Mercek Altında- 1: Depresyon

İçindekiler

Mercek Altında- 1: Depresyon

Merhaba sevgili okuyucu, ben Psikolog Nihan Pasafçıoğlu. Depresyon teması ile başlatmak istediğim ‘Mercek Altında’ bilgi serisinde sizlere psikiyatrik tanı başlıklarıyla ruh sağlığına ilişkin noktalara değinmek istiyorum. Umarım keyif alır, yararlı bulursunuz.

İyi okumalar 🙂

Depresyon Nedir?

Günümüzde oldukça yaygınlaşmış ve günlük dilimize de katılmış olan kelime aslında psikiyatrik bir bozukluk ismidir. Toplumda görülme sıklığı yaygın olan bu bozukluk bedensel, bilişsel ve psikolojik etkileri ile fark edilen, uzmanlarca tedavisi mümkün olan aslında bir hastalıktır.

Çoğumuz canımız sıkkın olduğunda, yaşamdan zevk almadığımızda ‘Galiba depresyona girdim’ ya da ‘Arkadaşımı hiç böyle görmedim, acaba depresyonda mı?’ şeklinde cümleleri içimizden geçiririz. Gerçekten de depresyonun doğası böyledir. Biraz karanlık…

Buna literatürde ‘karanlık üçlü’ de denir. Depresif dönemlerde farklı belirtiler farklı şiddette yaşanabilir ancak her depresif öyküde yer alan ortak bir motif vardır. Bu dönem içindeki kişilerin kendisine yönelik bakışında olumsuzluk, çevresine bakışında negatiflik ve geleceğine bakışında da umutsuzluk söz konusudur. İşte bu kendine, çevreye ve geleceğe dair karamsarlık bütününe ‘karanlık üçlü’ denilmektedir.

Bebeklikten ileri yetişkinliğe kadar her yaşam diliminde ortaya çıkabilecek olan bu bozukluğun tedavisi elbette mümkündür. Tedavide en önemli adım kişinin kendisindeki değişimi fark ederek ya da çevresinin kendisi hakkındaki endişelerine kulak vererek bir psikiyatrist veya psikologdan destek almaya gönüllü olmasıdır.

Belirtiler Nelerdir?

Majör depresyon tanısı konulabilmesi için DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru ElKitabı’na göre temelde çökkün duygudurum ve çevreye/etkinliklere karşı ilgi kaybı, zevk alamama durumları olmakla birlikte;

  • Günün çoğunluğunda kendini üzgün, umutsuz, ağlamaklı hissetme
  • Günün çoğunluğunda etrafta olanlara karşı ilgisiz olma, etkinliklere katılmada isteksizlik, katılsa bile zevk almama
  • İstemli olmadan (yani amaçlı olarak diyet vs. yapmıyorken) kilo kaybetme/iştahta azalma ya da kiloda ve iştahta belirgin artış
  • Uyku düzeninde bozulma (uyku isteğinde artış ya da uyuyamama)
  • Huzursuzluk hali, gün içinde beliren tedirginlik hali
  • Yorgun hissetme, halsizlik
  • Kendini değersiz hissetme, suçluluk hissi
  • Odaklanmakta zorlanma, düşünme becerilerinde yavaşlama
  • Kendini öldürmeye dair düşünceler/ öldürme girişimi

belirtilerinden tanı için gereken sayıcasının varlığı gerekmektedir.

Depresyon

Her insanın hayatında buna benzer duygu ve davranışlar yaşadığı dönemler görülebilir. Bu belirtilerin bir arada varlığı ve bu birlikteliğin belirli bir süre sınırı dahilinde devam etmesi tanı koymadaki önemli detaylardandır.

Bu tür belirtilerin yalnızca var olması majör depresyon tanısı için tek başına koşul oluşturmaz. Tek seferlik veya birkaç günlük yaşanan belirtiler kümesi depresyonda olduğunuzu göstermez. Belirli olaylar vardır ki insanların duygusal açıdan zor ve kötü zamanlar geçirmesine neden olur. Depresif bir dönemde bu belirtilerin sürmekte olduğu zaman diliminde kişinin hayatında önemli sorunlara yol açıyor olması dikkate alınmaktadır.

Türleri Nelerdir?

Distimi ( https://www.youtube.com/watch?v=yD6iFM7_IwE )

Bu tür bozuklukta yine yeme isteğinde ve uyku düzeninde değişim görülmesi, odaklanmada zorluk, umutsuz hissetme, bitkinlik, kendine dair değersizlik hissi gibi belirtilerin belli sayıcasının bulunması beklenmektedir. Distimi, diğer bir deyişle süregiden depresif bozuklukta ayırıcı nokta bu belirtilerin en az iki yıldır devam ediyor olmasıdır.

Premenstrüel Disfori Bozukluğu ( https://www.youtube.com/watch?v=U5MmUX0zpVc )

Menstürel dönem kadınların ergenlik itibariyle yaşamaya başladıkları üreme erginliğinin bir göstergesi olan adet dönemini ifade etmektedir. Bu dönemdeki hormonal değişim kadınların ruhsal açıdan daha hassas olduğu ve ağrı, kramp gibi bedensel sıkıntıların da eşlik etmesiyle daha fazla sıkıntı hissettiği bir duruma neden olur. Bu belirtiler hem menstürel dönem başlangıcında hem de öncesinde yani premenstrüel dönemde ortaya çıkabilir.

Premenstrüel disforik bozuklukta adet döneminden bir hafta öncesinde başlayan duygusal hassaslık, kolay öfkelenme, üzgün/umutsuz hissetme, gerginlik, dikkati toplama güçlüğü, aşırı yeme/az yeme isteği, bunalmışlık, şişkinlik, ilgi kaybı gibi belirtilerin menstürasyon döneminin başlangıcından sonraki günlerde azalarak kaybolması ve her adet döneminde yaşanıyor olması beklenir.

Postpartum Depresyon ( https://www.youtube.com/watch?v=J_aUTqWwRbo )

Postpartum ifadesi doğum sonrası dönemi nitelemektedir. Daha önce bolca tekrarladığımız depresif belirtilerin doğum yaptıktan sonraki süreçte yaşanıyor olmasıdır.

Hamilelik sürecinin başarıyla tamamlanıp sağlıkla bebeğine kavuşan annenin mutlu olmasının beklendiği bir ortamda, doğum gibi zorlayıcı bir olayı atlatmış annenin ‘annelik’ vazifelerine dair kendinden şüphe etmesi ve çocuğuna güzel hisler duymak yerine olumsuz depresif belirtiler yaşaması çok daha zorlayıcı olmaktadır. Hormonal değişim, ailenin tutumu, bebekle ilişki ve kadının kendi sağlık durumu gibi değişik etkenler bu süreçte annenin duygusal açıdan örselenmesine neden olabilir.

Bu dönemde kişiler toplumsal yargılardan kaçınmak için yaşadıkları depresif hisleri gizlemeyi tercih edebilirler. Bu gizlenme hem yaşanan sıkıntının artmasına hem tedavinin gecikmesine hem de anne-bebek ilişkisinin zarar görmesine yol açabilir.

Melankoli Özellikleri Gösteren

Melankolik özellikteki depresyonda belirgin olan belirtiler zevk almama, zevk alacağı aktivitelerden kaçınma, çökkün duygudurum, umutsuzluk, erken uyanma, iştah kaybı ve kilo vermedir. Bu türde belirtiler genellikle sabah saatlerinde daha yoğun yaşanır.

Atipik Depresyon

Bu tür özellik gösteren depresyonda çökkün duygudurum daha az belirgindir. Bu kişiler hayatlarında olumlu bir gelişme olduğunda olumlu tepki verebilirler. Yani mutlu olabilir, neşeli anlar yaşayabilirler. Uykuda ve iştahta artış görülür. Diğer kişilerin yorumlarına karşı hassasiyet ön plandadır. Bu tür depresyona daha az rastlanmaktadır.

Tedavi Nasıldır?

Depresyon kişilerin günlük yaşamını zorlaştıran, hayattan keyif almayı engelleyen, kötü hislerle karakterize bir bozukluktur. Psikolojik rahatsızlıkların farklı sebepleri olabilmektedir. Çoğunlukla psikolojik bir kavramın insanların duygularıyla bağlantılı ve bu alanla sınırlı olduğuna inanılır. Ancak bu doğru değildir. Hemen hemen her psikolojik sorunun belirleyicileri arasında fizyolojik değişimlere yer verilmektedir. Yani psikolojik sorunlar da diğer hastalıklar gibi vücudumuzdaki sistemlerin aksaması, farklı çalışması, değişiklik göstermesi durumlarla bağlantılıdır.

Depresyonun şiddetine göre tedavisi de farklılaşabilmektedir. Tedavide psikoterapi ya da farmakolojik tedavi uygulanabilir. Hangi tür tedavinin ne şekilde uygulanacağına uzman/uzmanlar (sizin de işbirliğiniz ile) karar verir.

Unutmayalım; depresyon önem verilmesi gereken gerçek bir hastalıktır. Ruh ve beden sağlığı bir bütündür.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz