Mülakat Heyecanı
Bu yazımızda mülakatla ilgili bildiklerinizin dışına çıkalım. Her yer de okuduğumuz oturma türleri, göz teması vb. gibi konuların dışında bir yazıyla karşınızdayım. ‘Bunların önemi yok mu?’ diye sorduğunuzu düşünerek cevaplamam gerekirse, tabii ki var iş görüşmesinde yayılarak oturmamalısınız veya yere havaya bakarak konuşmamalısınız.
Mülakatta birçok adayın karşılaştığı ve yanlışı olarak düşündüğüm heyecan ve doğru kelimeyi bulamamak konusunu paylaşacağım. İş görüşmelerinde sakin kalınması karşı tarafa özgüveninizin ve işinize hâkimliğinizin bir karşılığı olarak geçeceğini unutmamanız gerekmektedir. Birçok aday, insan kaynakları sorumlusu ile yaptığı görüşmelerde öylesine heyecanlanıyor ki sorulara alakasız cevaplar verebiliyor veya kısa verebileceği cevabı uzattıkça uzatıyor. Örnek vererek anlatmak gerekirse; ‘Kendinizden biraz bahseder misiniz?’ sorusuna verdiği cevap, doğru kelimeleri kullanmamanın sonuçları açısından bizlere güzel bir yanıt olacaktır; ‘2 kardeşiz, yalanı sevmem, arkadaşlık çok önemlidir benim için ve bağlandığım zaman işimden çok verimlilik alırım.’
Cevabı alan insan kaynakları sorumlusu sizlerin de tahmin edeceği üzere kesinlikle işe almalıyım diye düşünmeyecektir. ‘Böyle de cevap mı verilir?’ diye düşünmeyin çünkü en başta da bahsettiğim mülakat heyecanı bunları söyletebiliyor.
Etkili bir mülakat için heyecanınıza hâkim olmanız gerekiyor. Karşınızda oturmakta olan insan kaynakları sorumlusuna ‘Ben bu iş için buradayım ve alacağım’, güvenini vermelisiniz. Doğru kelimeleri seçmek için mülakata günlerce çalışmak yeterli değildir. Doğru kelimeleri seçmek için kendinize güvenin ve inanın. Yaptıklarınızdan ve yapabileceklerinizden bahsedin. Kısa ve etkileyici konuşun. Bir sonraki yazımızda etkili mülakatın püf noktalarıyla yine sizlerle buluşacağız.
“Heyecanınızı yenip kendinizden ve işinizden bahsettiğinizde önce görüşmeyi kazanırsınız ardından işinizi kazanırsınız”.
