1 KİTAP 1 FİLM 1 TEDX
YOLDA/JACK KEROUAC
Romanın ortaya çıkış süreci 1947’de yazarımızın çıktığı yolculuklara dayanır,Kerouac çıktığı yolculuklarda yanında taşıdığı küçük not defterine sürekli not alır,bu notların bir araya gelmesiyle romanın taslağı oluşmaya başlasa bile romanın bütünlüğünü kazanıp son halini alması 1951 yılına kadar uzanır.Kerouac bu kitabı 1951’de bir rulo halinde yazar,yayınlanması ise 1957’de Viking Press tarafından gerçekleştirilir,romanın son hali özgün halinden çok bağımsız olmasa da o dönem yayınevinin ısrarı ile bazı kısımlar kitaptan çıkarılır,Jack Kerouac ikinci dünya savaşı sonrası oluşan beat kuşağında yetişmesiyle savaş sonrası dönemin getirdiği ruh hali ve toplumsal durumdan fazlasıyla etkileniyor,bu kitap genel geçer doğruların yerleştirilmeye çalışıldığı yeni düzenin karşısında alternatif bir yol arayışı oluyor.Kitabın isminin yolda oluşu ve gerçek anlamda yolda geçmesi böyle bir arayışın simgesi,kitap gerçek kahramanlara dayanıyor,Amerikayı doğu batı ekseninde bir uçtan bir uça dolaşan kahramanların çeşitli mistik arayışlar ve dini arayışlar içinde olmaları önemli unsurlar olarak karşımıza çıkıyor,yol boyunca çeşitli müzisyenlerle tanışıp çeşitli mekanlara girmeleri ve değişik özelliklere sahip gruplara karşı yaptıkları tasvirler oldukça etkileyici,otobiyografik özellikleri gerçekliği daha baskın şekilde hissetmemizi sağlarken,savaş sonrası Amerikan gençliğini derinden etkileyen ve Beat kuşağını tanıtan eser olarakta kabul edilir.Alışılagelmişin dışında bir kitap arayışı içindeyseniz ve yola çıkmayı en az yolda olmak kadar seviyorsanız bu eser kitaplığınızın vazgeçilmezlerinden biri olabilir.
V For Vendetta
Başrollerinde Natalie Portman,Hugo Weaving,Stephen Rea gibi isimlerin olduğu film 2005 yılı ABD-Almanya ortak yapımı olarak vizyona girdi. Filmin yönetmenliğini James McTeigue yaptı.Fikirlere kurşun işlemez’ ,Maskeni uzun süre takarsan altındaki kişiliği unutursun’ gibi replikleri ile hafızalardan kolay kolay silinmeyecek sahneleri ile ve etkileyici oyunculuk performansları ile dönemine damga vuran filmin konusu ise V olarak bilinen maskeli bir adam,tarihte Guy Fawkes adındaki adamın başına gelenlerin temsilcisi aslında bir anlamda direniş gösteren,özgürlük sembolü olarak nitelendirilen anti-karakterdir.Guy Fawkes 5 kasım 1605’de İngiliz Parlamento Sarayını bombalama girişiminde bulunduğu tarihtir,filmde sık sık 5 Kasım’dan bahsedilmesi bu olayların başlangıcını işaret eden önemli bir günüdür.V’ adlı karakterimiz her 5 Kasım’da İngiltere’nin önemli bir binasını bombalar.Nükleer savaşı sonrası İngiltere’sinde faşist yönetim işbaşındadır,öyle ki gece sokağa çıkmak bile yasaktır.Fingerman’ adlı polisler sokağa çıkanları idam ederler.Evey Hammond ilaç almak için sokağa çıktığında yakalanır ve polisler tarafından bir zülme uğratılmak üzere ilken siyah pelerinli anti kahramanımız tarafından kurtarılır.Gülen bir yüz maskesine sahip bu siyah pelerinli kişi kendini `V’ olarak tanıtır.V geçmiş bir zamanda bir laboratuvar deneyinde kullanılan ve çıkan bir yangında ölüme terk edilen kişidir.Kendini ölüme terk edenlerden intikam almak için geri dönmüştür.Aynı zamanda halkı özgürlüğe ve birlik olmaya davet etmektedir.
Çok sık rastladığımız bi şey olmasa da aslında aksiyon ağırlıklı bir film olmasına rağmen aşk ve duygu yüklü temaları da beraberinde yoğun hissettiren bir film olmasıyla zamanında sinemaseverlerden 8,1/10 IMD puanı alıp bir başarıya imza atmıştır.Günümüzde ise modası geçmeyen filmler arasında da gösterilir.İzlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
AYAKLARI DEĞİL YÜREKLERİ İŞE KOŞUN!
Toplum içinde yer edinmek,ihtiyaçlarımızı karşılamak ve hayatımızı kolaylaştırmak için elbette iletişim kurmalıyız fakat bu iletişimi ne derece doğru kuruyoruz? Veya doğru iletişim nedir biliyor muyuz? Bu iletişimsizliğin yarattığı olumsuzluklar iş hayatına nasıl yansıyabilir? Hülya Mutlu konuşmasına ufak bir tiyatral gösteri ile başlıyor.Sonrasında anlatacaklarının küçük bir fragmanı niteliğinde olan bu gösterisinde çalışma hayatını hedef alarak,çalışma yaşamında kimsenin bir diğerinin hikayesini doğru düzgün bilmemesinden ötürü yabancılaşma,iletişimsizlik gibi kavramların sıkça örneklerini gördüğümüze değiniyor,farklı hikayeleri duyduğumuzda gönülden gönüle yakınlaşmanın olabileceğinin belki o zaman yüreklerin işe koşulacağını bize kendi deneyimleri ve hikayeleri ile anlatıyor.Bu oldukça akıcı ve samimi konuşmayı dinlemenizi tavsiye ediyorum.

