PSİKOZA KATILMAK | LARS AND THE REAL GİRL

İçindekiler

1.PSİKOZ NE DEMEK

Psikoz, bireyin gerçeklik algısının bozulduğu ve normal düşünce süreçlerinin aksadığı bir zihinsel durumu ifade eder. Psikoz, kişinin gerçek dünyayla bağlantısını kaybetmesi, sanrılar, halüsinasyonlar, düzensiz düşünce desenleri, duygusal düzensizlik ve genel bir gerçeklik kaybını içerebilir.

Şizofreni gibi durumlar, bipolar bozuklukların manik epizotları veya şiddetli depresyon dönemlerinde ortaya çıkabilen psikotik belirtiler, psikotik bozukluklar gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tedavi genellikle antipsikotik ilaçlar ve psikoterapiyi içerebilir. Psikozun belirtileri genellikle karmaşıktır ve bir uzman tarafından değerlendirilmesi ve yönetilmesi önemlidir.

1.2.PSİKOZ NE GİBİ DURUMLARDA , KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Psikoz, herhangi bir yaş grubundaki bireylerde ortaya çıkabilir ve genellikle bir dizi faktörün etkileşimi sonucunda gelişebilir. Psikoz, şu durumlarda ortaya çıkabilir:

  1. Şizofrenİ: En yaygın psikotik bozukluklardan biri olan şizofreni, genellikle genç yetişkinlik döneminde ortaya çıkar. Gerçeklikle bağlantının kaybı, düzensiz düşünce desenleri, sanrılar ve halüsinasyonlar gibi belirtileri içerir.
  2. Bipolar Bozukluk: Bipolar bozukluk, manik epizotlar (aşırı yüksek enerji ve aktivite) ve depresif epizotlar (aşırı düşük enerji ve motivasyon) gibi belirgin zıt duygusal durumlarla karakterizedir. Manik epizotlar sırasında, psikotik belirtiler ortaya çıkabilir.
  3. Depresyon: Şiddetli depresyon durumlarında, bazı bireyler gerçeklikle bağlantılarını kaybedebilir ve psikotik belirtiler geliştirebilirler.
  4. Bazı Nörolojik Durumlar: Bazı nörolojik durumlar, özellikle bazı türdeki tümörler, travmatik beyin yaralanmaları veya bazı dejeneratif hastalıklar, psikotik belirtilere neden olabilir.
  5. Stres ve Travma: Yoğun stres veya travma, bazı insanlarda psikotik belirtilere yol açabilir.
  6. Madde Kullanımı: Bazı uyuşturucular veya alkol kullanımı, psikoz riskini artırabilir.
  7. Genetik Faktörler: Aile öyküsünde şizofreni veya diğer psikotik bozukluklar bulunan bireylerde psikoz riski artabilir.

Bu faktörlerin kombinasyonu, psikozun ortaya çıkma olasılığını etkileyebilir. Ancak, herkesin bu durumu yaşama olasılığı aynı değildir, ve psikoz genellikle karmaşık bir etiyolojiye sahiptir. Psikotik belirtiler yaşayan bir kişi, bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmeli ve uygun tedavi almalıdır.

1.3.PSİKOZA GİREN BİREYLERE YAKLAŞIMLAR NELERDİR?

Psikoz tedavisi genellikle bir multidisipliner yaklaşım gerektirir ve bireysel ihtiyaçlara göre özelleştirilir. Psikoz tedavisinde kullanılan bazı temel yöntemler şunlardır:

  • Antipsikotik İlaçlar: Psikotik belirtileri kontrol altına almak için antipsikotik ilaçlar sıklıkla kullanılır. Bu ilaçlar, özellikle şizofreni ve bipolar bozukluk gibi durumların tedavisinde etkilidir. Ancak, her ilaç herkes için uygun değildir ve yan etkileri göz önünde bulundurularak dikkatlice seçilmelidir.
  • Psikoterapi: Bireysel veya grup terapisi, bireyin düşünce desenlerini anlamasına, gerçekliği daha sağlıklı bir şekilde algılamasına ve başa çıkma becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir. Bilişsel davranış terapisi (BDT) ve destekleyici terapi, yaygın olarak kullanılan terapi türlerindendir.
  • Destekleyici Hizmetler: Psikoz yaşayan kişilere sosyal hizmetler, meslek rehabilitasyonu ve konut desteği gibi destekleyici hizmetler sunulabilir. Bu, bireyin günlük yaşam becerilerini geliştirmesine ve bağımsızlığını artırmasına yardımcı olabilir.
  • Aile Terapisi: Psikotik bireyin ailesine yönelik terapi, aile üyelerinin durumu anlamasına, desteklemesine ve başa çıkmasına yardımcı olabilir. Aile desteği, tedavinin başarılı olmasında önemli bir rol oynayabilir.
  • Rehabilitasyon Programları: Rehabilitasyon programları, bireyin topluma entegrasyonunu ve işlevselliğini artırmayı hedefler. Meslek rehabilitasyonu ve eğitim programları, bireyin iş ve sosyal yaşantısını yeniden kurmasına yardımcı olabilir.

Tedavi genellikle uzun vadeli bir süreçtir ve kişinin özel ihtiyaçlarına bağlı olarak değişebilir. Tedavi süreci, düzenli takip ve değerlendirmeleri içerir. Tedavi ekibi genellikle psikiyatristler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve diğer sağlık profesyonellerini içerir. İlaç tedavisi ve terapi kombinasyonu, genellikle en etkili sonuçları sağlar. Tedaviye erken müdahale, genellikle daha başarılı sonuçlar elde etmede yardımcı olabilir.

Ve hepsinden ayrı bir kavram olarak karşımıza çıkan psikoza katılmak eşlik etmek ne kadar iyi ve etkili bir yöntem? Bu konu hakkında inceleme yapacağız.  

Psikozlu hastaların çoğu sanrılar ve halüsinasyonlar görmemek için çok kuvvetli ilaçlar kullanıyor ama bunların çok şiddetli yan etkileri de olabiliyor. Fakat Norveç şimdi ulusal sağlık sistemi bünyesinde bu tür hastalara radikal bir ilaçsız alternatif tedavi imkanı sunuyor.

İlaçsız tedavi yönteminin araştırma ve kanıtlara değil ideolojik bir yaklaşıma dayandığını söyleyerek eleştirenler var.

Oslo’da yaşayan ve çalışan psikiyatrist Doktor Jan Ivar Rossberg, ilaçsız tedaviyi 1960’lar ve 70’lerde hastaların her istediklerini yapabildikleri, LSD gibi maddeler almaya ve çocukluğuna dönmeye teşvik edildiği terapi topluluklarına benzetiyor. O yıllarda uygulanan bu yönteme anti psikiyatri deniyordu.

Doktor Rossberg “Tarih bize bu yaklaşımın işe yaramadığını gösterdi, bu yüzden artık kullanmıyoruz. İlaçsız tedavi yaklaşımlarının etkili olduğunu gösteren kanıtlar elimizde yok” diyor.

Psikozlu hastaların tedavisinde en başarılı sonuçların hastalığın en şiddetli olduğu ilk aşamasında ilaca başlanması ve iki yıllık bir tedaviden sonra dozun yavaş yavaş düşürülmesi yoluyla elde edildiğini gösteren verilere işaret ediyor.

Fakat Doktor Magnus Hald bu konuda ikna olmuş değil. Tromso’deki

ilaçsız tedaviyi göen hastaların uzun yıllar izleneceği bir çalışma başlatmaya hazırlanıyor.

Şu ana kadar merkezde tedavi gören hastalar arasında hiç intihar vakası yaşanmamış ama henüz tedavinin başarısı konusunda kapsamlı bir araştırma yapılmış değil.

2.İLAÇSIZ TEDAVİNİN GELECEĞİ

Bu da tartışmalı bir konu.

Şu anda ileri derecede psikozlu hastalar ilaçsız tedavi birimlerine sevk edilemiyor.

Hasta hakları grupları, insanların güvenli hissettikleri ortamlarda hastalığın bu evresini daha rahat geçirebileceğini savunarak bunun değişmesini istiyorlar.

Fakat akut psikoz uzmanı Doktor Tor Larsen bundan endişe duyuyor.

Tedavi olmamız psikoz hastalarının çoğunun hasta olduğunun ayırdında olmadığını dolayısıyla ilaçlı ya da ilaçsız tedaviyi genellikle reddettiklerini, oysa ilaçsız tedavinin gönüllü olması gerektiğini söylüyor.

“Halusinasyon ya da hayal gören hastanın neredeyse tanımı bu. Tanrıyla iletişim kurduğunuzu ya da Napolyon’un yeniden doğmuş ruhu olduğunuzu düşünüyorsanız hasta olduğunuza inanmıyorsunuz” diyor ve bu nedenle ağır psikozlu hastalarda, tedavinin gerekirse rıza olmadan yapılmasının önemli olduğunu söylüyor.

Araştırmalar tedavi olmayan birçok psikoz hastasının sokakta yaşadığını, bu hastaların aşağı yukarı yüzde 30’unun yakınlarına ve başkalarına şiddet kullandığını ya da cinayet de dahil suçlar işlediğini gösteriyor.

2019 yılında Norveç’in güneydoğusundaki küçük Haugesund kasabasında, 67 yaşındaki Bjorg Marie Skeisvoll Hereid’in, mezarlık ziyareti sırasında elinde balta olan bir psikozlu adam tarafından öldürülmesi bunun bir örneği.

Psikozlu bir hasta olan katil, bunun için verilen ilaçları almadığı gibi yasa dışı uyuşturucu maddeler de kullanıyordu.

Bu trajik olayın Norveç yasalarında 2017 yılında yapılan bir değişiklikten sonra gerçekleşmiş olması da tartışma yarattı.

Değişikliğe göre tedavisi konusunda karar verme yetisine sahip hastalar artık iradeleri alıkonup ilaçlarını almaya zorlanamıyor.

Ama ilaçsız tedavi için kampanya yürütenler bu tür tehlikeli vaka örneklerinin psikozlu hastaların toplumdan tecrit edilmesinin, tedavi yerine uyuşturulmasının meşrulaştırılması amacıyla kullanıldığını söylüyorlar.

Dünyanın dört bir yanından psikiyatristler ve hastalar, hükümetin psikozlu hastaların yaşamını iyileştirmeye yönelik bir adım attığı Norveç’i yakından izliyor.

Küresel düzeyde de zihinsel hastalık tedavilerinin geliştirilmesi ve zor unsurunun azaltılması yönünde bir eğilim var.

Bu yolda ilaçsız psikoz tedavisi, gelip geçici yeni bir tedavi hevesi olarak da kalabilir, psikiyatri dalını daha ileriye taşıyacak sonuçlar da elde edebilir. Bu konu hakkında sizlere bir film örneği vermek istiyorum. Bu film tamamıyla psikoza giren bir adamın halk tarafından dışlanmayıp aksine psikozuna katıldığını , eşlik ettiğini görüyoruz

3.LARS AND THE GİRL

Lars babasının ölümünden sonra iyice içine kapanmış, kimselerle konuşmayan, insanların kendisine dokunmasından rahatsız olan bir birey. Abisi ve eşinin evlerinin garajında yaşıyor tek başına. kendisi hakkında endişelenen yengesinin sosyalleşmesi konusunda bütün çabalarına rağmen o kabuğuna çekiliyor her seferinde. insanlarla iletişim kurma ve yakınlaşma sorunları olan Lars’ın internetten bir kız arkadaş bulduğunu öğrenince abisi ve eşi çok sevinirler haliyle. tabi kızın sipariş üzerine geldiğini gördüklerinde yüzlerindeki gülücüklerin yerini dehşete düşmüş ifadeler alır (özellikle burada, karşılarında plastikten bir sevgili görünce yüzlerinde oluşan dehşet ifadesinin görülmeye değer bir an olduğunu belirtmem lazım). psikiyatristin tavsiyeleriyle abisi ve yengesi Lars’ı incitmemek adına plastik sevgilisi Bianca’ya gerçek muamelesi yapmak zorunda kalırlar. Daha zor olanı içinde bulundukları kasaba sakinlerini de Lars’ın hassas durumu konusunda ikna etmek, normalmiş gibi davranmalarını istemektir.

Filmin çok ayrıntısına girmeden bu konuyla ilgisinin film izlenildiğinde daha açık ve net şekilde görüleceğini belirtmek istiyorum .

Bu video şizofreninin temellerinin nereye dayandığı hakkında bizlere bilgi vermektedir. Bu örneğini verdiğim film ile bağlantısını bizlere aktarır.  

Bu paylaştığım video ise bahsettiğim filmden bir psikoza katılma sahnesi. Filmi konu hakkında bağlam kurmamız için ve tekniğin ne kadar faydalı destekleyici bir unsur olarak karşımıza çıktığı konusunda bizlere adeta ışık tutuyor.

SENİHA SUDENAZ ERTEN

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bültene Abone Ol
en son haberleri, duyuruları, ilanları, etkinlikleri almak için abone ol
İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz