Rekabetten Keyif Almak | Doç. Dr. Dilek Dönmez Polat

rekabet

Geçenlerde internette bir konu araştırırken karşıma şu cümle çıktı: “Rekabet içinde olmanın tadını çıkarmak için elinden gelenin en iyisini yap”. Ne kadar güzel bir cümle dedim kendi kendime. Hem rekabet içinde olacaksın hem de bundan keyif alacaksın… Peki sizce bu iki konu nasıl aynı cümle içinde kullanılabilir? Çalışma hayatında başarı kazanmak ve ilerlemek için yapılması gerekenlerle ilgili çok sayıda yazı ile karşılaşmış, belki rekabet ve keyif almak arasında bir bağlantı kurmuş olabilirsiniz. Ben ise şöyle anlatmaya çalışacağım;

Hiç şüphe yok ki rekabetin en yoğun olduğu yer iş hayatıdır. Rekabet denince yarış gelir akla, rakip gelir akla, haklı-haksız rekabet gelir akla. Toplumumuzda ise maalesef  “rekabet” denince genellikle olumsuz duygu ve düşünceler gelir akla. Ama ben rekabeti, en şık hali olan centilmenlik boyutunda tanımlamaktan bahsediyorum. Çünkü iyi kurgulanmış bir yarış, doğru oluşturulmuş bir rekabet grubu hem motive eder, hem de grubun rekabet ederken eğlenmesini sağlayabilir. Rekabet korkunç bir şey değildir. Üstelik rekabet mükemmelliğe giden bir yol da değildir. Rekabet kişinin sahip olduğu gücünü sınaması ve olduğu durumdan daha ileri gitmesidir. Rekabet mutlak kazanmak değil, kazanabilme becerisi geliştirmek olarak algılandığında keyifli hale gelir. Rekabet kendimizi toparlamamıza, mevcut kaynaklarımızı daha etkin kullanmamıza ve başarılı olmamıza yardımcı olur. Üniversitede dereceye girecek üç beş arkadaştık. Herkes canla başla çalışıp ilk üçe girmek için çaba gösteriyorduk. Sınav sonuçları açıklandığında ilk baktığımız şey kendi aldığımız notlar değil dereceye girmeye çalışan diğer arkadaşlarımızın aldığı notlar olurdu. Tatlı tatlı rekabet ediyorduk çünkü hepimiz aynı zamanda aynı arkadaş grubundaydık. Hatta kantinde kimin dereceye gireceği ile ilgili yapmış olduğumuz hararetli ama bir o kadar da sempatik sohbetlerimiz dün gibi kulağımdadır. Rekabeti seviyor ve mümkün olduğunca keyif almaya bakıyorduk. Çok güzeldik.

Bu noktada en önemli konu rekabetin iyi yönetilmesi konusu olarak çıkıyor karşımıza. Aksi takdirde keyif alınacak bir konu olan rekabet beraberinde stres ve çatışmayı da getirebilir. Departmanlar ve çalışanlar arasında ortaya gelebilecek çatışmalar, işletmenin çıkarlarına zarar verme noktasına gelebilir. Performansını istediği şekle getiremeyen bölüm ya da çalışanlar, rakip olarak gördüğü kişilerin başarısız olmasını isteyebilirler. Bu da işletmenin genel başarısı için oldukça önemli olan ekip ruhu ve birlikteliğine zarar verir. Rekabetten alınabileceğini anlattığımız keyiften eser kalmaz.

Gelmiş geçmiş en ünlü yatırımcılardan biri olan Sir John Templeton’ın kendi yaptığı iş ve iş dünyası ile ilgili onlarca sözü arasından şu sözünü seçerek paylaşmak istiyorum:  “Rekabet her sektörde artmaktadır ve bu iyi bir şeydir. Artık hepimiz işlerimizi daha iyi yapıyoruz.”

Keyif alınan bir rekabet ortamında iyi işler yapılması ve tüm çalışanların kendilerine müthiş kazanımlar eklemesi dileğiyle…

Doç.Dr.Dilek Dönmez Polat
Gelibolu Piri Reis MYO Yönetim ve Organizasyon Bölümü
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
ddonmez@comu.edu.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir