Motivasyon İkizleri Mustafa Ve Kemal Altıntaş İle Röportaj
- Merhabalar Kemâl Bey biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
İkiz kardeşim ve ben 1976 yılında emekçi bir anne babadan Almanya’da dünyaya gelmişiz. İlk orta lise tahsilimizi Ankara’da tamamladıktan sonra hayata erken atıldığımız için üniversite tahsili yapma şansı maalesef bulamadık. Buna rağmen daima kurumsal iş dünyasında olmanın hayalini kurmaktan asla vazgeçmemiştik. İki kardeş sırt sırta vererek 2009 yılında Turkcell Ankara bölge ofisinde ve eş zamanlı olarak başlamanın ve çalışmanın mutluluğunu yaşadık. Peki bunu nasıl başarmıştık? Elbette bahsettiğimiz süreç size ifade ettiğimiz kadar hiç kolay olmadı. İkiz kardeşim Mustafa’nın benden bağımsız olarak kurumsal bayi kanalında çalıştığı dönemde yapmış olduğu inovasyonun ve sonucunda verilecek ödülün, Turkcell’in en başarılı CEO’su olan Süreyya Ciliv’in elinde almasıyla dikkatleri üzerine çekmesi işe giriş sürecimizde önemli katkısı olmuştur. Belki de ilk kez iki kardeş olarak 2009 yılında Turkcell CEO’su Sayın Süreyya Bey’inde özel onayıyla üniversite mezunu dahi olmadan işe giren ilk ikiz kardeşler Mustafa & Kemal olarak sanırız ki tarihe geçmiş olabiliriz. Bu durum kariyer hayatımızda bizi çok olumlu etkilemiştir.
2. Motivasyon konuşmacısı olma yolculuğunuz nasıl başladı? Bu meslek için edinilmesi gereken beceriler var mı? Varsa bu beceriler nelerdir?
6 yıl Turkcell gibi önemli bir şirketinde Kurumsal satış operasyonunda çalışmak elbette bize çok tecrübe kazandırmıştı. Ayrıca şahsım 2013 yılında yine bir inovasyon projeleri ödül yarışmasında Turkcell’in en iyi inovasyonunu yaparak tesadüfe bakın ki aynı ikiz kardeşim Mustafa gibi CEO’muz Süreyya Ciliv Bey’in elinden bir ödülde ben almıştım. Bu ödül aslında bizim böylesine önemli bir şirkette tesadüfen orada olmadığımızı kanıtlar nitelikteydi. Tabi bu tecrübe ve başarıları üst üste koyunca bizde müthiş bir öz güven yarattığını inkar edemeyiz. Şirket içerisinde aldığımız değerli eğitimler önemli insanlarla yan yana bulunmak çalıştığımız ekip içerisinde daima önde ve aktif olmak bizi olumlu geliştirmiş tabi biz bunu Motivasyon Konuşmacısı olduğumuz daha sonra hayalini kurduğumuz kendi oto biyografimiz yazma fırsatı bulduğumuz da çok daha iyi anladık. Belki beyaz yakalı olarak çalıştığımız dönemlerde bizim için sadece bir işti fakat şunu anladık ki işinizi severek yapar insanlarla daima pozitif iletişim halinde olur kendinizi kapatmaz, kaliteli bir network oluşturur ve kendinizi geliştirmek için çabalarsanız işte o zaman günü geldiğinde ileride yapmak istediğiniz iş için bir uzmanlığınız olabilir.
En büyük becerimiz bence doğal olmamız yaşadığımız tüm bilgi ve tecrübenin hikayesini iyi aktarıyor olmamız ve en önemlisi konuşma yetimizin olması bu bir parça doğuştan bir yetenek bir parça geliştirilmesi gereken bir özellik olduğunu düşünüyoruz. Bizde bunlardan biraz fazla vardı dersek abartmış olmayız 😊son olarak bu işi yapan insanların empati yeteneğinin gelişmiş olması gerekir.
3. İkiz kardeşiniz ile ortak projeniz olan motivasyon ikizim projeniz hakkında biraz bilgi verir misiniz?
2015 yılının sonlarında Turkcell şirketinden kendi isteğimiz ile istifa ettikten sonra daha evvel sosyal medyasını takip ettiğimiz Yaşam Koçu / Yazar Mert Çuhadaroğlu’nu iletişime geçme isteğinde bulunduk. Mert Bey bizi İstanbul’a davet etti. Bize ayırdığı zaman diliminde uzun uzun kendisi ile sohbet ettik. Bize; sizde karşınızda olan insana iyi gelen şifacı bir yetenek olduğunu fark ettim dedi. Biz bu söylem karşında hem çok mutlu olduk hem de biraz şaşırmıştık. Devamında ise ben size bir isim buldum. Bundan böyle şayet insanlara faydalı bir iş yapacaksanız işinizin ismi ‘Motivasyon İkizleri’ olsun dedi. Bu isim bize gerçekten çok iyi geldi. O zaman bizde dedik ki; insanlara özellikle en başta gençlere faydalı olalım ve tamamen bize özel bir içerikle sahnelerde onları geleceğe hazırlayacak ve daima motive edecek işlere imza atalım. Kitlemizi belirlemiştik en başta ülkemizin geleceği olan gençler. ve sloganımızı bile hemen bulmuştuk. “Gelecek Sizlerle Gelecek” ismimiz ve sloganımızla birlikte 2016 yılı şubat ayında ilk sahnemize bir lisenin konferans salonunda başlattık.
4. Kendi motivasyon kaynaklarınız nelerdir? Siz kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?
Öncelikle kendinizde tutku ve heyecan yaratacak hayaller kurmak. Yaptığımız yüzlerce sahne etkinliğinde fark ettik ki insanlarımız başta gençlerimiz hayal kurmuyor. Hayal kurmanın gücüne dahi inanmıyor ama şu gerçek ki dünyada başarılı olmuş her insan, gitmek istediği yola vazgeçmeyeceği bir hayalle ulaşabilmiştir. Başarılı olmuş insanların videolarını dikkatlice izlediğinizde bunu çok kolay fark edeceksiniz. Motivasyonun bir kaynağı da yaşadığınız tüm acılarınızı pozitif duruma getirmek ile mümkün olabilir. Örneğin; yaşadığım acılar beni öldürmediyse güçlendirmiştir diyebilmektir. Çünkü acılarımız aslında bize gelecek için müthiş yakıta dönüşür. Bir hasta düşünün belki de ölüm döşeğinde ama halen yaşamaya bir umudu varsa hayatta kalabilir ve hayatta kaldıysa da bu durumdan daha moralli çıkarak daha evvel cesaret edemediği kendisini mutlu edecek güzel şeylere sımsıkı sarılabilir. Son olarak dünyada hayallerini gerçekleştirmiş insanların hayatlarını incelemek ki biz bunu çokça yaptık bize müthiş ilham oldular dersek asla yanlış ifade etmiş olmayız.
5. İnsanlara ilham verme konusunda en etkili bulduğunuz yöntemler nelerdir?
Dünyada başarılı olmuş insanların acı dolu hikayeleri, nasıl başarılı olduklarını, kendi hikayemizden önemli kesitleri bir parça espri katarak anlatmak en önemli yöntemlerimizdi. Ayrıca günümüzde toplumumuzun neden güçlü dünya ülkeleri ile yarışamıyor konusu da aslında önemli ilham verme yöntemlerimiz olmuştur. Her ne kadar insanlarımız doğru şeyleri duymayı çok sevmiyor olsa da biz yine de bu yöntemi kullandık. Ama şunu fark ettik ki son ifade ettiğimiz yöntemi standup tekniği kullanarak anlattığımızda çoğu zaman eğlenceli olduğunu söyleyebiliriz.
6. Motivasyon eksikliği çeken kişilere en önemli tavsiyeniz nedir?
Bu kısmı uzun uzun ifade edebilirim lakin sadece siz değerli okuyucularınıza tek bir soru ile cevap vermek isterim.
Bir ağrınız veya duyduğunuz rahatsızlık nedeniyle hastaneye gittiniz ve doktorunuz size maalesef 6 ay ömrünüz kaldı demiş olsaydı ne yapardınız?
7. Konuşmalarınızda genellikle hangi konulara odaklanıyorsunuz?
Başarılı olmuş insanların hayat hikayelerini hiç duymadığınız yönleri ile etkili anlatmak. Nasıl hayal kurmalıyız ve metotları nelerdir? Günümüz dünyasında neden başarısız oluyoruz bunu sağlayan etkenler nelerdir? Motivasyonumuzu nasıl arttırabilir hayata dair gerçek örneklerle ve neden motivasyona ihtiyacımız var.
8. İnsanları motive etmek için kullandığınız belirli teknikler veya yöntemler nelerdir?
En önemli teknik aslında bizim anlatma gücümüz diyebiliriz. Zaten sahnede aynı anda ikiz kardeş olarak bu işi yapan başka bir örnek dünyada yok. Anlattığımız içerik her ne olursa olsun en önem verdiğimiz teknik; güçlü, samimi, duygusu geniş ve esprili bir dil kullanmaktır.
9. Başarıya ulaşmak için en önemli faktörlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Bizce bu soruya verilecek cevap kısa ve öz şu olabilir; İKNA olmak mı? İNANMAK mı? Şayet bir yola çıktıysanız sizin kendinizin inanmadığı hiçbir işe başkasının inanmasını bekleyemezsiniz. İnanıyorsanız hayal kurabilirsiniz ve o hayal için her türlü konfor alanından çıkarak mücadele eder yılmadan usanmadan çalışabilirsiniz. Başarı dediğimiz şey A noktasından B noktasına doğru uzanan dümdüz bir çizgi asla değildir.
10. Zorluklarla başa çıkmak ve motivasyonu yüksek tutmak için hangi stratejileri önerirsiniz?
Yazdığımız İsminiz Kaderinizdir kitabımızda bize ait güzel ve etkili olduğuna inandığımız bir sözümüzü paylaşmıştık. Bu söz sanırım sorunuza cevap olacak diye düşünüyoruz.
“ Sabaha uyandırılmışsak; ekmek vardır, su vardır, fırsat vardır. Bizi sabaha uyandıran Allah’a şükürler olsun.”
Hayatta olan mücadele edebilir çünkü ölüler için artık her şey sona ermiştir. Halen nefes alabiliyorsak mümkün yapabilirim diyebilmektir.
Bir diğer sözümüzse; “ Hareket ettiğin kadar mutlu, başarılı olduğunuz kadar özgürsünüz.”
Çünkü hareket eden her şey başarıya bir adım daha yakındır. Başarı bir nevi kendi şahsi özgürlüğünüzü kurduğunuz anlamını taşır. Bu biraz da cebinde yeterli parası olan bir kimsenin yemeğe gittiği yerde menüye bakarken istediği yemeğin fiyatına bakmadan sipariş edebilmesi anlamına gelir. Son ama en önemli bir detayda şudur; sadelik huzur getirir. Başarılı olmuş insanların asla lüks bir hayatları olmamıştır. Onlar için başarı en büyük zirvedir. Onlar zirvedeyken bile çoğu insan gibi gösterişi tercih etmemişlerdir. Zaten zor geçirilmiş bir hayat onların aslında en büyük motivasyon kaynakları olmuştur.
