak,2012).Mesleklerin sahip oldukları özelliklere yüklenen değer bireyden bireye değişir. Bir mesleğin en cazip yanı bir birey için o meslekten elde edilen yüksek kazanç, bir başkası için güvence, başka biri için mesleğin toplumsal saygınlığı olabilir. (Gerçek; Pişkin, 2008). Türkiye’de Gerçek ve Pişkin tarafından 2008 yılında gerçekleştirilen bir çalışmada 35 meslek değeri belirlenmiş olup, bunlardan bazıları ekonomik kazanç, sosyal güvence, meslekte ilerleme, yetenekleri kullanma, yaratıcılık, bağımsızlık, risk alma, güç ve otorite, esnek çalışma saatleri, yardım, estetik, rekabet gibi özelliklerdir. Örneğin, birey diğer insanlara yardım etmekten hoşlanıyor, sorunlarını çözmede destek vermekle kendini iyi hissediyorsa psikolog mesleğini seçmeye yönelebilir.

Sosyoekonomik koşullar ise bireyden bireye değişen ve meslek seçiminde rol oynayan faktörlerden biridir. Dünyaya geldiği ailenin sosyal ve ekonomik durumu, bu durumun yarattığı öncelikler, yoksunluklar, ihtiyaçlar, zorunluluklar ya da yüksek koşullar kariyer gelişim sürecini etkilemektedir.

İnsanların mutlu olacakları kariyer aynı zamanda öncelik verdiği meslek değerleriyle örtüştüğü takdirde başarıyı getirmektedir. Meslek değerleriyle örtüşen işlerde çalışan bireyler işinden daha fazla memnun olmaktadır. Mesleğini kararlılıkla ve bilinçli bir şekilde seçmiş ve başarıyla icra etmekte olan kişilere: ‘yaptığınız iş/mesleğin sizin için anlamı nedir?’ diye sorsak muhtemelen farklı cevaplar gelecektir. Dolayısıyla verimli çalışılan, mutlu eden iş, kişilerin yetenek ve becerilerini ortaya koyabildikleri ve meslek değerlerini öne alabildikleri iş anlamına gelmektedir.

Bir bütün olarak bireylerin meslek seçiminde ve kariyerlerini oluşturmada kendilerini iyi tanımaları, kendini gerçekleştirme konusunda hayata ne sunmak istediklerini ve neleri yapmaktan mutlu olduklarını bulmaları kritik noktayı belirlemektedir. Bireyin kendi doğrusunun ne olduğunu bulabilmesi bu açıdan önemlidir. Sabahları kendi içindeki alarma uyanarak işine gitmek, istekle çalışmak, zorluklar karşısında baş edebilecek yollar bulabilmek ve yaptığı işi sevmek doğru tercih yapıldığının göstergeleri olarak kabul edilebilir.

Kendini keşfetmede güçlü yanlara odaklanmak ve güçlü yanlarını öne çıkaracak şekilde yetenek ve becerilerini yapılandırmak önem taşır. Gelişime açık yani zayıf yanların güçlendirilmesi elbette anlamlı ve besleyicidir, ancak güçlü yanlarımıza ağırlık vermek zaman kazandırabilir. Bunun yanı sıra ulaşılabilir, somut, zaman ayarlı, gerçekçi hedeflerle çalışmak da başarıya giden yolda önemlidir. Hedefsiz çalışmak boşuna zaman kaybetmeye sebep olabilir. Varılacak nokta genellikle verimli sonuçlar elde etmeye yeterli gelmeyecektir. Uzun süreli hedeflerden çok, kısa süreli (3 aylık, 6 aylık gibi) hedeflerle başlamak hem daha kolay hem de motive edici olabilmektedir. Tabii hedefleri uygulamak kaydıyla.

Mezun olduğu bölüm ile yetenek, ilgi ve hayalleri arasında ortak yönler bulunmayan bireyler kendilerine uygun olan eğitimi almak için sınava yeniden girmeyi deneyebilirler. Mezunlar bu tercihi kimi zaman geçmiş yılları çöpe atmak olarak görseler de hayat boyu öğrenme kapsamında bilgi sahibi olmanın ve yaşantının aslında bir deneyim olduğunu ve hiçbir deneyimin kaybolmadığını hatırlamakta fayda var. Ayrıca lisans eğitiminin yanı sıra çift dal/yan dal okuyarak başka alanlarda da yetkinlik sağlamak mümkündür.

21. yüzyılda tek bir meslekte iş hayatının tümünü geçirmenin yerini kariyer süresince iş, alan ya da meslekte en az 3 kez (3 ila 7 kez) değişiklik yapmak almaktadır. Dolayısıyla belirlenmiş rol ve görev tanımları yerini dinamik, değişen rol ve görevlere bırakmaktadır. (Yeşilyaprak, 2012).

Küresel ve toplumsal değişimler iş yaşamında bireylere yeni tutum, beceri ve davranışları kazandırmaktadır. Diğer yandan sanayi 4.0 devrimi ile birlikte uzmanlar bu devrimin gerekliliği olarak doğacak yeni mesleklere geçiş ile birlikte bir sektördeki istihdam kaybının başka bir sektörde açılan yeni alanlar ile dengelenebileceğini öngörmektedir. Burada önemli olan, yeni alanların gerektirdiği donanıma sahip olacak şekilde işgücünün eğitilmesi ve işgücüne yeni katılacakların da bu gerekliliklere uygun şekilde beceri ve yeteneklerinin işlenmesidir.

Günümüzde pazarlama firmasında Gazeteci, reklam ajansında İnsan Kaynakları Uzmanı, Müzisyen Hekim, İşletmeci Yazar gibi mesleği dışında alanlarda işini zevkle ve başarıyla icra eden örnekleri görmekteyiz. Mesleğin ve sektörün 5-10 yıl sonra nereye gideceğini araştırmak, yükselen ve/veya düşüşe geçen alanları bulmak geleceği tahmin etmeye yardımcı olabilir. Bu aşamada bilgiyi sağlam kaynaklardan araştırmak, staj yapmak, alanda çalışanlarla konuşmak ve görüş almak kararsızlığı gidermekte faydalı olacaktır.  

Kariyer sürecinde verilen değişim kararları her zaman isabetli olmayabilir. Başarılı girişimcilerin iş deneyimleri incelendiğinde geçmişte pek çoğunun defalarca başarısızlık, düşüşler, maddi kayıp gibi olumsuz yaşantıları olduğu görülecektir. Onları yeniden denemeye yönelterek diğerlerinden ayıran nokta literatürde rezilyans (resilience) kavramı ile açıklanmaktadır. Rezilyans, APA (Amerikan Psikoloji Derneği) tarafından zorluklar, travma, trajedi, tehdit ya da ağır stres koşullarına iyi uyum sağlayabilme olarak tanımlanmıştır. Rezilyans, zor koşullara karşın yaşamla ilgili etkinliklere katılmayı, yaşam koşullarını değiştirebileceğine inanmayı ve bu uğurda mücadele etmeyi ve güçlüklere meydan okuyarak karşılamayı içerir.

Rezilyans aynı zamanda esneklik ve yeniden toparlanabilme becerisini ve yıkıcı deneyimlerden bir şeyler öğrenerek gelişme kapasitesini ifade etmektedir. (Dr. Hasanoğlu, Dr. Seçkin). Başarısızlık öykülerinden başarı öyküsüne geçişin bu yılmazlık özelliği ile bağlantısı bulunmaktadır.

Uyum sağlayabilme becerisi ile ilgili olarak çalışmaları bulunan kariyer danışmanı Savickas, uyum sağlayabilme düzeyi yüksek bireyleri aşağıdaki gibi nitelendirmektedir;

  • Çalışan veya gelecekte çalışma hayatına atılacak biri olarak geleceği hakkında ciddi olarak düşünür, plan yapar.
  • Mesleki geleceği için kişisel olarak yapabileceklerinin listesini zenginleştirir, kontrol eder ve hangilerini yapabileceğine karar verir.
  • Gelecekle ve kendisiyle ilgili seçenekleri merak eder, bu konuda araştırma yapar.
  • Beklentilerine ulaşmak için problem çözme becerisinin geliştirir, kendine güvenini artırır. Savickas’ın kariyer uyumu ile ilgili açıklamaları dikkate alındığında, kariyer uyumu ile kast edilen şeyin kişinin gelecekteki kariyer durumu ile ilgili tahminlerde bulunabilmesi, karşılaşacağı engelleri etkin bir biçimde aşacak başa çıkma becerilerini geliştirmesi anlamına geldiği görülür. Bireyler bu engelleri ne kadar doğru tahmin edebilir ve ne kadar gerçekçi çözümler üretebilirlerse yeni kariyerlerine o derece kolay uyum sağlayabilirler. (Kariyer Gündemi, 2017, 5.Sayı).

Kariyerinizi planlarken, kariyer yol ayrımlarında yön belirlerken ve değişimin zamanına karar verirken aklınızda bulunsun;

  • Eğitiminizi tamamladıktan sonra sertifikasyon programları ile uzmanlaşın
  • Sevdiğiniz şeyleri keşfetmeyi sürdürün.
  • Entelektüel düzeyinizi geliştirin.
  • Kendinizi değerlendirin, sizi yakından tanıyanların görüşlerini alın.
  • Hobi edinin ve geliştirin.
  • Unutmayın! Yaşam biçiminizi her zaman değiştirebilirsiniz.

Kariyer yolculuğu, kayıplar ve başarısızlıkları da içerir.

Sonuç olarak, hangi mesleği ya da işi seçerseniz seçin yaşam her zaman seçenekler ve fırsatlar ile doludur. Kişisel gelişime açık, öğrenme merakı ile dolu, kendini tanıyan ve kendine inanan bireyler için iniş ve çıkışların kaçınılmaz olduğu bu yolculukta başarıya giden kapılar illa ki kendilerine açılacaktır.

KAYNAKÇA:

Gerçek N.,Pişkin M.(2008) Career values of university students, counseling international      perspective: Global demans and local needs.

Hasanoğlu A., Seçkin Ş. (2016) Çocukta Rezilyans, Remzi Kitabevi

Kariyer Gündemi Dergisi, 2017, 5.Sayı

Kuzgun Y.(2014) Meslek Rehberliği ve Danışmanlığına Giriş(4.Baskı), Nobel Yayınevi

Yeşilyaprak B.(Ed), (2012) Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı Kuramdan Uygulamaya (3.Baskı) Pegem Akademi.

3i Dergisi

Ülkü YÜKSEL
Uzm. Psikolojik Danışman-Eğitim Uzmanı


  •  
  •  
  •  
  •  
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir