Deniz Akbulut İle Röportaj

İçindekiler

1 Deniz Akbulut İle Röportaj

Deniz Akbulut İle Röportaj

2 Deniz Hocam bize kendinizden bahseder misiniz?

1980 yılında Bilecik’in Bozüyük ilçesinde doğdum. Bir öğretmen çocuğu olarak Bozüyük dışında Kdz. Ereğli, Malatya ve Kocaeli’nde yaşadım. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nü bitirdim. O dönem okulda devam zorunluluğumuzun olmaması sebebiyle değerli hocam Prof. Dr. Ünsal Oskay’ın yönlendirmeleri sonucu öğrenciyken çalışma hayatına başladım. 2002 – 2006 yılında sektörde çeşitli halkla ilişkiler ajanslarında medya ve müşteri temsilcisi olarak görev yaptım. Bu arada 2003 yılında Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalında yüksek lisansımı tamamladım.

2007 – 2010 yılları arasında Beykent Üniversitesi Tanıtım ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini üstlendim. Bu görevim sırasında akademi ile tanıştım ve doktora eğitimime başladım. 2010 – 2013 yılları arasında Gelişim Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çeşitli dersler verdim. 2015 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalında doktora eğitimimi tamamladım. 2016 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde göreve başladım. Bu sene 6. yılım, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı ve Dekan Yardımcısı olarak görev yapıyorum. Evliyim, 9 yaşında bir kızım, 5 yaşında bir oğlum var.

3 Kariyerinizin her kısmında halkla ilişkiler bulunuyor.  Bu alanda eğitim almaya nasıl karar verdiniz?

Halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünü bilinçli olarak seçmedim. Hayalim avukat olmaktı, 1998’de girdiğim ÖSS sınavını kazanamadım. O sene tekrar sınava hazırlanırken bir gecede hukuk fakültesinin artık sosyal bilimlerden değil Türkçe-matematik alanından  öğrenci alacağı kararı verildi. Bu karar bizi de kapsayınca mecburen sosyal bilimler alanındaki bölümleri seçmek durumunda kaldım. O zamanlar yüzdelik dilimlere göre bölüm seçiliyordu. “%3’lük dilimde bu bölüm, herhalde iyidir” diye tercih olarak yazdım. Bir üstünde Boğaziçi Türk Dili ve Edebiyatı vardı mesela… O bölümü kazansam bambaşka bir kariyer öyküm olacaktı. Bölüme girerken meslek hakkında hiçbir şey bilmiyordum.

O yıllarda halkla ilişkilerin ne olduğu kamuoyunda hiç bilinmiyordu. O dönemde Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde ders veren Prof. Dr. Ünsal Oskay, Prof. Dr. Funda Savaş Gün, Prof. Dr. Filiz Balta Peltekoğlu, Prof. Dr. Melda Cinman Şimşek gibi çok değerli hocalarımızdan dersler aldık. 1999 senesi başladığım bu okul o dönem çalkantılar içindeydi. Depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle binalarımız boşaltılmış ve geçici çadırlarda eğitim görmeye başlamıştık. Devam zorunluluğunun da olmaması sebebiyle 2. Sınıfta iş aramaya koyuldum. İstanbul’da kalmayı çok istiyordum, Kocaeli’ne ailemin yanına dönersem halkla ilişkiler alanında çok fazla iş fırsatı çıkmayacağını biliyordum. Stajyer olarak halkla ilişkiler ajanslarına başvurmaya başladım.

İlk stajımı Dedeman Holding’te üç ay yaptım. O zaman birlikte çalıştığım arkadaşımın yönlendirmesiyle şimdi kapanmış olan Promark Danışmanlık’a geçtim. Mezun olana kadar sürekli çalıştım. Mezun olurken kiramı ödeyecek kadar para kazanıyordum. Bir süre sonra kurum tarafına geçmek istedim. 2007 yılında Beykent Üniversitesi’nde idari göreve başladım. Ama hep bir tarafım akademide çalışmak istiyordu. Beykent’te gündüz idari görev yaparken gece öğretim görevlisi olarak II. Öğretim derslerine girmeye başladım. Ders vermeyi çok sevdim. Öğrenciler teorinin yanı sıra uygulamada neler yapıldığını öğrenmek istiyorlardı. Bir süre sonra akademiye geçme amacıyla doktora eğitimine başladım. 11 senedir sevdiğim işi yapıyorum. 

4 Öğrencilerinize verdiğiniz tavsiyeler nelerdir? Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünü okumak isteyen arkadaşlarımızda hangi özellikler bulunmalıdır?

Halkla İlişkiler, kuruluş ile hedef kitleleri arasında stratejik iletişim süreçlerini yürüten bir yönetim görevidir. Halkla İlişkiler uygulayıcısı, temsil ettiği kişi veya kuruluşun imajını oluşturmak, itibarını ve saygınlığını korumak için gereken tüm iletişim süreçlerini planlar ve uygular. Küreselleşen dünya ile birlikte hızla dönüşen iletişim ortamları tüm kuruluşları kurumsal iletişim departmanları kurma ihtiyacına yöneltmiştir. Dolayısıyla halkla ilişkiler ve tanıtım mesleği tüm sektörler için vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelmiş ve günümüzün gözde meslekleri arasında yer almıştır. 

Halkla ilişkiler ve tanıtım bölümleri sektör ihtiyacı doğrultusunda iletişim becerilerine sahip, donanımlı, sektör koşullarını analiz ederek buna göre iletişim stratejileri oluşturup uygulayabilecek nitelikte meslek profesyonelleri yetiştirme ve bu alana katkı sağlayacak araştırmalar yapma amacını gütmektedir. Çağdaş yönetim anlayışının temel fonksiyonlarından biri haline gelen halkla ilişkilerin kurumsal iletişimden, imaj yönetimine, uluslararası halkla ilişkilerden, kamusal diplomasiye kadar uzanan çok boyutlu uzmanlaşmayı gerektiren birçok uygulama alanı bulunmaktadır.

Halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünde okumak isteyen adaylarda bulunması gereken en temel özellik iyi okuma ve yazma becerisidir. Okuduğunu anlama, gündemden haberdar olma, eleştirel ve analitik düşünce yeteneği ve tabii ki etkili iletişim kurma becerisi gereklidir. Yaratıcı, araştırmayı seven, yeniliklere açık bir kişiliğe sahip olmalıdır.

5 Halkla İlişkiler ve Tanıtım ile Reklam kavramları birbiriyle karıştırılmakta. Sizce ikisini ayıran temel farklar nelerdir?

Halkla ilişkiler ve tanıtım ile reklam alanları birbirinden oldukça farklı alanlardır. Reklam kısa sürede sonuç almaya yönelik bir tanıtım etkinliğidir. Reklam, iletişim araçlarından yer ya da zaman satın alınarak yapılan bir çalışmadır. Reklamda amaç ticaridir, kâr elde etmektir.Halkla ilişkiler birimi ise üst yönetime danışmanlık yapar. Reklam etkinliğinin hedef kitlesi sınırlıdır fakat halkla ilişkiler kuruluşun tüm hedef kitle grupları için iletişim stratejileri üretir, oldukça kapsamlıdır. Reklamcılık bütçeye bağlı olarak her organizasyon tarafından kullanılmaz fakat günümüzde yaşayan her organizasyon halkla ilişkilerle iç içe olmak zorundadır.

Reklam araç olarak gazete, dergi, internet, televizyon gibi reklam araçlarını kullanır. H.İ.’de kullanılan araçlar ise, bunların dışında kurum içi yayından, basın toplantılarına, basın gezilerinden intranet uygulamalarına kadar uzanmaktadır. Reklam kampanyası ile karşılaşan birey, reklamı veren kuruluşu hemen görebilir. Buna karşın bir halkla ilişkiler kampanyasının bir bölümü ile karşılaşan kişi bunu hemen ayırt edemeyebilir. Çünkü halkla ilişkiler uygulayıcısı haber değeri üretir ve kamu yararı çerçevesinde uygulama yapar. Tanıma ve tanıtma halkla ilişkilerin temel fonksiyonlarındandır. Hedef kitleyi tanır, bu doğrultuda kuruluşu hedef kitleye uygun iletişim araçlarıyla tanıtırız. Son olarak halkla ilişkiler stratejilerinde reklamı bir araç olarak kullanabilir.

6 İAÜ PR Atölyesi’nin gerçekleştirdiği “Mesleğimin Farkında Ol” projesinden bizlere bahseder misiniz?

Meslek itibarı her zaman üzerinde çalıştığım bir konu oldu, yüksek lisans tezimi de iş ilanlarında halkla ilişkiler mesleğinin sunumu üzerine yapmıştım. Yine bu konuda makale çalışmalarım oldu. Çalışma arkadaşım Dr. Öğr. Üyesi Gonca Yıldırım ile birlikte meslek sorunları üzerine araştırma yapıyorduk. “Halkla ilişkiler öğrencisinin yakınları ne kadar biliyor mesleği” diye bir anket yaptık. Çok değişik sonuçlar gelmeye başladı anket sonucunda. Hiç unutmuyorum, 3.sınıftan bir öğrencimin annesi kızının insan kaynakları okuduğunu zannediyordu.

Öğrencilerin de genel olarak çoğunun, özellikle 1.sınıfa gelen öğrencilerin halkla ilişkilerin ne olduğuna dair hiçbir fikri yoktu. Ben de bu sorunu öğrencilerimle birlikte dikkat çekecek bir proje yapmaya karar verdim. O zamanki 4.sınıf öğrencilerim “Hocam biz çeşitli videolar çekelim, skeçler yazalım, afişler yapalım bakalım ne olacak” dediler. Biz de bunu kendimize bir amaç edindik, hem de reel anlamda sektörde adımızı duyuracak ve farkındalık yaratacak bir çalışma yapalım istedik. Sloganı da ‘Mesleğimin Farkında Ol’ şeklinde koyduk.

Videolar yayınlandıktan sonra oldukça ses getirdi, öğrenciler de bunu çok sahiplendi, bütün hesaplarında paylaştılar. Sektöre çağrı yaptık, bir açık mektup yazdık, basına çağrı yaptık hepsi web sitemizde var. Bu şekilde sektöre karşı duruşumuzu sergilemiş olduk. Çünkü temel olarak bizim mesleğin birçok uygulama alanı ve birçok görev tanımı var. Bunların toparlanması gerekiyor, biz de açıkçası öğrencilerle buna bir öncü kampanya oluşturmak istedik. Böylelikle İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı bünyesinde faaliyet gösteren İAÜ PR Atölyesi öğrencileri, Türkiye’de ilk kez bir öğrenci topluluğu olarak halkla ilişkiler mesleğinin algı sorunu ile ilgili meslek farkındalığı projesi başlattı.

Sosyal medya hesaplarımızdan projeye gelen destek videolarını ve mesajlarını paylaştık, bu sayede sektörün öncü dergileri Mediacat ve Marketing Türkiye’de haber olurken aynı zamanda Posta ve Milliyet gibi çeşitli internet gazetelerinde yer aldık. Kampanyamız devam ediyor, bu kapsamda iletişim profesyonellerinden, akademisyenlerden ve öğrencilerden halkla ilişkiler mesleğinin algısı ile ilgili anı, deneyim, mesaj vb. eşliğinde 1 dakikalık video desteği istiyoruz, bu içerikleri #mesleğiminfarkındaol sloganıyla sosyal medya hesaplarımızdan ve bloğumuzdan paylaşıyoruz. Bu şekilde yaptığımız paylaşımlarla projeyi mümkün olduğunca sürdürmek ve konuyu sektör açısından gündemde tutmayı hedefliyoruz.

7 Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığınız Halkla İlişkiler dergisi olan PR Atölye Dergisi’nin içeriği hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? İAÜ PR Atölye, dergi çıkarmaya nasıl karar verdi?

Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığınız Halkla İlişkiler dergisi olan PR Atölye Dergisi’nin içeriği hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? İAÜ PR Atölye, dergi çıkarmaya nasıl karar verdi?

Halkla ilişkiler dergisi çıkarma fikri rahmetli hocamız Kayıhan Güven’e ait. Uzun yıllar MİHA gibi önemli atölyelerin başında olan hocamız 2019 yılında sağlığında İAHA ajansının başındayken #mesleğiminfarkındaol kampanyamız ses getirince “güzel işler yapıyorsunuz, sektörde dile getirilecek çok sorun var, birlikte halkla ilişkiler dergisi çıkaralım” teklifinde bulunmuştu. O dönem atölyenin düzeni yeni oturuyordu, öğrenciler yeni yeni insiyatif almaya ve atölyeyi çekip çevirmeye başlamıştı, yeterli akademik kadromuz da mevcut değildi. Fakat bu teklif hep aklımda kalmıştı, zaman zaman nasıl yaparız diye düşünüyordum. Sonra kadromuz genişledi, aramıza bölüm hocamız ve araştırma görevlisi olarak yeni arkadaşlarımız katıldı. 

2020 yılı başında o zamanki Dekanımız Prof. Dr. Hülya Yenğin Hocam, “yılda bir sayı da olsa bu dergiyi çıkar” diyerek beni yüreklendirdi. Dergi fikrini bölüm hocamız Dr. Engin Başcı’ya açtım. TRT’den emekli olan ve yıllarca sektörde hizmet etmiş olan hocamız geçmişte dergicilik yaptığını ve çok keyif aldığını söyledi, birlikte bu işi yaparız hocam dedi. Bunun üzerine 2020 yılı başında bahar döneminde içerik hazırlamaya başladık, atölyeden birçok arkadaşımız içerik yazma konusunda gönüllü oldu. Kreatif Bölümünden 4. Sınıf öğrencimiz tüm tasarımı yapmaya gönüllü oldu. Görev dağılımları yapılıp üretime geçilince birden işler hızlandı. Yaz döneminde tasarımla ve resmi süreçler ile uğraştık, bir yandan sponsor aradık.

Bazı öğrencilerimiz ve arkadaşlarımız baskı konusunda dergiye reklam vererek destek oldular. Tanıdık matbaa bulduk. Bu süreçler yorucuydu ancak keyifliydi. En güzeli ise yaklaşık bir senelik çalışmanın sonucunda derginin 1. Sayısını elimize almak oldu, o günkü mutluluğumu size anlatamam… PR Atölye Dergimiz, tasarımından içeriğine kadar temelinde öğrencilerin işlerinin olduğu, sektörde halkla ilişkiler temalı ilk yayın olma özelliğini taşıyor. Halkla ilişkiler mesleğini temsil eden, mesleği doğru anlatan ve günceli takip eden sektörel bir dergi olma hedefiyle yola çıktık. İlk sayımızın temasını “Pandemi Günlerinde Halkla İlişkiler” olarak belirledik. Çünkü tarihi günler yaşıyoruz ve pandemi süreci her sektörün olduğu gibi halkla ilişkiler sektörünün de iş yapış biçimlerini derinden etkiledi.

İkinci sayımız ise yolda, haftaya matbaaya gidecek, Ağutos’ta web sitemiz üzerinden ücretsiz olarak okunabilecek.“Dijital Halkla İlişkiler ve Etik” temalı bu sayımızda konuyla ilgili alanın önde gelen akademisyenleri, yüksek lisans öğrencilerimiz ve sektör profesyoneli dostlarımızın yazılarının yanı sıra bu sayıda en büyük destekçilerimizden değerli sektör büyüğümüz Salim Kadıbeşegil ve sektörün önde gelen isimlerinden Melek Manisalı yazılarıyla içeriğimize katkıda bulundular.

1997 yılında çıkan halkla ilişkiler dergisi PR Türkiye’nin öyküsünü Başak Güçlü Elbir anlattı. Röportajlar kısmında ise önde gelen meslek örgütlerinden KİD’in Yönetim Kurulu Başkanı Şule Yücebıyık ve Türkiye’de halkla ilişkiler sektörünün ortaya çıktığı ilk yıllardan beri emek veren meslek büyüğümüz Ergüder Tırnova söyleşileri yer alıyor. Bu sayımızda halkla ilişkiler ve gazetecilik ilişkisini akademisyen gözünden ele aldık. Bunların dışında film incelemesi, mitoloji, kitap önerileri gibi keyifle okunacak bölümlere yer verdik. 

Bizim kesinlikle ticari bir amacımız yok. Bu dergi ile halkla ilişkiler alanına bir katkı yapmayı hedefliyoruz, buna bir sosyal sorumluluk olarak da bakıyoruz. Zaten halkla ilişkilerin temelinde kamu yararı ilkesi vardır. Bu doğrultuda ilerleyen sayılarda röportajlar, kampanya örnekleri, vaka incelemeleri gibi sektörün ve akademinin dile getirmek istediği konuları işlemek istiyoruz.

Dergimizle birlikte sektör temsilcilerine ve alanın önde gelen akademisyenlerine bir mektup gönderdim. Mektupta PR Atölye dergisinin uzun vadede tüm Türkiye’den öğrencilerin uygulama yapabilecekleri, farklı üniversitelerden akademisyenlerin ve halkla ilişkiler profesyonellerinin katkı sunabilecekleri kapsamlı bir yayın olmayı hedeflediğini anlattım. Sizin vesilenizle bu çağrıyı yinelemek isterim… Mesleki örgütlerin de bize destek vermesini ve sahip çıkmasını arzu ediyoruz, bu örgütlerle çeşitli işbirliği hedeflerimiz var. Bu doğrultuda dergimizi yılda iki kere ücretsiz olarak yayınlayacağız. Yeterli desteği alabilirsek hem baskılı hem de elektronik ortamda yayın yapacağız.

Dergimize alana ilgi duyan herkes web sitemizden ücretsiz olarak ulaşabilir:

https://www.pratolye.com/dergi/sayi1/

8 Halkla İlişkiler alanında okuyanlara, mezun olanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Bol staj, bol okuma ve bol uygulama… Öğrenciyken mutlaka bir ajansta staj yapsınlar. Bizim öğrencilik zamanımıza göre imkanlar çok fazla, hele pandemide bir sürü ücretsiz online eğitim fırsatı çıktı. Zamanlarını boşa geçirmesinler, mümkün olduğunca kendilerini geliştirsinler. Gündemi, ülkeyi ve dünyayı takip etsinler. İmkanlar dahilinde Erasmus veya başka olanaklar için çalışıp yurtdışı deneyimi yaşasınlar.

Halkla İlişkiler bilim dalı, iletişimin birçok dalının yanı sıra pazarlama, psikoloji, sosyoloji gibi birçok disiplin ile ilişki halindedir. Bu kadar çok disiplinden beslenmesi halkla ilişkilerin önemini arttırmakta, eğitimini kapsamlı bir hale getirmektedir. Bu sebeple mezun olan halkla ilişkiler uygulayıcılarına tavsiyem hangi konuda uzmanlaşmak istediklerine bir an önce karar versinler. Kariyerlerinde mutlaka o alana yönelik ajanslarda çalışmayı başlamayı hedeflesinler, ajans bu işin mutfağıdır… Aynı anda birden fazla farklı sektörlerden müşteriye hizmet verirken, ileride çok değerli olacak deneyim fırsatları elde edebilirsiniz.  

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz