PSİKOLOJİK VAKALARI KONU ALAN 5 FİLM

Psikoloji, bireylerin davranışlarını, düşünce süreçlerini, duygularını ve zihinsel süreçlerini inceleyen bir bilim dalıdır. Kelime anlamıyla “psikoloji”, Yunanca “psyche” (ruh) ve “logos” (bilim) kelimelerinden türetilmiştir. Psikologlar, insan davranışlarını ve zihinsel süreçleri anlamak, açıklamak, tahmin etmek ve kontrol etmek amacıyla bilimsel yöntemleri kullanır. Dolayısıyla da ilgi çeken bu alanın birçok filmin dizinin işlenmesine vesile olmuştur. Psikolojik vakaları işleyen 5 film önerisi sizlerle.

İçindekiler

1.MEMENTO (AKIL DEFTERİ)

Psikolojik vakalar konusunda ki ilk önereceğim film”Memento” filmi, 2000 yılında Christopher Nolan tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan film, aynı adı taşıyan Jonathan Nolan’ın kısa öyküsüne dayanan bir neo-noir psikolojik gerilim filmidir. Bu psikolojik film, hafıza kaybı temasını işleyerek geleneksel zaman yapısını tersine çevirir ve seyirciyi karmaşık bir hikayenin içine çeker. Kişinin yaşadığı problem amnezi olarak adlandırılan bellek yitiminin bir türü işlenmiştir.

Konu

Leonard Shelby (Guy Pearce), karısının öldürülmesine tanık olmuş lakin kendisi de saldırı sonucunda kafasına aldığı darbe nedeniyle kısa süreli hafıza kaybı yaşayan bir adamdır. Leonard, saldırıyı gerçekleştiren kişiyi bulmak ve intikamını almak için bir arayışa girişir. Ancak, kısa süreli hafıza kaybı sebebiyle olanları hatırlayamaz bir döngüye girer buna istinaden de notlar alarak bilgileri takip eder.

Zaman Yapısı

“Memento”, olayları anlatma şekliyle dikkat çeker. Psikolojik film, iki zaman çizgisinde ilerler. Bir çizgi, olayların ters sıralanmış bir versiyonunu anlatırken, diğer çizgi, olayların doğru sıralanmış haliyle seyirciye sunulur. Bu, izleyiciye Leonard’ın hafıza kaybı nedeniyle yaşadığı kafa karışıklığını ve olayları anlama çabasını paylaşma imkanı vermektedir.

Oyunculuk

Guy Pearce, Leonard Shelby rolünde etkileyici bir performans sergiler. Carrie-Anne Moss ve Joe Pantoliano gibi diğer oyuncular da filmdeki karmaşık ilişkileri ve gizemleri güçlü bir şekilde filmde canlandırılır.

Temalar

Psikoloji konulu film, hafıza, gerçeklik, adalet ve intikam gibi temaları işler. Leonard’ın yaşadığı kısa süreli hafıza kaybı, seyirciye gerçeği sorgulama ve insanın belleğinin nasıl manipüle edilebileceği konularında düşündürücü bir deneyim sunar. dolayısıyla da psikoloji konularını derinlemesine işleyen bir film olmaktadır.

Görsel ve Sesi

Memento filminde Christopher Nolan’ın yönetmenliği, filmi görsel açıdan çarpıcı ve etkileyici kılmaktadır. Ayrıca David Julyan’ın etkileyici müziği, filmdeki gizem ve gerilimi arttırmada önemli bir rol oynar. Seyirciye psikolojik olarak da başarılı bir şekilde aktarılmaktadır.

Eleştirel Başarı

“Memento”, çıkış yaptığı dönemde büyük bir başarı elde etti ve eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı. Günümüzde de psikolojiye artan ilgiden kaynaklı ve başarısından dolayı bu psikolojik vaka konulu filmin etkileşimi oldukça yüksektir. Özellikle zaman yapısı, senaryo, oyunculuk ve atmosfer yönünden övgüler topladı. Ayrıca, film birçok ödül kazandı ve kült bir neo-noir klasiği haline gelmiştir.

“Memento”, karmaşıklığı ve sürükleyici yapısıyla sinema tarihinde önemli bir yer edinmiş bir başyapıttır. Hafıza ve gerçeklik kavramlarını sorgulayan bu psikolojik film, izleyicilerine unutulmaz bir deneyim sunar.

2. GUGUK KUŞU

Psikolojik vakalar konusunda ikinci önereceğim film “Guguk Kuşu” (One Flew Over the Cuckoo’s Nest), 1975 yılında Miloš Forman tarafından yönetilen, Ken Kesey’in aynı adlı romanından uyarlanan ve birçok ödül kazanmış bir filmidir.

Psikolojik vakalar konusunda ikinci önereceğim film “Guguk Kuşu” (One Flew Over the Cuckoo’s Nest), 1975 yılında Miloš Forman tarafından yönetilen, Ken Kesey’in aynı adlı romanından uyarlanan ve birçok ödül kazanmış bir filmidir.

 Konu

Psikolojik film, Randle P. McMurphy (Jack Nicholson) adlı bir mahkûmun, akıl hastanesine sevk edilmesiyle başlar. McMurphy, akıl hastanesindeki sıkı kurallar ve otoriter Baş Hemşire Ratched (Louise Fletcher) ile çatışmaya giren asi ve karizmatik bir karakterdir. McMurphy, diğer hastaları etkileyerek, rutinlere meydan okuyarak ve otoriteye karşı gelerek hastanede çeşitli değişimlere yol açar. Bir baş kaldırışı işeyen bu filmde bazı psikologlara göre şizofreninin işlendiği söylenmektedir.

 Temalar

  • Otorite ve İsyan

 Film, otoritenin birey üzerindeki etkilerini ve bireyin bu otoriteye karşı isyanını işler. McMurphy’nin otoriteyle çatışması ve diğer hastaları etkileyerek isyanı temsil eder.

  • Akıl Sağlığı ve Toplum

Akıl hastanesinde geçen hikaye, akıl sağlığı sorunlarına ve toplumun bu sorunlara yaklaşımına odaklanır.

  • Bireyin Özgürlüğü

McMurphy’nin girişken ve özgür ruhlu kişiliği, diğer hastaların da kendi özgürlüklerini ve kimliklerini keşfetmelerine ilham verir.

 Oyunculuk

Jack Nicholson, Randle P. McMurphy rolünde muazzam bir performans sergiler ve bu rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanır. Louise Fletcher da Baş Hemşire Ratched rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını alır.

Görsel ve Sesi

Psikolojik filmde, karakterlerin ruh halini ve atmosferi vurgulamak için dikkat çekici bir görsel ve ses kullanımına sahiptir. Sürükleyici sahneler ve film müziği, filmi izleyiciye daha da yaklaştıran bir unsur olmuştur.

Eleştirel Başarı

“Guguk Kuşu”, tam bir başarı elde eder. 1976’da beş ana dalda Oscar kazanarak büyük bir başarıya ulaşmıştır. En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Uyarlama Senaryo kategorilerinde ödüller kazanır.

 Sonuç

“Guguk Kuşu”, unutulmaz karakterler, güçlü temalar ve usta oyunculukları ile sinema tarihinde önemli ve kıymetli bir yer edinmiş bir başyapıttır. Akıl sağlığı, otorite ve bireysel özgürlük gibi evrensel temaları işleyerek izleyicilere kaliteli bir deneyim fırsatı sunmaktadır.

3. ZİNDAN ADASI

Psikolojik vakalar konusunu işlemiş olan üçüncü film beni en çok etkileyen filmler arasında olan “Zindan Adasıdır” (Shutter Island). Martin Scorsese tarafından yönetilen ve Dennis Lehane’in aynı adlı romanından uyarlanan bir psikolojik gerilim filmidir. Film, 2010 yılında vizyona girmiş ve büyük bir başarı elde etmiştir günümüzde de çarpıcılığından bir şey kaybetmemiş olan film yeni nesiller arasında da yayılmaya devam etmektedir.

Konu

“Zindan Adası”, 1954 yılında geçen çarpıcı bir hikayeye odaklanır. Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve Chuck Aule (Mark Ruffalo), Massachusetts adasındaki Ashecliffe Akıl Hastanesi’ne gönderilen bir suçluyu araştırmakla görevlendirilirler. Ancak, bu görev sırasında Teddy, hastanenin gizemli ve karanlık geçmişiyle yüzleşir. Olaylar, Teddy’nin kendi zihnindeki karmaşık dünyanın içine doğru ilerler ve izleyiciyi şaşırtıcı bir hikayenin içine çeker. Film izlendikten sonra kişide ki kafa karışıklığı insanı şok eden cinstendir bu durum filmi daha çekici hale getirmiştir.

Temalar

  • Akıl Sağlığı ve Gerçeklik

Teddy Daniels’ın kendi akıl sağlığı ve gerçeklik algısı, filmde önemli bir tema olarak işlenmekte olup seyirci, karakterin zihninde gerçekle olanlar ile gerçek dünya arasındaki sınırları anlamaya çalışır psikolojik olarak da sorgulamalarını sürdürdüğü görülmektedir.

  • Suç ve Ceza

Teddy’nin soruşturması, suç ve ceza kavramları etrafında döner. Film, suçun sosyal ve bireysel etkilerini sorgular.

  • Gizem ve Gerilim

Film, izleyicinin merakını canlı tutan bir gizem atmosferi oluşturur. Sürükleyici anlatım ve beklenmedik olaylar, gerilimi film boyunca artırır.

Oyunculuk

Leonardo DiCaprio’nun performansı, psikolojik konulu filmdeki karmaşık karakteri başarıyla yansıtarak büyük övgü almıştır. Mark Ruffalo, Ben Kingsley, Max von Sydow ve Michelle Williams gibi isimler de filmde güçlü performanslar sergilediği aşikardır.

Görsel ve Sesi

Martin Scorsese’nin yönetmenliğinde, film atmosferik çekimleri, gerilim yaratma konusundaki becerisi ve müzik kullanımı ile dikkat çeker. Teddy’nin psikolojik içsel çatışmalarını yansıtmak için kullanılan görsel ve ses unsurları önemlidir dolayısıyla da filmde bu başarılı şekilde işlenmiştir.

Eleştirel Başarı

“Zindan Adası”, izleyiciler ve eleştirmenler arasında geniş övgü toplamıştır. Özellikle filmdeki twist (beklenmeyen gelişme) sonrası olaylar, filmi psikolojikkült filmler arasında unutulmaz kılan unsurlar arasındadır.

“Zindan Adası”, psikolojik gerilim ve gizem türünün öne çıkan yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Sürükleyici hikayesi, güçlü oyunculukları ve atmosferik yapısı ile izleyicileri etkilemiş bir yapımdır.

4. MAKİNİST

Psikolojik vakalar konusunda önereceğim dördüncü film “Makinist” (The Machinist) filmidir.

Psikolojik film, 2004 yılında yönetmen Brad Anderson tarafından çekilen psikolojik gerilim ve dram türündeki bir yapıttır. Film, Scott Kosar tarafından yazılmıştır.

Konu

“Makinist”, Trevor Reznik adlı bir endüstriyel işçinin (Christian Bale) hikayesine odaklanmaktadır. Trevor, aşırı kilo kaybı ve uykusuzluk gibi sağlık sorunları yaşamakta olan bir karakterdir. Bir yandan bu fiziksel sorunlarla baş etmeye çalışırken, bir yandan da kendisini takip eden, kabuslarını süsleyen ve ona rahatsız edici notlar bırakan gizemli bir adamla karşılaşır. Trevor, bu sorunların izini sürerken, kendisinin geçmişi ve zihnindeki karmaşık gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalır ve film bu konu etrafında şekillenmektedir.

 Temalar

  • İzolasyon ve Yabancılaşma

 Trevor’ın karakteri, izole bir yaşam sürer ve diğer insanlarla zor bağlantılar kurar. Kendini yabancılaşmış hissetme teması, film boyunca belirgin bir şekilde işlenen bir konudur.

  • Gerçeklik ve Paranoya

 Trevor’ın gerçeklik algısı, film boyunca izleyiciyi şüpheye düşürür. Paranoyak hissetme ve gerçek ile hayal arasındaki sınırların belirsizleşmesi temaları ön planda olan bir unsurdur dolayısıyla da izleyiciyi büyük bir merak sarar ve filmin akışına kendini seyirciye odaklandıran psikolojik bir filmdir.

  • Suç ve Ceza

Trevor’ın geçmişi ve yaşadığı olaylar, suç ve ceza kavramlarını işler. Film, bu temalar etrafında bir atmosfer oluşturur.

Oyunculuk

Christian Bale, Trevor Reznik rolündeki etkileyici performansıyla dikkat çeker. Bale, filmdeki aşırı kilo kaybıyla dikkat çeken bir transformasyon geçirmiş ve karakterin içsel çatışmalarını etkileyici bir şekilde film boyunca izleyiciye yansıtılmıştır.

 Görsel ve Sesi

Film, atmosferik çekimleri, renk paleti ve ses tasarımıyla dikkat çeker. Trevor’ın yaşadığı tekinsiz atmosfer, filmi gerilim dolu kılar.

Eleştirel Başarı

“Makinist”, eleştirmenlerden olumlu yorumlar almış ve özellikle Christian Bale’in performansı sıkça övgü almıştır. Bale, bu rolü için aşırı kilo kaybı ve fiziksel değişimle dikkat çekici bir performans sergilemiştir

Sonuç

“Makinist”, sürükleyici hikayesi, atmosferik yapısı ve Christian Bale’in unutulmaz performansıyla sinemaseverler tarafından takdir edilen bir film olmuştur. Psikolojik gerilim sevenler için önerilen bir yapıt olmuştur.

5.SİYAH KUĞU

Psikolojik vakalar konusunda önereceğim beşinci filmde çok sevdiğim “Siyah Kuğu” (Black Swan) filmidir. Film hırsın gerçekten şahane biçimde işlendiği kişide yarattığı duyguları hem oyuncu kadrosuyla hem de görsel olarak kullanılan tekniklerle efsane bir performansla şekillendirmiştir. 2010 yılında Darren Aronofsky tarafından yönetilen, psikolojik gerilim ve dram türündeki bir filmidir.

Konu

Film, New York City Balesi’nde başarılı bir balet olan Nina Sayers’ın (Natalie Portman) hikayesine odaklanır. Nina, balet dünyasında zirveye ulaşmak için mücadele ederken, sanat yönetmeni Thomas Leroy’un (Vincent Cassel) yönetimindeki yeni prodüksiyon için başrolde seçilir. Ancak bu rol, onun içsel çatışmalarını ve psikolojik sorunlarını tetiklemektedir. Nina, siyah kuğu rolünü canlandırmak için karanlık, tutkulu ve tehlikeli taraflarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Nina’nın psikolojik sorunlar yaşamasını izleten ve yer yer empati kurmaya zorlayan bir film olmuştur.

TEMALAR

  • İntikam ve Rekabet

Nina’nın karakteri, başarıya ulaşma hırsı ve rakipleriyle olan rekabetiyle şekillenir. Bu temalar, film boyunca ön plandadır.

  • Sanat ve Kimlik

Başarı ve mükemmeliyet arayışındaki Nina’nın sanat dünyasındaki yerini bulma ve kendi kimliğiyle yüzleşme temaları, filmdeki önemli unsurlardandır.

  • Zihinsel Sağlık ve Gerçeklik

Nina’nın zihinsel sağlığı ve gerçeklik algısı, filmde derinlemesine işlenen temalardır. İzleyici, karakterin gerçekle hayal arasındaki sınırları zorlamasına tanık olur.

Oyunculuk

Natalie Portman, “Siyah Kuğu”ndaki performansıyla büyük bir başarı elde etti ve En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar ödülü kazandı. Portman’ın filmdeki transformasyonu ve duygusal derinliği büyük takdir topladı.

Görsel ve Sesi

Film, estetik açıdan zengin ve simgesel bir dil kullanır. Balet sahneleri, kamera hareketleri ve renk paleti, filmin sanatsal ve psikolojik tonunu vurgular. Oyuncuların psikolojik yansımalarını filmi izleyen seyirciyi içine alır ve başarılı tekniklerin kullanıldığını görmekteyiz.

Eleştirel Başarı

“Siyah Kuğu”, eleştirmenlerden ve izleyicilerden olumlu yorumlar alarak birçok ödül kazandı. Özellikle Natalie Portman’ın performansı ve filmdeki atmosfer, sıklıkla övgü aldı.

Sonuç

“Siyah Kuğu”, psikolojik derinliği, estetik çekiciliği, etkileyici oyunculukları ve gerilim dolu hikayesiyle önemli bir yapıttır. Sanat dünyası, rekabet, kimlik ve zihinsel sağlık gibi temaları işleyerek seyirciyi etkileyici bir deneyime davet eder.

Seniha Sudenaz ERTEN

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz